
Distribütörlük Sona Erdiğinde Stokların Geri Alınması Zorunlu mu? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026
Distribütörlük Sözleşmesinde Denkleştirme Tazminatı Talep Edilebilir mi? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026Distribütörlük sözleşmesi sona erdiğinde distribütör müşteri portföyü için tazminat talep edebilir mi? Portföy tazminatı, denkleştirme istemi, TTK m.122, tek satıcılık ilişkileri, yeni müşteri kazandırılması, sözleşmenin feshi ve tazminat hesabını 2026 güncel ticaret hukuku kapsamında inceliyoruz.
Distribütörlük ilişkilerinde en önemli uyuşmazlıklardan biri, distribütörün yıllar boyunca oluşturduğu müşteri çevresinin sözleşme sona erdikten sonra üretici veya sağlayıcı tarafından kullanılmaya devam edilmesidir.
Distribütör bir markayı yeni bir pazara sokmuş, reklam ve tanıtım harcamaları yapmış, satış organizasyonu kurmuş, bayiler oluşturmuş ve yüzlerce müşteri kazandırmış olabilir. Sözleşme sona erdiğinde ise sağlayıcı aynı müşterilere doğrudan satış yapmaya veya yeni distribütörü üzerinden ticari ilişkiyi sürdürmeye başlayabilir.
Bu durumda distribütör açısından temel soru şudur:
“Yıllarca oluşturduğum müşteri portföyünden şirket yararlanmaya devam ediyorsa bunun karşılığında tazminat isteyebilir miyim?”
Türk ticaret hukukunda bu soruya her olay bakımından otomatik olarak “evet” veya “hayır” cevabı verilemez. Distribütörlük ilişkisinin niteliği, sözleşmenin içeriği, distribütörün müşteri oluşturmadaki rolü, sözleşme sonrasında sağlayıcının elde ettiği menfaat ve sona erme sebebi birlikte değerlendirilmelidir.
Distribütörlük Sözleşmesi Nedir?
Distribütörlük sözleşmesi uygulamada üretici veya sağlayıcının ürünlerinin belirli bir bölgede veya müşteri grubunda distribütör tarafından satışını ve dağıtımını düzenleyen sürekli borç ilişkisi niteliğinde bir sözleşmedir.
Distribütör çoğu zaman ürünleri kendi adına ve hesabına satın alarak müşterilerine yeniden satar. Bu yönüyle acenteden ayrılır.
Ancak distribütörlük ilişkileri birbirinin aynısı değildir. Bazı distribütörler bağımsız bir satıcı gibi faaliyet gösterirken bazıları sağlayıcının satış organizasyonuna çok daha sıkı biçimde entegre olur.
Portföy tazminatı bakımından da sözleşmenin başlığından çok ilişkinin fiilen nasıl yürütüldüğü önem taşır.
Portföy Tazminatı Nedir?
Uygulamada “portföy tazminatı” olarak adlandırılan talep, Türk Ticaret Kanunu’nda acenteler bakımından düzenlenen denkleştirme istemi ile yakından ilişkilidir.
Temel düşünce şudur: Acente veya şartları varsa benzer nitelikteki sürekli dağıtım ilişkisinin tarafı, kendi çabalarıyla işletmeye önemli bir müşteri çevresi kazandırmış olabilir. Sözleşme sona erdikten sonra işletme bu müşteri çevresinden önemli menfaat sağlamaya devam ederken müşteri çevresini oluşturan taraf gelecekte elde edebileceği kazançlardan mahrum kalabilir.
Kanundaki koşullar gerçekleştiğinde bu ekonomik dengesizliğin giderilmesi için denkleştirme istemi gündeme gelebilir.
Distribütör TTK m.122 Kapsamında Tazminat İsteyebilir mi?
TTK m.122 esas olarak acentelik ilişkisinde denkleştirme istemini düzenlemektedir. Bununla birlikte aynı maddenin son fıkrası, hakkaniyete aykırı düşmedikçe denkleştirme istemine ilişkin hükmün tek satıcılık ve benzeri diğer sürekli borç ilişkilerine de uygulanabileceğini öngörmektedir.
Bu düzenleme distribütörlük uyuşmazlıkları bakımından son derece önemlidir.
Ancak her distribütörün otomatik olarak TTK m.122 kapsamında tazminat alacağı sonucu çıkarılmamalıdır. Distribütörlük ilişkisinin ekonomik ve hukuki özelliklerinin denkleştirme istemini haklı gösterecek nitelikte olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Her Distribütör Portföy Tazminatı Alabilir mi?
Hayır.
Sadece:
“Beş yıl bu markanın distribütörlüğünü yaptım.”
demek tazminat için tek başına yeterli değildir.
Distribütörün sözleşme süresince gerçekten yeni müşteriler kazandırıp kazandırmadığı, mevcut müşterilerle ticari ilişkileri önemli ölçüde geliştirip geliştirmediği ve sözleşme sona erdikten sonra sağlayıcının bu müşteri çevresinden önemli menfaat elde etmeye devam edip etmediği araştırılmalıdır.
Ayrıca distribütörün sözleşmenin sona ermesi nedeniyle kaybettiği ekonomik menfaat ve tazminat ödenmesinin hakkaniyete uygun olup olmadığı da değerlendirilir.
Yeni Müşteri Kazandırılması Neden Önemlidir?
Denkleştirme isteminin merkezinde distribütörün oluşturduğu ekonomik değer bulunmaktadır.
Örneğin yabancı bir üretici Türkiye pazarında daha önce ciddi bir müşteri ağına sahip değilken distribütör Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere farklı şehirlerde bayiler ve kurumsal müşteriler oluşturmuş olabilir.
Distribütörün yıllar boyunca yürüttüğü faaliyet sonucunda markanın Türkiye’deki müşteri tabanı önemli ölçüde büyümüşse bu durum tazminat değerlendirmesinde önemli olabilir.
Buna karşılık müşterilerin tamamı zaten sağlayıcının mevcut müşterileriyse distribütörün yarattığı ek ekonomik değerin ayrıca ortaya konulması gerekir.
Mevcut Müşterilerle Satışların Artırılması Yeterli Olabilir mi?
Somut olaya göre mevcut müşteri ilişkilerinin önemli ölçüde geliştirilmesi de değerlendirmede etkili olabilir.
Örneğin sağlayıcının daha önce yılda düşük miktarda ürün sattığı bir müşteri, distribütörün çalışmaları sonucunda önemli bir kurumsal alıcı hâline gelmiş olabilir.
Burada yalnızca müşteri sayısı değil, ticari ilişkinin ekonomik değerindeki gelişme de dikkate alınabilir.
Sağlayıcının Sözleşme Sonrasında Müşterilerden Yararlanması Gerekir mi?
Denkleştirme isteminin en önemli koşullarından biri budur.
Distribütörün oluşturduğu müşteri çevresinin sözleşme bittikten sonra sağlayıcı bakımından ekonomik değer taşımaya devam etmesi gerekir.
Örneğin distribütörlük sona erdikten sonra üretici eski distribütörün müşterilerine doğrudan satış yapmaya başlamış olabilir. Yeni bir distribütör atanmış ve aynı müşteri ağı üzerinden satışlar sürdürülmüş olabilir.
Bu durumda önceki distribütörün oluşturduğu müşteri portföyünün sağlayıcı tarafından kullanılmaya devam edilip edilmediği incelenir.
Müşteri Listesinin Sağlayıcıya Verilmiş Olması Önemli midir?
Evet, oldukça önemlidir; ancak tek başına belirleyici değildir.
Distribütör sözleşme boyunca müşteri isimlerini, iletişim bilgilerini, sipariş geçmişini ve satış verilerini sağlayıcıyla düzenli olarak paylaşmış olabilir.
CRM sistemi ortak kullanılmış olabilir veya müşteriler doğrudan sağlayıcının sistemine kaydedilmiş olabilir.
Bu tür durumlar sağlayıcının sözleşme sona erdikten sonra müşteri ilişkilerini devam ettirebilme kabiliyeti açısından önem taşır.
Ancak her olayda müşteri listesinin fiziksel veya elektronik olarak teslim edilmesi zorunlu bir koşul gibi değerlendirilmemelidir. Ticari ilişkinin gerçek yapısı araştırılmalıdır.
Müşteri Portföyü Distribütöre Aitse Tazminat Daha Güçlü Hale Gelir mi?
Burada “müşteri portföyünün mülkiyeti” şeklinde basit bir yaklaşım yerine müşteri ilişkilerinin ekonomik olarak kimin faaliyetleri sonucunda oluştuğuna bakmak daha doğrudur.
Müşteriler serbestçe tercih yapabilen bağımsız kişilerdir. Bu nedenle müşteri listesini bir eşya gibi yalnızca bir tarafa ait kabul etmek çoğu zaman hukuki değerlendirmeyi doğru yansıtmaz.
Asıl mesele distribütörün oluşturduğu müşteri çevresinden sağlayıcının sözleşme sonrasında yararlanmaya devam edip etmediğidir.
Distribütörün Sağlayıcının Satış Organizasyonuna Entegre Olması Önemli midir?
Evet.
Distribütörün faaliyetinin sağlayıcının satış sistemine ne ölçüde entegre olduğu, TTK m.122’nin kıyasen uygulanmasının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Distribütör tamamen bağımsız biçimde kendi müşteri portföyüyle faaliyet gösteriyor ve sözleşme sona erdiğinde müşterileriyle ilişkisini aynen sürdürebiliyorsa denkleştirme talebinin koşulları farklı değerlendirilebilir.
Buna karşılık distribütörün oluşturduğu müşteri çevresi sözleşme sonunda fiilen sağlayıcının kullanımında kalıyorsa talep daha güçlü bir hukuki zemine sahip olabilir.
Tek Satıcılık Sözleşmelerinde Portföy Tazminatı Talep Edilebilir mi?
Evet, kanunda tek satıcılık sözleşmeleri açıkça dikkate alınmıştır.
Ancak tek satıcılık sözleşmesinin sona ermesi tek başına tazminat doğurmaz.
Denkleştirme isteminin diğer şartlarının da somut olayda gerçekleşmesi gerekir.
Münhasır Distribütör Olmak Tazminat İçin Yeterli midir?
Hayır.
Distribütöre Türkiye’nin tamamı veya belirli bir bölge bakımından münhasırlık verilmiş olması önemli bir sözleşmesel özellik olabilir ancak tek başına portföy tazminatı hakkı yaratmaz.
Müşteri çevresinin oluşturulması, sağlayıcının sözleşme sonrasında önemli menfaat elde etmeye devam etmesi ve hakkaniyet koşulları ayrıca araştırılır.
Distribütörlük Sözleşmesini Sağlayıcı Feshederse Tazminat İstenebilir mi?
Fesih nedeni son derece önemlidir.
Sağlayıcının sözleşmeyi sona erdirmiş olması distribütörün otomatik olarak denkleştirme alacağı anlamına gelmez.
Ancak distribütörün ağır bir kusuru veya sözleşmeye aykırılığı bulunmaksızın ilişki sona erdirilmiş ve diğer koşullar gerçekleşmişse denkleştirme istemi gündeme gelebilir.
Distribütör Sözleşmeyi Kendisi Feshederse Portföy Tazminatı Alabilir mi?
Kural olarak sözleşmenin sona ermesinde distribütörün kendi iradesinin nedeni önemlidir.
TTK m.122 kapsamında acentenin sözleşmeyi haklı bir neden olmaksızın kendisinin feshetmesi hâlinde denkleştirme istemi bakımından sınırlama bulunmaktadır.
Distribütörlük ilişkisinde hükmün kıyasen uygulanması değerlendirilirken de sona ermenin nedeni önem taşır.
Örneğin sağlayıcının ağır sözleşme ihlali nedeniyle distribütörün ilişkiyi sona erdirmesi ile distribütörün daha kârlı başka bir marka bulduğu için sözleşmeden ayrılması aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Distribütör Kusurluysa Tazminat Hakkını Kaybedebilir mi?
Sözleşmenin distribütöre atfedilebilecek bir nedenle sona ermesi tazminat hakkı bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
Örneğin distribütörün ağır sözleşme ihlali nedeniyle sağlayıcı sözleşmeyi haklı sebeple feshetmişse denkleştirme isteminin şartları ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle portföy tazminatı davasında yalnızca müşteri sayısı değil, sözleşmenin neden sona erdiği de dosyanın temel konularından biridir.
Sözleşmede “Portföy Tazminatı Ödenmez” Yazıyorsa Ne Olur?
Bu tür hükümler otomatik olarak geçerli kabul edilmemelidir.
TTK m.122 kapsamında denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemeyeceğine ilişkin düzenleme bulunmaktadır.
Bu nedenle sözleşme kurulurken distribütörün gelecekte doğabilecek denkleştirme isteminden peşinen feragat ettiğini belirten hükümler, ilişkinin niteliği ve uygulanacak hukuk dikkate alınarak ayrıca incelenmelidir.
Sözleşmede böyle bir hüküm bulunması tek başına:
“Hiçbir şekilde tazminat isteyemezsiniz.”
sonucunu doğurmayabilir.
Sözleşme Yabancı Hukuka Tabi Tutulmuşsa Ne Olur?
Uluslararası distribütörlük sözleşmelerinde uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme veya tahkim hükümleri özellikle önemlidir.
Yabancı üretici ile Türk distribütör arasındaki sözleşmede başka bir ülke hukukunun uygulanacağı kararlaştırılmış olabilir.
Bu durumda doğrudan Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanacağını varsaymak doğru değildir.
Kanunlar ihtilafı kuralları, hukuk seçimi, sözleşmenin niteliği ve uyuşmazlık çözüm maddesi birlikte incelenmelidir.
Distribütörlük Sözleşmesinde Tahkim Şartı Varsa Dava Nerede Açılır?
Geçerli bir tahkim anlaşması varsa uyuşmazlığın devlet mahkemesi yerine tahkim yoluyla çözülmesi gerekebilir.
Özellikle uluslararası distribütörlük sözleşmelerinde tahkim hükümleri yaygındır.
Bu nedenle portföy tazminatı talep edilmeden önce sözleşmenin uyuşmazlık çözüm maddesi mutlaka incelenmelidir.
Distribütörün Yaptığı Reklam Harcamaları Portföy Tazminatına Dahil midir?
Reklam harcamaları ile denkleştirme istemi aynı şey değildir.
Distribütörün reklam, personel, showroom, depo veya tanıtım için yaptığı harcamalar müşteri portföyünün oluşturulmasındaki katkısını gösterebilir.
Ancak yapılan bütün harcamaların otomatik olarak portföy tazminatı şeklinde geri alınacağı söylenemez.
Sözleşme hükümlerine göre ayrı zarar ve tazminat taleplerinin bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.
Distribütörün Personel ve Bayi Ağı Kurması Önemli midir?
Evet.
Distribütörün pazarı geliştirmek için gerçekleştirdiği faaliyetler müşteri çevresinin nasıl oluşturulduğunu gösterebilir.
Örneğin distribütör sıfırdan satış ekibi kurmuş, bayi organizasyonu oluşturmuş, fuarlara katılmış ve ürünün daha önce satılmadığı bölgelerde düzenli müşteri tabanı yaratmış olabilir.
Bunlar tazminat talebinin değerlendirilmesinde önemli olgular hâline gelebilir.
Sağlayıcı Distribütörün Müşterilerine Doğrudan Satış Yaparsa Ne Olur?
Bu durum denkleştirme isteminin en önemli delillerinden biri olabilir.
Örneğin sözleşme bittikten sonra üretici distribütörün yıllardır çalıştığı müşterilere doğrudan teklif vermeye başlamışsa, sağlayıcının oluşturulan müşteri çevresinden yararlanmaya devam ettiği ileri sürülebilir.
Ancak satışların kapsamı ve devamlılığı somut verilerle gösterilmelidir.
Yeni Distribütör Eski Distribütörün Müşterilerini Devralırsa Tazminat İstenebilir mi?
Bu durum da önemlidir.
Sağlayıcı sözleşmeyi sona erdirdikten hemen sonra başka bir distribütör atamış ve eski distribütörün oluşturduğu müşteri ağı üzerinden satışlar devam etmiş olabilir.
Burada ekonomik menfaatin sağlayıcı açısından devam edip etmediği araştırılır.
Yeni distribütörün bulunması tek başına önceki distribütörün talebini ortadan kaldırmaz.
Müşteriler Eski Distribütörle Çalışmaya Devam Ederse Ne Olur?
Bu durum talebin değerlendirilmesini etkileyebilir.
Distribütör müşteri çevresini kendi bünyesinde tutmuş ve aynı müşterilere başka ürünler satmaya devam ediyorsa, sağlayıcıya bırakılan ekonomik değerin kapsamı ayrıca belirlenmelidir.
Bu nedenle müşteri listesinin varlığından çok sözleşme sona erdikten sonra müşterilerin fiilen kiminle çalışmaya devam ettiği önemlidir.
Distribütör Rakip Ürün Satmaya Başlarsa Tazminat Hakkı Kaybolur mu?
Otomatik olarak hayır.
Sözleşmenin sona ermesinden sonra distribütörün rakip ürün satması tek başına geçmişte oluşmuş olabilecek denkleştirme istemini ortadan kaldırmaz.
Ancak rekabet yasağı, sözleşmenin sona erme nedeni ve müşterilerin distribütörde kalıp kalmadığı gibi hususlar değerlendirmeyi etkileyebilir.
Portföy Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
Denkleştirme istemi yalnızca müşteri sayısının belirli bir rakamla çarpılması şeklinde hesaplanmaz.
Distribütörün kazandırdığı müşteriler, bu müşterilerden elde edilen ve gelecekte elde edilmesi beklenen menfaat, distribütörün kaybettiği kazanç ve hakkaniyet unsurları birlikte değerlendirilir.
Ayrıca TTK m.122’de denkleştirme miktarı bakımından üst sınır öngörülmektedir.
Bu nedenle hesaplama şirketin gerçek ticari verileri üzerinden yapılmalıdır.
Bir Yıllık Kâr Otomatik Olarak Portföy Tazminatı mıdır?
Hayır.
Kanundaki bir yıllık ortalama kavramı tazminatın otomatik miktarı değil, üst sınır hesabıyla bağlantılıdır.
Bu nedenle:
“Son yıl 5 milyon TL kazandım, 5 milyon TL portföy tazminatı alırım.”
şeklinde doğrudan bir hesap yapılamaz.
Önce hak kazanma koşulları, ardından hakkaniyete uygun miktar belirlenmelidir.
Tazminat Hesabında Hangi Dönem Dikkate Alınır?
TTK m.122 kapsamında denkleştirme miktarının üst sınırı hesaplanırken son beş yıllık faaliyet sonucunda alınan yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalaması esas alınmaktadır; sözleşme ilişkisi beş yıldan daha kısa sürmüşse faaliyet süresinin ortalaması dikkate alınır.
Distribütörlük ilişkisine kıyasen uygulanırken sözleşmenin ekonomik yapısı nedeniyle hesaplamanın nasıl yapılacağı somut dosyada uzman incelemesi gerektirebilir.
Bilirkişi İncelemesi Yapılır mı?
Bu tür davalarda çoğu zaman mali ve ticari verilerin değerlendirilmesi gerektiğinden bilirkişi incelemesi önem kazanabilir.
Satış ciroları, müşteri bazlı satışlar, kâr marjları, sözleşme sonrası satışların devamı ve distribütörün ekonomik kaybı incelenebilir.
Ancak hukuki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin nihai değerlendirme mahkemeye aittir.
Hangi Belgeler Portföy Tazminatı Davasında Önemlidir?
Distribütörlük sözleşmesi ilk incelenmesi gereken belgedir. Bunun yanında yıllara göre satış kayıtları, müşteri listeleri, müşteri bazlı ciro verileri, faturalar, bayi sözleşmeleri, CRM kayıtları, e-posta yazışmaları, pazarlama ve reklam çalışmaları, sözleşme öncesi ve sonrası müşteri sayıları ile fesih yazışmaları önemli olabilir.
Özellikle hangi müşterinin distribütör tarafından kazandırıldığının somutlaştırılması davayı güçlendirebilir.
Eski ve Yeni Müşteriler Ayrılmalı mıdır?
Evet.
Sağlayıcının sözleşme başlamadan önce zaten çalıştığı müşteriler ile distribütörün faaliyetleri sonucunda kazanılan müşterilerin mümkün olduğunca ayrılması önemlidir.
Örneğin sözleşme başlangıcında 50 aktif müşteri bulunurken distribütörlük döneminde sayı 400’e çıkmışsa yeni müşterilerin kimler olduğu ve ekonomik katkıları ortaya konulmalıdır.
Müşteri Bazlı Satış Raporları Neden Önemlidir?
Sadece toplam ciroya bakmak distribütörün müşteri portföyü katkısını göstermeyebilir.
Müşteri bazlı satış raporları sayesinde hangi müşterinin ne zaman kazanıldığı, ne kadar satış yapıldığı ve sözleşme sonrasında aynı müşteriye satışların devam edip etmediği daha sağlıklı şekilde değerlendirilebilir.
Sözleşme Sona Erdikten Sonraki Satışlar Nasıl İspatlanabilir?
Bu konu davanın zor alanlarından biri olabilir çünkü distribütör sözleşme bittikten sonra sağlayıcının bütün ticari kayıtlarına erişemez.
Dava sırasında şartları varsa ticari defterler, faturalar ve diğer kayıtlar üzerinden inceleme yapılması gündeme gelebilir.
Distribütörün elindeki müşteri yazışmaları ve piyasa verileri de iddianın somutlaştırılmasında kullanılabilir.
Portföy Tazminatı İçin Süre Var mı?
Evet ve bu konu özellikle önemlidir.
TTK m.122 uyarınca denkleştirme istemi, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmelidir.
Bu nedenle distribütörlük sözleşmesi sona erdikten sonra uzun süre beklemek ciddi hak kaybı riski yaratabilir.
Sözleşmenin sona erdiği tarih ve talebin ne zaman ileri sürüldüğü mutlaka kontrol edilmelidir.
Bir Yıllık Süre Geçirilirse Ne Olur?
Kanunda denkleştirme isteminin sözleşmenin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi öngörüldüğünden bu süre portföy tazminatı dosyasının ilk incelenmesi gereken noktalarından biridir.
Bu nedenle müvekkilin:
“Distribütörlüğüm iki yıl önce sona erdi.”
demesi hâlinde önce süre sorunu değerlendirilmelidir.
Portföy Tazminatı ile Haksız Fesih Tazminatı Aynı mıdır?
Hayır.
Bu iki talep birbirinden ayrılmalıdır.
Portföy veya denkleştirme istemi, distribütörün oluşturduğu müşteri çevresinin sözleşme sonrasında sağlayıcıya ekonomik fayda sağlamaya devam etmesine dayanır.
Haksız fesih nedeniyle tazminat ise sözleşmenin hukuka aykırı sona erdirilmesinden doğan zararla ilgilidir.
Somut olayda şartları bulunuyorsa farklı hukuki talepler aynı uyuşmazlıkta gündeme gelebilir.
Portföy Tazminatı ile Yoksun Kalınan Kâr Aynı Şey midir?
Hayır.
Yoksun kalınan kâr, hukuka aykırı davranış nedeniyle elde edilemeyen kazanca ilişkin zarar hesabıdır.
Denkleştirme istemi ise kendine özgü koşulları bulunan ayrı bir ticaret hukuku talebidir.
Bu nedenle aynı ekonomik kaybın iki kez tazmin edilmesine yol açmayacak şekilde taleplerin hukuki temelleri doğru kurulmalıdır.
Distribütörlük Sözleşmesi Belirsiz Süreliyse Durum Değişir mi?
Belirsiz süreli olması denkleştirme istemini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ancak sözleşmenin hangi şekilde sona erdirildiği, fesih süresine uyulup uyulmadığı ve tarafların kusuru ayrıca önem taşıyabilir.
Sözleşme Süresi Dolduğu İçin Bittiyse Portföy Tazminatı İstenebilir mi?
Sözleşmenin belirli süresinin sona ermesi, tek başına denkleştirme istemini otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Diğer koşullar gerçekleşiyorsa sözleşmenin süresinin dolmuş olması da değerlendirme kapsamında ele alınabilir.
Yabancı Üreticiye Karşı Türkiye’de Portföy Tazminatı Davası Açılabilir mi?
Bu soruya sözleşme incelenmeden kesin cevap verilmemelidir.
Uluslararası distribütörlük sözleşmelerinde yetki, uygulanacak hukuk ve tahkim hükümleri bulunabilir.
Yabancı şirketin merkezi, sözleşmenin ifa yeri, hukuk seçimi ve uyuşmazlık çözüm maddesi birlikte değerlendirilmelidir.
Distribütörün Müşteri Portföyü İçin Tazminat Talep Etmesi Mümkün mü?
Evet, belirli koşulların gerçekleşmesi hâlinde distribütörün müşteri portföyü nedeniyle denkleştirme tazminatı talep etmesi mümkün olabilir. Ancak her distribütörlük sözleşmesinin sona ermesi otomatik olarak portföy tazminatı hakkı doğurmaz.
Distribütörün yeni müşteriler kazandırmış veya mevcut müşteri ilişkilerini önemli ölçüde geliştirmiş olması, sağlayıcının sözleşme sona erdikten sonra bu müşteri çevresinden önemli menfaat sağlamaya devam etmesi ve tazminat ödenmesinin somut olay bakımından hakkaniyete uygun olması temel değerlendirme noktaları arasındadır.
Bunun yanında sözleşmenin hangi tarafça ve hangi nedenle sona erdirildiği, distribütörün müşteri ilişkilerini sağlayıcıya bırakıp bırakmadığı, sözleşmedeki münhasırlık ve entegrasyon düzeyi ile distribütörün sözleşme sonrasında aynı müşterilerden yararlanıp yararlanamadığı da önemlidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, distribütörlük sözleşmelerinden kaynaklanan portföy tazminatı uyuşmazlıklarında yalnızca toplam satış cirosuna bakılmaması gerektiğini; müşteri bazlı satışların, yeni müşteri kazanımının, sözleşme sonrası sağlayıcı menfaatinin ve sözleşmenin sona erme nedeninin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Distribütörlük ve Portföy Tazminatı Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde distribütörlük, tek satıcılık ve sürekli ticari ilişkilere ilişkin uyuşmazlıklar özellikle sözleşmenin sona ermesinden sonra önemli tazminat taleplerine dönüşebilmektedir.
Distribütörün yıllarca oluşturduğu müşteri çevresinin üretici veya sağlayıcı tarafından kullanılmaya devam edilmesi, eski distribütörün müşteri portföyünün yeni distribütöre aktarılması, doğrudan satışa geçilmesi ve distribütörün gelecekteki kazançlarından mahrum kalması hâllerinde TTK m.122 kapsamında denkleştirme isteminin şartlarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, distribütörlük sözleşmelerinin feshi, portföy ve denkleştirme tazminatı, tek satıcılık sözleşmeleri, münhasırlık uyuşmazlıkları, haksız fesih ve ticari tazminat taleplerinde hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Distribütör her sözleşme sona erdiğinde portföy tazminatı alabilir mi?
Hayır. Denkleştirme isteminin kanuni ve somut olaya özgü koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
2. Distribütörlük sözleşmelerinde TTK m.122 uygulanabilir mi?
Şartları varsa uygulanabilir. TTK m.122/5, hakkaniyete aykırı düşmedikçe hükmün tek satıcılık ve benzeri diğer sürekli borç ilişkilerine uygulanabileceğini düzenlemektedir.
3. Yeni müşteri kazandırmak tazminat için önemli midir?
Evet. Distribütörün oluşturduğu veya önemli ölçüde geliştirdiği müşteri çevresi denkleştirme isteminin temel değerlendirme unsurlarındandır.
4. Üretici eski müşterilerime doğrudan satış yapıyorsa tazminat isteyebilir miyim?
Bu durum sağlayıcının müşteri çevresinden sözleşme sonrasında yararlanmaya devam ettiğini gösterebilir. Ancak diğer koşullar da incelenmelidir.
5. Yeni distribütör benim müşterilerime satış yapıyorsa portföy tazminatı doğar mı?
Bu durum önemli olabilir ancak tek başına yeterli değildir. Sağlayıcının elde ettiği devam eden menfaat ve diğer şartlar değerlendirilir.
6. Sözleşmede portföy tazminatı ödenmeyeceği yazıyorsa hiçbir talepte bulunamaz mıyım?
TTK m.122’de denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemeyeceği düzenlenmiştir. Distribütörlük ilişkisinde bu hükmün uygulanabilirliği ve sözleşme maddesinin geçerliliği ayrıca incelenmelidir.
7. Portföy tazminatı için ne kadar sürem var?
TTK m.122 kapsamında denkleştirme isteminin sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir.
8. Bir yıllık kazancım kadar tazminat alır mıyım?
Otomatik olarak hayır. Kanundaki yıllık ortalama düzenlemesi tazminatın üst sınırıyla ilgilidir; gerçek tazminat hakkaniyet ve somut ekonomik veriler üzerinden belirlenir.
9. Portföy tazminatı ile haksız fesih tazminatı aynı mıdır?
Hayır. Hukuki sebepleri ve hesaplama yöntemleri farklıdır. Şartları varsa aynı uyuşmazlıkta farklı talepler gündeme gelebilir.
10. Portföy tazminatı davasında en önemli deliller nelerdir?
Distribütörlük sözleşmesi, müşteri bazlı satış kayıtları, sözleşme öncesi ve sonrası müşteri listeleri, faturalar, CRM kayıtları, fesih yazışmaları ve sağlayıcının sözleşme sonrasında müşteri çevresinden yararlandığını gösteren kayıtlar özellikle önemlidir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, distribütörlük ve tek satıcılık sözleşmelerinden doğan ticari uyuşmazlıklarda profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, distribütörlük sözleşmesinin sona ermesi sonrasında müşteri portföyü ve denkleştirme tazminatı, TTK m.122 kapsamındaki talepler, haksız fesih, müşteri portföyünün yeni distribütöre aktarılması, yabancı üreticilerle distribütörlük uyuşmazlıkları ve ticari tazminat davalarına ilişkin süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




