
Ev Satışında Para Ödendiği Halde Tapu Devredilmezse Hangi Dava Açılır? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
Tapuda Başkasının Borcu Nedeniyle Haciz Bulunan Ev Satın Alınırsa Ne Olur? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026Ev veya başka bir taşınmaz satın almak amacıyla satıcıya satış bedelinin tamamının ya da bir kısmının ödenmesine rağmen tapu devrinin gerçekleşmemesi, uygulamada ciddi maddi kayıplara yol açabilmektedir. Alıcı milyonlarca liralık satış bedelini banka havalesiyle veya başka bir yöntemle ödemiş, buna karşılık satıcı tapuya gelmemiş, satıştan vazgeçmiş ya da taşınmazı başka bir kişiye satmaya çalışmış olabilir. Böyle bir durumda alıcının temel sorusu “Tapuyu alamadıysam ödediğim ev parasını nasıl geri alabilirim?” olmaktadır. Kısa cevap şudur: Tapu devrinin gerçekleştirilemediği ve satıcının aldığı bedeli elinde tutmasını haklı kılan geçerli bir hukuki sebebin bulunmadığı durumlarda ödenen satış bedelinin iadesi talep edilebilir; şartlarına göre sebepsiz zenginleşme, sözleşmeden doğan alacak, faiz, tazminat, icra takibi ve ihtiyati haciz yolları gündeme gelebilir. Ancak hangi yolun seçileceği; satış sözleşmesinin şekline, ödemenin nasıl yapıldığına, satışın neden gerçekleşmediğine ve satıcının davranışına göre belirlenmelidir.
Tapu Devri Yapılmadan Ödenen Para Geri Alınabilir mi?
Evet, hukuki şartların bulunması hâlinde geri alınabilir. Taşınmaz satışlarında mülkiyetin devri kural olarak tescille gerçekleşir. Alıcının satış bedelini satıcıya ödemiş olması tek başına taşınmaz mülkiyetinin alıcıya geçtiği anlamına gelmez. Örneğin alıcı bir konut için 7.000.000 TL ödemiş ancak tapu hâlen satıcı adına kayıtlı kalmış olabilir. Satıcı da tapu devrini gerçekleştirmiyorsa öncelikle alıcının tapunun devrini talep edebilecek geçerli bir hukuki hakkının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Tescil hukuken mümkün değilse veya alıcı artık tapuyu değil parasını istiyorsa, ödediği bedelin iadesine yönelik hukuki yollar değerlendirilir.
Harici Ev Satışında Ödenen Para Geri İstenebilir mi?
Taşınmaz satışında şekil şartı son derece önemlidir. Tarafların kendi aralarında adi bir kâğıt düzenleyerek “Bu evi 5 milyon TL karşılığında sattım” şeklinde anlaşmaları, kanunun öngördüğü resmî şekil şartını her durumda karşılamaz. Satış geçerli şekilde tamamlanmamış ve tapu devredilmemişse alıcının ödediği paranın satıcıda kalmasının hukuki dayanağı bulunmayabilir. Bu durumda özellikle sebepsiz zenginleşmeye dayalı iade talebi gündeme gelebilir. Ancak olayın özelliklerine göre sözleşmesel taleplerin bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Bu nedenle her tapusuz satış uyuşmazlığında otomatik olarak aynı dava açılmaz.
Sebepsiz Zenginleşme Davası Açılabilir mi?
Türk Borçlar Kanunu m.77 ve devamında sebepsiz zenginleşme düzenlenmiştir. Haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen kişinin bu zenginleşmeyi geri vermesi gerekir. Örneğin alıcı satıcıya ev almak amacıyla 4.500.000 TL göndermiş, tapu devri hiç gerçekleşmemiş ve satıcı da parayı geri vermemiş olabilir. Satıcının parayı elinde tutmasını sağlayan geçerli bir hukuki sebep bulunmuyorsa sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı iade talebi değerlendirilebilir. Buradaki temel amaç, satıcının hem taşınmazı elinde tutup hem de karşılığında aldığı parayı sebepsiz şekilde muhafaza etmesini engellemektir.
Banka Dekontu Varsa Ev Parası Nasıl Geri Alınır?
Banka dekontu bu uyuşmazlıklarda en önemli delillerden biri olabilir. Özellikle dekont açıklamasında “daire satış bedeli”, “konut satış bedeli”, “1234 ada 5 parsel daire bedeli”, “ev satış peşinatı” gibi ifadeler bulunması, ödemenin hangi amaçla yapıldığının ispatını kolaylaştırabilir. Örneğin alıcı satıcının hesabına 6.000.000 TL göndermiş ve açıklamaya “Çankaya 10 numaralı daire satış bedeli” yazmışsa satıcının daha sonra bu paranın başka bir borç nedeniyle gönderildiğini ileri sürmesi hâlinde banka dekontu son derece önemli hâle gelir. Bununla birlikte banka dekontu tek başına tapu devrini gerçekleştirmez; esas olarak paranın ödendiğini ve ödemenin sebebini ispat bakımından önem taşır.
Dekont Açıklamasında Bir Şey Yazmıyorsa Para Geri Alınabilir mi?
Dekont açıklamasının boş olması alıcının hakkını otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Ancak ödemenin neden yapıldığının başka delillerle ortaya konulması gerekebilir. Taraflar arasındaki WhatsApp mesajları, e-postalar, satış sözleşmesi, emlakçı yazışmaları, satıcının ödeme kabulü, taşınmaz ilanı ve diğer belgeler birlikte değerlendirilebilir. Örneğin banka dekontunda açıklama bulunmamasına rağmen satıcı aynı gün WhatsApp üzerinden “5 milyon TL ev parasını aldım, cuma günü tapuyu devredeceğim” yazmışsa bu mesaj transferin hukuki sebebinin belirlenmesinde önemli bir delil olabilir.
WhatsApp’ta “Ev Parasını Aldım” Mesajı Delil Olur mu?
Evet. HMK m.199 kapsamında elektronik ortamdaki veriler, uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli olmaları hâlinde belge olarak değerlendirilebilir. Satıcının “8 milyon TL’nin tamamını aldım, haftaya tapuya gideriz” şeklindeki mesajı; paranın teslim edildiğini, ödemenin taşınmaz satışı amacıyla yapıldığını ve satıcının tapu devri yükümlülüğünü kabul ettiğini destekleyebilir. Ancak mesajların hukuka uygun şekilde elde edilmiş olması, gönderen kişinin belirlenebilmesi ve yazışmanın bütünlüğünün korunması önemlidir.
Satıcı “Parayı Almadım” Derse Ne Yapılır?
Ödemenin banka yoluyla yapılmış olması bu noktada ciddi avantaj sağlar. Banka kayıtları, EFT veya havale dekontları, ödeme açıklamaları ve hesap hareketleri incelenebilir. Elden ödeme yapılmışsa ispat daha zor olabilir. Bu durumda makbuz, sözleşmedeki “satış bedeli tamamen alınmıştır” kaydı, yazışmalar ve diğer hukuka uygun deliller önem kazanır. Bu nedenle yüksek bedelli taşınmaz işlemlerinde milyonlarca liranın belgesiz şekilde elden ödenmesi ciddi hukuki risk yaratmaktadır.
Satıcı Parayı Başka Birinin Hesabına Gönderttiyse Ne Olur?
Satıcının talimatıyla para eşinin, kardeşinin, şirketinin veya başka bir üçüncü kişinin banka hesabına gönderilmiş olabilir. Bu durumda ödeme otomatik olarak geçersiz hâle gelmez ancak satıcının bu hesaba ödeme yapılmasını istediğinin ispatlanması önemlidir. Örneğin satıcı WhatsApp üzerinden “Parayı eşimin IBAN’ına gönder, benim hesabımda problem var” demiş ve alıcı da belirtilen hesaba ödeme yapmışsa yazışma ile banka transferinin birlikte korunması gerekir. İade talebinin kime ve hangi hukuki sebebe yöneltileceği ise somut olayın yapısına göre belirlenmelidir.
Kapora Olarak Verilen Para Geri Alınabilir mi?
Burada ödemenin hukuki niteliği belirlenmelidir. Halk arasında her ön ödeme “kapora” olarak adlandırılsa da Türk Borçlar Kanunu bakımından bağlanma parası, cayma parası ve satış bedelinden mahsup edilmek üzere yapılan ön ödeme aynı hukuki sonucu doğurmayabilir. Sözleşmede paranın niteliğinin nasıl düzenlendiği, satışın neden gerçekleşmediği ve hangi tarafın sözleşmeye aykırı davrandığı incelenmelidir. Bu nedenle “Kapora hiçbir zaman geri alınamaz” şeklindeki genel ifade doğru değildir.
Satıcı Satıştan Vazgeçerse Ödenen Para Ne Olur?
Alıcı üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş ancak satıcı daha yüksek fiyat bulduğu için satıştan vazgeçmiş olabilir. Bu durumda alıcının ödemiş olduğu bedelin iadesi gündeme gelir. Ayrıca geçerli bir sözleşme ilişkisinin bulunması ve diğer şartların gerçekleşmesi hâlinde alıcının uğradığı zararların tazmini de değerlendirilebilir. Örneğin alıcı taşınmazı satın alacağına güvenerek kredi masrafı, ekspertiz gideri veya başka maliyetlere katlanmış olabilir. Hangi zarar kalemlerinin istenebileceği somut sözleşme ilişkisine göre ayrıca belirlenmelidir.
Alıcı Satıştan Vazgeçerse Parasını Geri Alabilir mi?
Bu durumda sonuç farklı olabilir. Satışın gerçekleşmemesinin alıcıdan kaynaklanması, sözleşmede cayma hükümlerinin bulunması veya verilen paranın cayma parası niteliğinde olması sonuç üzerinde etkili olabilir. Dolayısıyla “Tapu devri olmadıysa bütün para mutlaka geri alınır” şeklinde kategorik bir sonuç doğru değildir. Satışın neden tamamlanmadığı ve taraflardan hangisinin sözleşmeye aykırı davrandığı incelenmelidir.
Satıcıya Noter İhtarı Gönderilmeli mi?
Birçok dosyada satıcıya noter aracılığıyla ihtar gönderilmesi yararlı olabilir. İhtarda ödenen bedelin miktarı, ödeme tarihleri, taşınmaz bilgileri, tapu devrinin gerçekleşmediği ve belirlenen süre içerisinde bedelin iadesinin talep edildiği açıkça belirtilebilir. İhtar, satıcının temerrüde düşürülmesi ve faiz başlangıcı açısından da önem taşıyabilir. Ancak satıcının malvarlığını hızla devrettiği veya banka hesaplarını boşalttığı yönünde ciddi belirtiler varsa yalnızca ihtar gönderip uzun süre beklemek yerine ihtiyati haciz gibi geçici hukuki koruma seçenekleri değerlendirilmelidir.
Doğrudan İcra Takibi Başlatılabilir mi?
Alıcının muaccel ve belirlenebilir bir para alacağı bulunduğu durumda genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılması değerlendirilebilir. Bunun için her durumda önceden mahkemeden alacak ilamı alınması zorunlu değildir. Örneğin satıcı WhatsApp’ta “Aldığım 5 milyon TL’yi cuma günü geri vereceğim” demiş ancak ödeme yapmamışsa bu kabul, banka dekontlarıyla birlikte önemli olabilir. Alıcı ilamsız icra takibi başlatabilir; ancak satıcı ödeme emrine süresinde itiraz ederse takip durur ve alacaklının itirazı hükümden düşürecek hukuki yollara başvurması gerekir.
Satıcı İcra Takibine İtiraz Ederse Ne Yapılır?
Borçlunun süresinde itiraz etmesi hâlinde genel haciz yoluyla takip durur. Alacaklının elindeki belgelere ve uyuşmazlığın niteliğine göre itirazın kaldırılması veya İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davası değerlendirilebilir. Her banka dekontu, WhatsApp mesajı veya adi satış sözleşmesi İİK m.68 kapsamında itirazın kaldırılmasına elverişli belge değildir. Bu nedenle yanlış hukuki yolun seçilmemesi gerekir.
Doğrudan Alacak Davası Açılabilir mi?
Evet. İcra takibi başlatmadan doğrudan alacak veya iade davası açılması da mümkündür. Özellikle satıcının hem satış ilişkisinin varlığını hem ödemenin sebebini inkâr ettiği ve kapsamlı delil incelemesinin gerekli olduğu uyuşmazlıklarda doğrudan dava yolunun tercih edilmesi gündeme gelebilir. Davanın hukuki sebebi ve görevli mahkeme ise satış ilişkisinin niteliğine göre belirlenmelidir.
Hangi Mahkemede Dava Açılır?
Görevli mahkeme her dosyada aynı olmayabilir. İki gerçek kişi arasındaki klasik taşınmaz satış uyuşmazlığında genel görevli mahkeme olarak Asliye Hukuk Mahkemesi gündeme gelebilir. Buna karşılık alıcı tüketici, satıcı ise ticari veya mesleki amaçla hareket eden yüklenici, şirket veya profesyonel satıcıysa uyuşmazlık tüketici işlemi niteliğinde olabilir ve Tüketici Mahkemesi görevli hâle gelebilir. Ticari işletmeler arasında yapılan işlemlerde ise ticari dava hükümleri ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle görevli mahkeme belirlenmeden önce tarafların sıfatı ve işlemin amacı incelenmelidir.
Satıcının Mallarına İhtiyati Haciz Konulabilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet. Tapu artık istenmiyor ve alıcının talebi ödediği satış bedelinin geri verilmesine yönelik para alacağı niteliğindeyse İİK m.257 ve devamı kapsamında ihtiyati haciz değerlendirilmesi mümkündür. Özellikle satıcının aldığı milyonlarca lirayı başka hesaplara aktardığı, taşınmazlarını sattığı veya malvarlığını azaltmaya başladığı durumlarda ihtiyati haciz tahsilat açısından kritik olabilir. Ancak ihtiyati haciz otomatik verilmez; alacağın niteliği, muacceliyet ve kanuni koşullar mahkeme tarafından değerlendirilir.
İhtiyati Tedbir mi İhtiyati Haciz mi İstenmelidir?
Bu ayrım çok önemlidir. Alıcı hâlen evi almak ve tapunun kendi adına geçirilmesini istiyorsa taşınmazın üçüncü kişilere devrini önlemek amacıyla ihtiyati tedbir gündeme gelebilir. Buna karşılık alıcı “Artık evi istemiyorum, ödediğim 8 milyon TL’yi geri istiyorum” diyorsa para alacağının güvence altına alınması bakımından şartları varsa ihtiyati haciz değerlendirilir. Dolayısıyla ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz aynı hukuki koruma değildir.
Satıcı Evi Başkasına Satmışsa Para Nasıl Geri Alınır?
Satıcının taşınmazı üçüncü kişiye devretmiş olması, ilk alıcının ödediği paraya ilişkin talebini otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Ancak üçüncü kişiye yapılan satış nedeniyle tescil imkânının bulunup bulunmadığı, üçüncü kişinin iyiniyeti, tapu sicili ve varsa satış vaadi şerhi ayrıca incelenmelidir. Tescil artık mümkün değilse veya alıcı tescil talep etmiyorsa satıcıdan ödenen bedelin iadesi ve şartlarına göre zararların tazmini gündeme gelebilir.
Satıcı Parayı Harcadığını Söylerse Borç Sona Erer mi?
Hayır. Satıcının “Parayı harcadım, şu anda ödeyemiyorum” demesi tek başına iade yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Alacaklı, hukuki şartların bulunması hâlinde icra takibi veya dava yoluna başvurabilir ve kesinleşen takip sonucunda borçlunun haczi mümkün malvarlığına yönelebilir. Borçlunun o anda banka hesabında para bulunmaması da alacağın sona erdiği anlamına gelmez.
Satıcının Evi, Arabası ve Banka Hesapları Haczedilebilir mi?
Alıcının para alacağı kesinleşmiş bir icra takibine konu olmuşsa borçlunun haczi mümkün malvarlığı değerlerine yönelinmesi mümkündür. Banka hesapları, araçlar, taşınmazlar ve üçüncü kişilerde bulunan alacaklar somut olayda haciz konusu olabilir. Satıcının takip öncesinde mallarını yakınlarına devretmesi hâlinde ise şartları oluşmuşsa tasarrufun iptali veya muvazaaya dayalı hukuki yollar ayrıca değerlendirilebilir.
Satıcı Ev Parasını Eşine veya Yakınına Devrettiyse Ne Yapılabilir?
Örneğin satıcı alıcıdan 10 milyon TL aldıktan sonra kendi taşınmazlarını kardeşine veya eşine devretmiş olabilir. Bu tür işlemlerde devir tarihi, satış bedeli, gerçek ödeme bulunup bulunmadığı, taraflar arasındaki yakınlık ve borçlunun ekonomik durumu incelenmelidir. İİK m.277 ve devamındaki şartların gerçekleşmesi hâlinde tasarrufun iptali davası gündeme gelebilir. Devir tamamen görünüşte yapılmışsa muvazaa hükümleri açısından ayrıca değerlendirme gerekebilir.
Ödenen Ev Parasına Faiz İstenebilir mi?
Şartları varsa evet. Faizin başlangıç tarihi ve uygulanacak faiz türü; taraflar arasındaki sözleşmeye, borcun ne zaman muaccel olduğuna, satıcının ne zaman temerrüde düşürüldüğüne ve uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre değişir. Bu nedenle dava veya icra takibinde yalnızca “ödediğim para geri verilsin” denilmesi yerine faiz talebinin başlangıç tarihi ve hukuki dayanağı da doğru belirlenmelidir.
Yıllar Önce Ödenen Ev Parasının Sadece Nominal Tutarı mı Geri Alınır?
Bu konu özellikle Türkiye’deki yüksek enflasyon nedeniyle önemlidir. Örneğin birkaç yıl önce ev almak amacıyla 1.000.000 TL ödenmiş ancak satış gerçekleşmemiş ve dava yıllarca sürmüş olabilir. Paranın yalnızca nominal tutarının geri verilmesi, bazı durumlarda alıcının ekonomik kaybını karşılamayabilir. Yargıtay uygulamasında geçersiz taşınmaz satışlarından kaynaklanan bedel iadelerinde denkleştirici adalet yaklaşımı önem taşıyabilmektedir. Ödemenin çeşitli ekonomik göstergeler kullanılarak güncel değerinin belirlenmesi gündeme gelebilir. Ancak hangi hesaplama yönteminin uygulanacağı ve talebin kapsamı somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.
Denkleştirici Adalet Nedir?
Denkleştirici adalet yaklaşımının temelinde, geçersiz işlem nedeniyle verilen paranın uzun yıllar sonra aynı nominal rakam üzerinden iade edilmesinin alıcıyı ciddi şekilde zarara uğratabilmesi bulunmaktadır. Örneğin ev almak için verilen para ödendiği tarihte başka bir konut almaya yeterliyken yıllar sonra aynı nominal tutarın ekonomik değeri çok düşük kalmış olabilir. Mahkeme somut olayın özelliklerine göre paranın ödeme tarihindeki satın alma gücü ile iade tarihindeki ekonomik karşılığını dikkate alan değerlendirmeler yapabilir. Bu nedenle özellikle eski tarihli harici taşınmaz satışlarında dava dilekçesindeki talep kurgusu önemlidir.
Zamanaşımı Süresi Ne Zaman Başlar?
Bedel iadesi taleplerinde zamanaşımı, talebin hangi hukuki sebebe dayandığına göre değişebilir. Özellikle sebepsiz zenginleşmede TBK m.82’de özel zamanaşımı düzenlemesi bulunmaktadır. Bunun yanında sözleşmeden doğan taleplerde farklı zamanaşımı süreleri gündeme gelebilir. Bu nedenle yalnızca “Tapu devredilmedi, istediğim zaman paramı alabilirim” düşüncesiyle hareket edilmemelidir. Satışın gerçekleşmeyeceğinin kesinleştiği ve iade talebinin doğduğu tarih bakımından somut dosya ayrıca incelenmelidir.
8 Milyon TL Ödenmiş Ancak Tapu Devredilmemişse Ne Yapılabilir?
Örneğin alıcı Ankara’da bulunan bir konut için satıcıyla 8.000.000 TL bedel üzerinden anlaşmış olsun. Alıcı 3 milyon TL’yi sözleşme tarihinde, kalan 5 milyon TL’yi iki hafta sonra banka üzerinden göndermiş ve dekontlara “konut satış bedeli” yazmıştır. Satıcı WhatsApp üzerinden “8 milyon TL’nin tamamını aldım, gelecek hafta tapuyu devredeceğim” demiş ancak daha sonra tapuya gelmemiştir. Bir süre sonra satıcının taşınmazı başka bir kişiye satmaya çalıştığı anlaşılmıştır. Bu durumda önce tapu kaydı ve sözleşmenin hukuki niteliği incelenmelidir. Alıcının geçerli bir tescil hakkı bulunuyorsa tescile yönelik dava ve ihtiyati tedbir seçeneği değerlendirilebilir. Alıcı artık taşınmazı istemiyor veya tescil hukuken mümkün değilse 8 milyon TL’nin iadesi, faiz, şartlarına göre denkleştirici adalet ve diğer zarar kalemleri gündeme gelebilir. Satıcının malvarlığını azaltması söz konusuysa para alacağının güvence altına alınması için ihtiyati haciz seçeneği de ayrıca incelenmelidir.
Ev Parasını Geri Almak İçin Hangi Belgeler Saklanmalıdır?
Bu tür bir uyuşmazlıkta banka dekontları, ödeme makbuzları, satış veya ön satış sözleşmesi, noter belgeleri, tapu kayıtları, taşınmaz ilanı, emlakçıyla yapılan görüşmeler, WhatsApp mesajları, SMS’ler, e-postalar ve satıcının parayı aldığını gösteren diğer kayıtlar korunmalıdır. Özellikle banka dekontunun açıklama kısmında taşınmazın veya ödemenin sebebinin belirtilmiş olması ispat açısından önemli avantaj sağlayabilir. Elektronik yazışmaların yalnızca tek bir ekran görüntüsü yerine mümkün olduğunca konuşma bütünlüğüyle saklanması da yararlıdır.
Tapu Devrinden Önce Para Ödeyen Alıcıların En Büyük Hatası Nedir?
En önemli hatalardan biri, satıcı sürekli yeni tarihler verdiği için aylarca hukuki işlem yapılmadan beklenmesidir. Satıcı “Pazartesi tapuya gideceğiz”, “İpotek kalkınca devredeceğim”, “Bir hafta daha bekle”, “Paranı önümüzdeki ay iade edeceğim” diyerek süreci uzatabilir. Bu sırada taşınmaz başka kişiye devredilebilir veya satıcının diğer malvarlığı ortadan kaldırılabilir. Bu nedenle Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle yüksek bedelli gayrimenkul uyuşmazlıklarında, tapu devrinin gerçekleşmeyeceğinin anlaşılmasından sonra tescil mi yoksa bedel iadesi mi talep edileceğinin hızlı şekilde belirlenmesi ve buna uygun geçici hukuki koruma stratejisinin oluşturulması önem taşımaktadır.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Ev Parası İadesi Davaları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere taşınmaz değerlerinin yüksek olduğu şehirlerde tapu devrinden önce yapılan milyonlarca liralık ödemeler önemli uyuşmazlıklara dönüşebilmektedir. Özellikle müteahhitten konut alımı, ikinci el ev satışı, harici satış sözleşmeleri, satış vaadi sözleşmeleri, kapora ödemeleri ve banka havalesiyle yapılan peşin ödemelerde satışın gerçekleşmemesi hâlinde doğru hukuki yolun hızla belirlenmesi gerekir. FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, tapu devrinden önce ödenen satış bedellerinin iadesi, sebepsiz zenginleşme, tapu iptal ve tescil, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Tapu devri yapılmadan verdiğim ev parasını geri alabilir miyim? Evet. Satış gerçekleşmemiş ve satıcının parayı elinde tutmasını haklı kılan bir hukuki sebep bulunmuyorsa bedelin iadesi talep edilebilir. Talebin hukuki dayanağı somut olaya göre belirlenir.
2. Banka dekontu varsa paramı geri almam kolaylaşır mı? Evet. Özellikle dekont açıklamasında “ev satış bedeli” veya taşınmaz bilgileri bulunuyorsa ödemenin sebebinin ispatı kolaylaşabilir.
3. Dekont açıklaması boşsa dava açılamaz mı? Hayır. WhatsApp mesajları, sözleşme, e-posta, emlakçı yazışmaları ve diğer delillerle ödemenin amacı ispatlanabilir.
4. Satıcı tapuya gelmiyorsa doğrudan icra takibi yapabilir miyim? Muaccel ve belirlenebilir bir para iade alacağı doğmuşsa ilamsız icra takibi değerlendirilebilir. Borçlunun itiraz etmesi hâlinde takip durabilir.
5. Satıcı evi başkasına satarsa param yanar mı? Hayır. Üçüncü kişiye satış, alıcının para iadesi talebini otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Tescil talebi bulunuyorsa üçüncü kişinin hukuki durumu ayrıca incelenir.
6. Satıcının mallarına ihtiyati haciz koydurabilir miyim? Para alacağı bakımından İİK m.257 ve devamındaki şartlar gerçekleşmişse ihtiyati haciz talep edilmesi değerlendirilebilir.
7. Kapora her durumda satıcıda mı kalır? Hayır. Verilen paranın bağlanma parası, cayma parası veya satış bedelinin bir bölümü olup olmadığı ve satışın neden gerçekleşmediği incelenmelidir.
8. Ödediğim paraya faiz isteyebilir miyim? Şartları oluştuğunda faiz talep edilebilir. Başlangıç tarihi ve faiz türü hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenir.
9. Yıllar önce verdiğim paranın güncel değerini isteyebilir miyim? Özellikle geçersiz taşınmaz satışlarından doğan bazı iade uyuşmazlıklarında denkleştirici adalet ilkesi kapsamında paranın güncel karşılığının belirlenmesi gündeme gelebilir.
10. Tapuyu mu istemeliyim, paramı mı geri istemeliyim? Bu karar sözleşmenin geçerliliği, taşınmazın hâlen satıcı adına olup olmadığı, üçüncü kişiye devir bulunup bulunmadığı ve alıcının tescil isteme hakkına göre verilmelidir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İletişim
Tapu devrinden önce ev parasını ödeyen ancak taşınmazı alamayan kişinin ilk olarak ödemenin delillerini ve güncel tapu kaydını güvence altına alması gerekir. Bundan sonra geçerli bir tescil hakkı bulunuyorsa tapunun devrine yönelik hukuki yollar; tescil mümkün değilse veya alıcı artık taşınmazı istemiyorsa satış bedelinin iadesi, sebepsiz zenginleşme, faiz, denkleştirici adalet, tazminat, icra takibi ve şartları varsa ihtiyati haciz seçenekleri birlikte değerlendirilmelidir. Satıcının malvarlığını azaltmaya başladığı durumlarda gecikme, ileride alınacak olumlu kararın fiilen tahsil edilmesini zorlaştırabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, tapu devrinden önce ödenen ev parasının geri alınması, satış bedeli iadesi, tapu iptal ve tescil, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
Tel: +90 532 769 22 22 | Ofis: +90 312 434 22 22 | E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr | Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tapu devrinden önce ödenen bedelin hangi hukuki yolla geri isteneceği; sözleşmenin niteliği, ödemenin şekli, satışın gerçekleşmeme sebebi ve tarafların sıfatına göre somut olay özelinde değerlendirilmelidir.




