
Satın Alınan Dairenin Net Metrekaresi İlanda Belirtilenden Küçükse Ne Yapılır? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
Projeye Aykırı Daire Satışında Bedel İndirimi ve Tazminat Talep Edilebilir mi? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026Gayrimenkul ilanında yanlış metrekare, gerçeğe aykırı bina yaşı, bulunmayan otopark, yanlış cephe, hatalı oda sayısı, “iskanlı” denilmesine rağmen iskan bulunmaması, “krediye uygun” denilen taşınmazın krediye uygun çıkmaması, “depreme dayanıklı” veya “hasarsız” şeklindeki gerçeğe aykırı açıklamalar, kiracısız denilen taşınmazda kiracı bulunması ya da hukuki kısıtlamaların gizlenmesi satıcı ve bazı durumlarda emlak işletmesi açısından hukuki sorumluluk doğurabilir.
Özellikle internet üzerinden verilen ilanlar artık yalnızca taşınmazın tanıtım aracı değildir. İlanın içeriği, satıştan önce yapılan WhatsApp ve e-posta yazışmaları, emlakçının açıklamaları ve satış broşürleri, uyuşmazlık çıktığında alıcıya hangi niteliklerin vaat edildiğinin ispatında önemli deliller hâline gelebilir.
2026 itibarıyla gayrimenkul ilanlarında satıcı, emlak işletmesi ve ilan platformlarının tabi olduğu düzenlemeler yalnızca Türk Borçlar Kanunu ile sınırlı değildir. Satışın niteliğine göre 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği ve Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) kapsamında da değerlendirme yapılması gerekebilir.
Gayrimenkul İlanında Yanlış Bilgi Verilmesi Hukuken Önemli midir?
Evet.
Bir taşınmaz ilanındaki her yazım hatası otomatik olarak tazminat hakkı doğurmaz. Ancak yanlış bilgi taşınmazın değerini, kullanım amacını veya alıcının satın alma kararını önemli ölçüde etkiliyorsa hukuki sonuç ortaya çıkabilir.
Örneğin:
“Daire 150 m² nettir.”
denilen evin gerçekte 115 m² net olması ile ilanda balkon alanının birkaç metrekare yanlış yazılması aynı ağırlıkta değildir.
Benzer şekilde:
“Binada kapalı otopark vardır.”
ifadesine güvenerek taşınmazı satın alan kişinin daha sonra binada hiçbir kapalı otopark bulunmadığını öğrenmesi de satış kararını etkileyebilecek bir yanlışlık olabilir.
İlandaki Hangi Yanlış Bilgiler Dava Konusu Olabilir?
Özellikle taşınmazın ekonomik değerini veya hukuki durumunu etkileyen yanlış bilgiler önemlidir. Uygulamada uyuşmazlıklar en fazla net ve brüt metrekare, oda sayısı, bina yaşı, yapı ruhsatı ve iskan, tapu niteliği, kat mülkiyeti, arsa payı, otopark, depo, balkon veya teras, kullanım hakkı, kiracının bulunup bulunmadığı, taşınmazın krediye uygunluğu, imar durumu, deprem hasarı, taşıyıcı sistem sorunları ve taşınmaz üzerinde hukuki kısıtlama bulunması konularında ortaya çıkmaktadır.
Örneğin ilanda:
“Kat mülkiyetli ve iskanlıdır.”
denildiği hâlde taşınmazın tapu ve belediye kayıtlarında farklı bir hukuki durum bulunması alıcı açısından önemli olabilir.
Satıcının İlandaki Yanlış Bilgiden Sorumluluğu Nedir?
Türk Borçlar Kanunu m.219 uyarınca satıcı, alıcıya bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmamasından belirli şartlarla sorumlu olabilir.
Bu nedenle satıcı taşınmazın belirli bir özelliğe sahip olduğunu açıkça bildiriyor ve alıcı bu bilgiye güvenerek satın alma işlemini gerçekleştiriyorsa, söz konusu niteliğin gerçekte bulunmaması ayıptan sorumluluk hükümlerini gündeme getirebilir.
Örneğin satıcı:
“Dairenin net kullanım alanı 160 m²’dir.”
demiş ancak bağımsız teknik ölçüm ve mimari proje incelemesinde net alanın 125 m² olduğu belirlenmiş olabilir.
Bu durumda satıcının:
“Tapu devredildi, artık sorumluluğum yok.”
demesi tek başına yeterli değildir.
Emlakçı İlandaki Yanlış Bilgiden Sorumlu Olabilir mi?
Evet, şartları oluşmuşsa olabilir.
Ancak satıcı ile emlakçının sorumluluğu otomatik olarak aynı değildir.
Öncelikle yanlış bilgiyi kimin oluşturduğu ve emlakçının bu bilginin yanlış olduğunu bilip bilmediği veya mesleki özeni gösterseydi bilmesinin gerekip gerekmediği araştırılmalıdır.
Örneğin satıcı emlakçıya dairenin 120 m² olduğunu söylemiş ancak emlakçı ilanı daha cazip göstermek amacıyla:
“150 m² net”
yazmışsa emlak işletmesinin doğrudan sorumluluğu daha güçlü biçimde gündeme gelebilir.
Buna karşılık satıcı emlakçıya sahte veya yanıltıcı belgeler vermiş ve emlakçının makul şekilde fark edemeyeceği bir durum yaratmışsa sorumluluk değerlendirmesi farklılaşabilir.
“Bilgileri Ev Sahibi Verdi” Demek Emlakçıyı Kurtarır mı?
Her durumda hayır.
Taşınmaz ticaretiyle profesyonel olarak uğraşan işletmelerin mesleki özen yükümlülükleri bulunmaktadır. Emlak işletmesinin ilan verirken mevzuatta öngörülen kurallara uygun hareket etmesi gerekir.
Ancak bu durum emlakçının her teknik ve hukuki bilgiyi bağımsız uzman gibi doğrulamak zorunda olduğu anlamına da gelmez.
Örneğin binanın beton dayanımını emlakçının kendi başına tespit etmesi beklenemez. Buna karşılık tapu belgesinde açıkça “arsa” yazan bir taşınmazı hiçbir inceleme yapmadan “kat mülkiyetli daire” olarak pazarlaması farklı değerlendirilebilir.
Sorumluluk somut olayda emlakçının sahip olduğu bilgi ve belgeler ile mesleki özen yükümlülüğüne göre belirlenir.
Emlakçı Satıcının Söylediği Yanlış Bilgiyi Aynen Yazarsa Ne Olur?
Burada bilginin niteliği önemlidir.
Satıcı:
“Bina 5 yıllık.”
demiş ve emlakçı herhangi bir belge incelemeden bunu ilanına aktarmış olabilir. Daha sonra binanın 25 yıllık olduğu ortaya çıkmışsa emlakçının mesleki özen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği tartışılabilir.
Ancak satıcı binanın geçmişteki gizli kolon hasarını emlakçıdan da saklamışsa ve bu durum olağan incelemeyle fark edilemiyorsa emlakçının sorumluluğu aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.
Bu nedenle her yanlış ilanda:
“Satıcı ve emlakçı kesin birlikte sorumludur.”
demek hukuken doğru değildir.
Emlak İlanlarının Doğrulanması 2026’da Nasıl Yapılıyor?
Türkiye’de taşınmaz ilanlarında Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) uygulaması bulunmaktadır. Sistem, taşınmaz ilanlarının yetkilendirme ve doğrulama süreçlerini güçlendirmeyi amaçlamaktadır.
Ancak bir ilanın EİDS kapsamında yetkilendirilmiş olması, ilandaki bütün teknik, fiziksel ve hukuki bilgilerin devlet tarafından doğrulandığı anlamına gelmez.
Bu ayrım önemlidir.
Bir emlak işletmesinin taşınmazı ilan verme yetkisine sahip olması, ilanda belirtilen:
“150 m² net, depreme dayanıklı, krediye uygun ve otoparklı”
ifadelerinin tamamının kamu otoritesi tarafından doğru kabul edildiği anlamına gelmez.
Güncel EİDS ve taşınmaz ticareti düzenlemeleri için Ticaret Bakanlığı Taşınmaz Ticareti Bilgilendirmeleri üzerinden resmi açıklamalar takip edilebilir.
İlan Platformu da Sorumlu Olabilir mi?
İlan platformlarının hukuki durumu satıcı ve emlakçıdan farklıdır.
Platform yalnızca elektronik ortam sağlayan hizmet sağlayıcı konumunda olabilir. Ancak ilgili mevzuat kapsamında ilanların doğrulanması, yanıltıcı içeriklerin kaldırılması ve belirli yükümlülüklerin yerine getirilmesi bakımından platformlara da sorumluluklar yüklenebilir.
Bununla birlikte alıcının yanlış metrekare nedeniyle uğradığı zarardan ilan platformunun her durumda satıcıyla birlikte doğrudan sorumlu olduğu söylenemez.
Platformun somut olaydaki davranışı ve ilgili mevzuattaki yükümlülüğü ayrıca değerlendirilmelidir.
Yanlış Metrekare Yazılması Halinde Kim Sorumludur?
Öncelikle gerçek metrekare teknik olarak belirlenmelidir.
Örneğin ilan:
“Net 160 m², brüt 185 m²”
demektedir.
Daire satın alındıktan sonra mimar tarafından yapılan ölçüm ve belediyedeki onaylı mimari proje incelemesinde net alanın 125 m² olduğu ortaya çıkmıştır.
Bu durumda satıcının taşınmazı hangi bilgilerle pazarladığı, emlakçıya hangi belgeleri verdiği, emlakçının ilanı kimin talimatıyla hazırladığı ve alıcının satıştan önce hangi bilgileri aldığı araştırılır.
Alıcı açısından bedel indirimi, tazminat ve farkın ağırlığına göre sözleşmeden dönme gündeme gelebilir.
Yanlış Bina Yaşı Yazılması Sorumluluk Doğurur mu?
Önemli farklılıklarda doğurabilir.
Örneğin 25 yıllık bir binanın:
“5 yıllık bina”
şeklinde pazarlanması taşınmazın ekonomik değerini ve alıcının satın alma kararını ciddi biçimde etkileyebilir.
Bina yaşı özellikle deprem güvenliği, bakım ihtiyacı, enerji performansı ve gelecekteki yenileme maliyetleri nedeniyle alıcı açısından önemli olabilir.
Birkaç aylık veya teknik kayıtlardan kaynaklanan küçük farklılıklarla onlarca yıllık bilinçli yanlışlık aynı şekilde değerlendirilmez.
“Depreme Dayanıklı” İlanı Yanlış Çıkarsa Ne Olur?
Bu ifade özellikle dikkatli kullanılmalıdır.
Bir emlakçının veya satıcının hiçbir teknik rapora dayanmadan:
“Depreme %100 dayanıklı.”
şeklinde kesin güvence vermesi ciddi hukuki sorun yaratabilir.
Binanın deprem performansı mühendislik incelemesi gerektiren teknik bir konudur.
Satıştan sonra binanın daha önce riskli yapı incelemesine tabi tutulduğu veya ciddi taşıyıcı sistem sorunlarının bulunduğu ortaya çıkarsa ilan ve satış görüşmelerindeki bu ifadeler önemli delil olabilir.
Hasarlı Binaya “Hasarsız” Yazılırsa Ne Olur?
Satıcının binanın geçmişteki hasarını bildiği hâlde:
“Deprem hasarı bulunmamaktadır.”
şeklinde ilan vermesi, şartları varsa ayıbın hileyle gizlenmesi iddiasını gündeme getirebilir.
Özellikle satıcının geçmişteki mühendislik raporlarından, apartman kararlarından veya resmi hasar tespitlerinden haberdar olduğu ispatlanabiliyorsa hukuki sorumluluğu ağırlaşabilir.
“Krediye Uygun” Denilen Ev Krediye Uygun Çıkmazsa Ne Olur?
“Krediye uygun” ifadesinin neden yanlış çıktığı önemlidir.
Bankanın yalnızca alıcının gelir durumundan dolayı kredi vermemesi ile taşınmazın hukuki veya teknik problemi nedeniyle krediye uygun bulunmaması aynı değildir.
Örneğin taşınmazın projeye aykırı olması, tapu niteliğinin farklı olması veya değerleme açısından ciddi hukuki problem bulunması nedeniyle bankanın kredi kullandırmaması hâlinde ilandaki “krediye uygundur” açıklaması daha önemli hâle gelebilir.
“İskanlı” Denilen Evde İskan Yoksa Ne Yapılır?
İskan yani yapı kullanma izin belgesine ilişkin yanlış bilgi taşınmazın hukuki ve ekonomik durumunu etkileyebilir.
İlanda açıkça:
“İskanı alınmıştır.”
denilmiş ancak belediye kayıtlarında yapı kullanma izin belgesinin bulunmadığı ortaya çıkmışsa alıcının ayıptan doğan hakları gündeme gelebilir.
Özellikle satıcı veya emlakçının bu durumu bildiğinin ispatlanması sorumluluk açısından önemlidir.
“Kat Mülkiyetli” Denilen Taşınmaz Farklı Çıkarsa Ne Olur?
Tapu niteliği doğrudan resmi kayıtlardan kontrol edilebilen önemli bir bilgidir.
Taşınmazın kat mülkiyetli olduğu açıkça belirtilmesine rağmen gerçekte kat irtifakı veya başka bir tapu niteliği bulunması hâlinde yanlış ilanın hukuki sonuçları değerlendirilebilir.
Bu tür bilgiler satıştan önce tapu kayıtları üzerinden mutlaka kontrol edilmelidir.
Otopark ve Depo Daireye Ait Değilse Ne Olur?
İlanda:
“Daireye ait özel kapalı otopark ve depo bulunmaktadır.”
denilmiş ancak satıştan sonra otoparkın ortak alan olduğu veya deponun başka bağımsız bölüme ait olduğu ortaya çıkmış olabilir.
Bu durumda ilan, yönetim planı, mimari proje, tapu kayıtları ve kat mülkiyeti belgeleri birlikte incelenmelidir.
Özel kullanım hakkı ile mülkiyet hakkının birbirinden ayrılması özellikle önemlidir.
Manzara veya Cephe Bilgisi Yanlışsa Dava Açılabilir mi?
Somut olayda ekonomik değeri önemli ölçüde etkiliyorsa mümkün olabilir.
Örneğin:
“Kesintisiz deniz manzaralı ve güney cepheli.”
olarak pazarlanan yüksek bedelli bir konutun aslında kuzey cepheli olması açık bir maddi yanlışlıktır.
Ancak “muhteşem manzara”, “ferah”, “prestijli” gibi subjektif pazarlama ifadeleriyle objektif olarak doğrulanabilecek fiziksel özellikler birbirinden ayrılmalıdır.
İlandaki Yanlış Bilgi Nedeniyle Kapora Geri Alınabilir mi?
Şartları varsa evet.
Alıcı, ilandaki belirli bir özelliğe güvenerek kapora veya başka isim altında ödeme yapmış olabilir.
Örneğin ilanda:
“Kat mülkiyetli, krediye uygun.”
denilen taşınmazın gerçekte hukuki niteliğinin farklı olduğu anlaşılmış ve alıcı bu nedenle satıştan vazgeçmiş olabilir.
Ödenen tutarın hukuki niteliğine göre iadesi talep edilebilir.
Ancak halk arasında “kapora” denilen her ödemenin hukuken aynı niteliğe sahip olmadığı unutulmamalıdır.
İlan Yanlışsa Emlakçı Komisyonu Ödenmek Zorunda mıdır?
Bu da somut sözleşmeye göre değerlendirilmelidir.
Emlak işletmesinin verdiği yanlış bilgi nedeniyle satış gerçekleşmemiş veya hizmet gereği gibi ifa edilmemişse komisyon hakkı ve varsa ödenen ücretin iadesi tartışılabilir.
Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamındaki hizmet sözleşmesi ve aracılık faaliyetinin nasıl yürütüldüğü incelenmelidir.
Alıcı İlandaki Bilginin Yanlış Olduğunu Satıştan Önce Biliyorsa Ne Olur?
Bu çok önemlidir.
Alıcı satıştan önce gerçek durumu öğrenmiş ve buna rağmen taşınmazı satın almışsa sonradan aynı hususu ayıp olarak ileri sürmesi güçleşebilir.
Örneğin ilanda yanlışlıkla:
“150 m² net”
yazılmış ancak satıştan önce alıcıya mimari proje verilmiş, profesyonel ölçüm yapılmış ve net alanın 125 m² olduğu açıkça bildirilmiş olabilir.
Alıcı bunu bilerek satın aldıysa değerlendirme değişir.
Satıcı “İlanı Emlakçı Hazırladı, Ben Sorumlu Değilim” Diyebilir mi?
Bu savunma her durumda sonuç doğurmaz.
Emlakçı satıcı adına ve onun verdiği bilgilerle hareket etmişse ilan içeriği satıcının ayıptan doğan sorumluluğunun değerlendirilmesinde kullanılabilir.
Öte yandan emlakçı satıcının bilgisi dışında tamamen kendi inisiyatifiyle yanlış bilgiler eklediyse emlakçının ayrıca sorumluluğu gündeme gelebilir.
Bu nedenle ilanı kimin hazırladığı kadar yanlış bilginin kaynağının kim olduğu önemlidir.
Satıcı ve Emlakçı Birlikte Sorumlu Tutulabilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet.
Örneğin satıcı taşınmazın gerçek net alanının 120 m² olduğunu bilmesine rağmen emlakçıya:
“150 m² net yaz.”
demiş ve emlakçı da gerçek durumu bildiği hâlde ilanı bu şekilde yayımlamış olabilir.
Bu durumda her iki tarafın hukuki sorumluluğu gündeme gelebilir.
Ancak hangi zarar kaleminden hangi hukuki sebebe dayanılarak sorumluluk doğduğu ayrıca belirlenmelidir.
Yanlış İlan Nedeniyle Satıştan Dönülebilir mi?
Yanlış bilgi taşınmazda bulunmayan önemli bir niteliğe ilişkinse ve ayıptan sorumluluğun diğer şartları gerçekleşmişse sözleşmeden dönme gündeme gelebilir.
TBK m.227 kapsamında alıcı şartlarına göre satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönebilir.
Ancak çok küçük veya ekonomik açıdan önemsiz yanlışlıklarda satıştan dönme yerine bedel indirimi daha uygun olabilir.
Satış Bedelinden İndirim İstenebilir mi?
Evet.
Alıcı taşınmazı elinde tutmak istiyorsa ayıp oranında satış bedelinden indirim talep edebilir.
Örneğin özel kapalı otoparkı olduğu belirtilen dairenin gerçekte böyle bir hakkı bulunmuyorsa taşınmazın vaat edilen durumdaki değeri ile gerçek durumdaki değeri bilirkişi tarafından karşılaştırılabilir.
Aradaki değer farkı bedel indirimi hesabında dikkate alınabilir.
Ayrıca Tazminat İstenebilir mi?
Şartları gerçekleşmişse evet.
Yanlış bilgi nedeniyle alıcının ayrıca zarara uğraması hâlinde bu zararların tazmini gündeme gelebilir.
Örneğin alıcı ekspertiz, kredi, taşınma veya başka masraflar yapmış olabilir.
Ancak her masraf otomatik olarak satıcı veya emlakçıdan alınmaz. Zarar ile hukuka aykırı davranış arasındaki uygun illiyet bağı ayrıca değerlendirilir.
Yanlış İlan Dolandırıcılık Suçu Oluşturur mu?
Her yanlış emlak ilanı dolandırıcılık değildir.
Basit bir hata veya hukuki uyuşmazlık ile ceza hukuku anlamında hileli davranış birbirinden ayrılmalıdır.
Ancak satıcı veya başka bir kişi alıcıyı yanıltmak amacıyla bilinçli ve nitelikli hileli davranışlarda bulunmuş, gerçeği gizlemiş ve bunun sonucunda haksız yarar sağlamışsa ceza hukuku açısından ayrıca inceleme yapılabilir.
Özel hukukta ayıp bulunması otomatik olarak dolandırıcılık suçunun oluştuğu anlamına gelmez.
Yanlış Gayrimenkul İlanı Nereye Şikâyet Edilebilir?
Taşınmaz ticareti ve yanıltıcı ticari uygulamalar açısından somut olayın niteliğine göre Ticaret Bakanlığı ve ilgili idari mercilere başvuru imkânları gündeme gelebilir.
Tüketiciler ayrıca uyuşmazlığın parasal değeri ve niteliğine göre Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi yollarını değerlendirebilir.
Tüketici başvuruları için resmi Ticaret Bakanlığı Tüketici Bilgi Sistemi üzerinden güncel başvuru yolları kontrol edilebilir.
İlan Silinmeden Önce Ne Yapılmalıdır?
İlanın delil olarak korunması gerekir.
Yalnızca telefon ekranında tek bir görüntü almak yerine mümkünse ilanın tamamı, ilan numarası, tarih, satıcı veya emlak işletmesinin adı, taşınmazın fotoğrafları ve yanlış bilgi içeren bölüm birlikte kaydedilmelidir.
WhatsApp ve e-posta görüşmeleri de korunmalıdır.
Yüksek değerli uyuşmazlıklarda ilan içeriğinin daha güçlü biçimde tespit edilmesi için noter tespiti veya mahkeme yoluyla delil tespiti gibi yöntemler somut olayda değerlendirilebilir.
Ekran Görüntüsü Tek Başına Yeterli midir?
Kullanılabilir bir delildir ancak her durumda tek başına yeterli olmayabilir.
Karşı taraf:
“Bu ekran görüntüsü değiştirilmiş.”
veya
“Bu ilan benim taşınmazıma ait değil.”
şeklinde itiraz edebilir.
Bu nedenle ekran görüntüsünü başka delillerle desteklemek önemlidir.
İlan numarası, mesajlaşmalar, emlakçıyla yapılan görüşmeler, satış sözleşmesi ve teknik belgeler birlikte daha güçlü bir ispat yapısı oluşturabilir.
Örnek: Net 160 m², Otoparklı ve İskanlı Denilen Dairenin Farklı Çıkması
Ankara Çankaya’da A’nın internet ilanında gördüğü bir daireyi 11.000.000 TL’ye satın aldığını düşünelim. İlanda taşınmaz:
“160 m² net, kat mülkiyetli, iskanlı ve daireye ait özel kapalı otoparklı.”
olarak tanıtılmıştır.
Satıştan sonra A’nın yaptırdığı teknik ölçümde dairenin yaklaşık 128 m² net olduğu ortaya çıkmıştır.
Belediye ve proje incelemesinde otopark alanının bağımsız bölüme özel mülkiyet olarak tahsis edilmediği anlaşılmıştır.
Ayrıca satış öncesindeki WhatsApp görüşmelerinde emlakçı:
“160 m² tamamen net kullanım alanıdır, otopark daireye özeldir.”
şeklinde açık açıklamalar yapmıştır.
Satıcı ile emlakçı arasındaki mesajların daha sonra elde edilmesi hâlinde satıcının da gerçek alanı bildiği ancak ilanı değiştirmediği anlaşılırsa hem satıcı hem emlak işletmesi bakımından sorumluluk daha ciddi biçimde gündeme gelebilir.
Alıcı bu durumda somut şartlara göre satıştan dönme, bedel indirimi ve zararlarının tazmini seçeneklerini değerlendirebilir.
Bu nedenle Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, yanlış gayrimenkul ilanlarından doğan uyuşmazlıklarda yalnızca ilan ekran görüntüsüne dayanılmaması; tapu ve belediye kayıtlarının, mimari projenin, teknik ölçümlerin, satıcı-emlakçı arasındaki bilgi akışının ve satış öncesindeki WhatsApp veya e-posta görüşmelerinin birlikte incelenmesinin özellikle önemli olduğunu belirtmektedir.
2026’da Yanlış Gayrimenkul İlanıyla Karşılaşan Alıcı Ne Yapmalıdır?
Yanlışlık satıştan önce fark edilmişse ödeme yapılmadan önce taşınmazın tapu ve belediye kayıtları kontrol edilmelidir. Satış gerçekleştikten sonra fark edilmişse ilan derhal kaydedilmeli, satıcı ve emlakçıyla yapılan yazışmalar korunmalı ve yanlışlığın türüne göre teknik veya hukuki belge temin edilmelidir.
Metrekare sorunu varsa profesyonel ölçüm ve mimari proje, iskan problemi varsa belediye kayıtları, tapu niteliği sorunu varsa tapu kayıtları, deprem veya yapı hasarı iddiası varsa mühendislik raporları incelenmelidir.
Ardından satıcı ve gerekiyorsa emlak işletmesine yazılı bildirim yapılarak bedel indirimi, sözleşmeden dönme, ücret iadesi veya tazminat seçeneklerinden uygun olanı belirlenmelidir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Yanlış Emlak İlanlarından Doğan Davalar
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’daki yoğun gayrimenkul piyasasında ilanlardaki net-brüt metrekare farklılıkları, yanlış bina yaşı, gerçeğe aykırı otopark ve depo bilgileri, iskan ve tapu niteliği sorunları, deprem hasarının gizlenmesi ve krediye uygunluk açıklamaları önemli uyuşmazlıklara neden olabilmektedir.
Özellikle milyonlarca liralık konut satışlarında ilandaki tek bir yanlış özellik dahi taşınmazın piyasa değerinde ciddi fark yaratabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, yanlış ve yanıltıcı gayrimenkul ilanları, ayıplı taşınmaz satışları, emlakçı ve satıcı sorumluluğu, bedel indirimi, satıştan dönme, delil tespiti ve tazminat uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Emlak ilanındaki bilgiler yanlış çıkarsa dava açılabilir mi?
Yanlış bilgi taşınmazın önemli bir niteliğine ilişkinse ve alıcı bu bilgi nedeniyle zarara uğramışsa satıcı ve şartları varsa emlak işletmesine karşı hukuki talepler gündeme gelebilir.
2. İlanda yanlış metrekare yazılmasından kim sorumludur?
Bilginin kaynağı, ilanı kimin hazırladığı ve tarafların gerçek durumu bilip bilmediği araştırılır. Satıcı, emlakçı veya şartları varsa her ikisinin sorumluluğu gündeme gelebilir.
3. Satıcı “ilanı emlakçı hazırladı” diyerek sorumluluktan kurtulur mu?
Her durumda hayır. Emlakçı satıcının verdiği bilgiler doğrultusunda hareket etmişse satıcının sorumluluğu devam edebilir.
4. Emlakçı “bilgileri ev sahibi verdi” derse sorumlu olmaz mı?
Otomatik olarak sorumluluktan kurtulmaz. Profesyonel emlak işletmesinin mesleki özen yükümlülüğü somut olayda ayrıca değerlendirilir.
5. Yanlış ilan nedeniyle ev satışından dönülebilir mi?
Yanlış bilgi önemli bir ayıp oluşturuyorsa ve diğer şartlar gerçekleşmişse sözleşmeden dönme mümkün olabilir. Daha küçük farklılıklarda bedel indirimi gündeme gelebilir.
6. İlan ekran görüntüsü mahkemede delil olur mu?
Evet. Ancak ilan numarası, yazışmalar, sözleşmeler ve resmi kayıtlarla desteklenmesi ispat gücünü artırabilir.
7. “Depreme dayanıklı” denilen bina riskli çıkarsa satıcı sorumlu olur mu?
Satıcının açık güvence vermesi ve yapısal problemin satış tarihinde mevcut olması hâlinde ayıptan doğan sorumluluk gündeme gelebilir. Teknik raporlar önemlidir.
8. “Krediye uygun” denilen eve banka kredi vermezse tazminat alınabilir mi?
Kredinin neden verilmediğine bakılır. Sorun alıcının mali durumundan değil taşınmazın gizlenen hukuki veya teknik özelliğinden kaynaklanıyorsa yanlış ilan iddiası güçlenebilir.
9. Emlakçı komisyonu geri alınabilir mi?
Emlak işletmesinin yanlış veya yanıltıcı bilgi vermesi nedeniyle hizmetin gereği gibi yerine getirilmediği durumlarda sözleşmenin içeriğine göre ücret iadesi gündeme gelebilir.
10. Yanlış emlak ilanı nereye şikâyet edilir?
Somut olayın niteliğine göre Ticaret Bakanlığı, tüketici uyuşmazlığı mercileri ve diğer yetkili idari kurumlara başvuru değerlendirilebilir. Tazminat ve sözleşmeden dönme talepleri için ayrıca özel hukuk yollarına başvurulması gerekebilir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İletişim
Gayrimenkul ilanında yanlış bilgi bulunduğu anlaşıldığında ilanın silinmesini beklemeden delillerin korunması önemlidir. İlan ekran görüntüsü, ilan numarası, WhatsApp ve e-posta yazışmaları, tapu ve belediye kayıtları, mimari proje ve teknik ölçümler birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle yanlış bilginin satıcıdan mı yoksa emlak işletmesinden mi kaynaklandığının belirlenmesi, doğru kişiye karşı doğru hukuki talebin yöneltilmesi açısından kritik önemdedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, gayrimenkul satışları ve ayıplı taşınmaz uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır. Tel: +90 532 769 22 22 | Ofis: +90 312 434 22 22 | E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr | Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Satıcı veya emlak işletmesinin sorumluluğu; yanlış bilginin niteliği, kaynağı, satış üzerindeki etkisi, tarafların bilgisi ve somut olayın delilleri birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.




