
Arsanın İmarı Sonradan İptal Edilirse Yatırımcı Ne Yapabilir? 2026 Güncel Rehber
18 Ağustos 2026
Komşu Parseldeki Kaçak İnşaat Manzarayı veya Taşınmaz Değerini Etkilerse Ne Yapılır? 2026 Güncel Rehber
18 Ağustos 202618. madde imar uygulaması sonucunda arsanız başka yere taşındıysa dava açabilir misiniz? Aynı yerden parsel verilmesi, eşdeğerlik, DOP, parselasyon iptal davası ve dava süresi hakkında 2026 rehberi.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi kapsamında yapılan arazi ve arsa düzenlemesi sonucunda bir taşınmazın eski kadastro sınırlarının değişmesi ve malike farklı bir imar parselinden yer verilmesi mümkündür. Ancak belediyenin “imar uygulaması yapıyoruz” diyerek malikin değerli bir konumdaki taşınmazını hiçbir teknik veya hukuki gerekçe olmadan başka bir bölgeye taşıması mümkün değildir. Güncel Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik uyarınca düzenlemeye giren parsellerin tahsisinin mümkün olduğunca düzenleme öncesindeki parselin bulunduğu yerden yapılması esastır. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
Bu nedenle imar uygulamasından önce ana cadde üzerinde, ticari değeri yüksek veya yapılaşma koşulları avantajlı bir taşınmaza sahipken uygulama sonrasında çok daha düşük değerli, uzak veya dezavantajlı bir parsel verilmişse parselasyon işleminin iptali için idare mahkemesinde dava açılması gündeme gelebilir. Nitekim Danıştay, eski taşınmazın bulunduğu yerden uzakta ve daha düşük yapılaşma koşullarına sahip bir parsel verilmesini hukuka aykırı bulan mahkeme kararını onamıştır. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
18. Madde İmar Uygulamasında Arsanın Yeri Değişebilir mi?
Evet.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi belediyelere imar sınırları içerisindeki arazi ve arsaları maliklerin ayrıca muvafakatini almaksızın birleştirme, imar planına uygun ada ve parsellere ayırma ve hak sahiplerine yeniden dağıtma yetkisi vermektedir. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
Bu nedenle:
“Benim tapum burada, belediye parselimin sınırlarını hiçbir şekilde değiştiremez.”
şeklindeki düşünce doğru değildir.
- madde uygulamasının temel amacı zaten kadastro parsellerini imar planına uygun imar parsellerine dönüştürmektir.
Ancak belediyenin dağıtım yetkisi sınırsız değildir.
Belediye Arsayı İstediği Yere Taşıyabilir mi?
Hayır.
2020 tarihli Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin parselasyon planlarının yapımı ve dağıtım esaslarını düzenleyen hükümlerine göre tahsislerin mümkün olduğunca düzenleme öncesindeki parselin bulunduğu yerden yapılması gerekir. Parsel kamu veya umumi hizmet alanına denk geliyorsa diğer tahsisler ve teknik zorunluluklar dikkate alınarak yakın ve tahsise uygun imar parsellerinden yer verilmesi esastır. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
Dolayısıyla belediyenin hiçbir gerekçe göstermeden:
A bölgesindeki değerli taşınmazı alıp B bölgesindeki daha düşük değerli bir parsele taşıması
hukuki denetime tabidir.
“Aynı Yerden Tahsis” İlkesi Nedir?
Parselasyon hukukundaki en önemli ilkelerden biridir.
İmar uygulamasından önce malikin taşınmazının bulunduğu yer ile uygulamadan sonra verilen imar parselinin mümkün olduğunca örtüşmesi amaçlanır.
Tam olarak aynı sınırların korunması her zaman mümkün değildir.
Çünkü yeni:
yollar, parklar, imar adaları, kamu alanları ve yapılaşma düzenleri
oluşturulmaktadır.
Ancak teknik olarak mümkün olduğu hâlde malike eski parselinden çok uzak bir yer verilmesi hukuka aykırılık oluşturabilir.
Danıştay’ın yerleşik yaklaşımında da yeni imar parsellerinin mümkün mertebe eski parselin bulunduğu yerde veya yakınında tahsis edilmesi ilkesi önem taşımaktadır. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
Arsanın Tam Olarak Aynı Yerde Kalması Zorunlu mudur?
Hayır.
Buradaki kritik ifade “mümkün olduğunca” şeklindedir.
Örneğin eski parselin önemli kısmı yeni imar planında:
yol, park, okul, sağlık tesisi veya başka bir kamu hizmet alanına
denk gelmiş olabilir.
Bu durumda eski parselin tam üzerinden yeni özel mülkiyet parseli oluşturulması mümkün olmayabilir.
Böyle bir teknik zorunluluk varsa yakın ve uygun başka bir imar parselinden tahsis yapılması gündeme gelebilir. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
Arsam Ana Cadde Üzerindeyken Arka Sokağa Taşındıysa Dava Açabilir miyim?
Bu durum parselasyon davası açısından ciddi biçimde incelenmelidir.
Örneğin eski taşınmaz:
ana cadde üzerinde, ticaret alanında ve yüksek yapılaşma hakkına sahip
olsun.
- madde uygulamasından sonra malike:
ara sokakta, daha düşük ticari potansiyele veya daha düşük yapılaşma hakkına sahip
bir taşınmaz verilmiş olsun.
Sadece metrekare hesabının doğru olması işlemi otomatik olarak hukuka uygun hâle getirmez.
Danıştay’ın bir kararında eski parselin bulunduğu yerden yaklaşık 600 metre uzakta, daha az katlı imar düzenine tabi ve daha dezavantajlı konumdaki taşınmazdan tahsis yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
Metrekare Aynıysa Dava Açılamaz mı?
Açılabilir.
Parselasyon işlemlerinde yalnızca yüzölçümü dikkate alınmaz.
İki taşınmazın her ikisi de 1.000 metrekare olabilir ancak ekonomik değerleri tamamen farklı olabilir.
Bir parsel:
ana cadde cepheli, düz, ticaret alanında ve yüksek yapılaşma hakkına sahipken,
diğeri:
eğimli, iç bölgede ve daha düşük yapılaşma hakkına sahip
olabilir.
Bu nedenle “aynı metrekare verildi” savunması tek başına işlemin hukuka uygun olduğunu göstermeyebilir.
Arsanın Değeri Düşmüşse Bu Tek Başına Dava Sebebi midir?
Her değer kaybı otomatik olarak parselasyon işlemini hukuka aykırı hâle getirmez.
Öncelikle değer kaybının neden kaynaklandığı araştırılmalıdır.
Eğer farklı yerde tahsis yapılması imar planının zorunlu sonucuysa ve teknik olarak başka çözüm bulunmuyorsa işlem hukuka uygun olabilir.
Ancak aynı yerden veya yakınından tahsis yapılması mümkün olduğu hâlde malikin daha dezavantajlı bir bölgeye taşınması farklı değerlendirilir.
Belediye “Teknik Zorunluluk Vardı” Derse Ne Olur?
İdarenin bu iddiasının teknik olarak incelenmesi gerekir.
Parselasyon davalarında bu nedenle keşif ve bilirkişi incelemesi son derece önemlidir.
Bilirkişiler eski ve yeni parselleri karşılaştırarak:
eski parselden tahsis mümkün müydü, yakın bölgede uygun imar parseli var mıydı, dağıtım tekniği doğru mu, diğer maliklere nasıl tahsis yapıldı, düzenleme sınırı doğru mu
gibi konuları inceleyebilir.
Danıştay kararlarında da keşif ve bilirkişi incelemeleri parselasyon uyuşmazlıklarının çözümünde önemli rol oynamaktadır. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
Komşunun Arsası Yerinde Kalırken Benim Arsam Taşındıysa Ne Olur?
Bu durum özellikle araştırılmalıdır.
Örneğin aynı imar adasında bulunan iki taşınmazdan birinin sahibine eski yerinden tahsis yapılmış, diğer malik ise kilometrelerce uzağa taşınmış olabilir.
Teknik ve hukuki bir gerekçe bulunmuyorsa dağıtım ilkeleri ve eşitlik açısından hukuka aykırılık iddiası gündeme gelebilir.
Ancak yalnızca komşunun yerinde kalmış olması tek başına dava kazanılacağı anlamına gelmez.
Her iki taşınmazın imar planındaki konumu ve dağıtım koşulları karşılaştırılmalıdır.
Arsam Ticaret Alanındaydı, Konut Alanından Yer Verildi: Dava Açılabilir mi?
Bu tür bir tahsis ekonomik açıdan önemli sonuç doğurabilir.
Eski parselin ticari kullanım potansiyeli bulunurken yeni parselin farklı kullanım veya daha düşük ekonomik koşullara sahip olması durumunda eşdeğerlik ve dağıtım ilkeleri açısından inceleme yapılmalıdır.
Danıştay kararlarında eski ve yeni parsellerin imar koşulları ve konumları arasındaki farklılıkların dikkate alındığı görülmektedir. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
Dört Kat İmarlı Yerden Üç Kat İmarlı Yere Taşınırsa Ne Olur?
Bu da önemli bir uyuşmazlık sebebi olabilir.
Danıştay’ın daha önce verdiği bir kararda eski taşınmazın dört katlı yapılaşma düzenine tabi olduğu hâlde malike daha uzakta üç katlı yapılaşma düzenine tabi bir yer verilmesi hukuka uygun bulunmamıştır. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
Dolayısıyla yapılaşma kapasitesindeki düşüş parselasyon işleminin hukuka uygunluğu değerlendirilirken önem taşıyabilir.
Müstakil Arsam Hisseli Hâle Getirilebilir mi?
Bazı durumlarda mümkündür.
Parselasyon uygulaması sonucunda malike müstakil parsel verilmesi teknik veya hukuki nedenlerle mümkün olmayabilir.
Ancak hisselendirme de keyfî şekilde yapılamaz.
Özellikle malikin çok sayıda kişiyle birlikte hissedar hâline getirilmesi ve bunun taşınmazın kullanımını ciddi biçimde güçleştirmesi durumunda dağıtımın hukuka uygunluğu araştırılmalıdır.
Danıştay’ın güncel kararlarında da parselasyon sonucunda ortaya çıkan hisseli mülkiyet yapısının dağıtım esasları bakımından incelendiği görülmektedir. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
Arsamın Şekli Bozulduysa Dava Açabilir miyim?
Somut duruma göre mümkün olabilir.
Örneğin eski taşınmaz düzenli geometrik yapıya sahipken yeni parsel:
çok dar, düzensiz, yapılaşmayı zorlaştıran veya ekonomik kullanımını azaltan
bir şekle dönüşmüş olabilir.
Yeni parselin imar planına ve minimum parsel büyüklüklerine uygun olması gerekir. Güncel yönetmelik, imar planına ve mevzuata aykırı şekilde minimum parsel büyüklüğünün altında parsel oluşturulamayacağını düzenlemektedir. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
DOP Kesintisi ile Arsanın Yerinin Değişmesi Aynı Şey midir?
Hayır.
Bunlar parselasyon işleminin farklı unsurlarıdır.
DOP, düzenlemeye giren taşınmazdan belirli umumi ve kamu hizmet alanlarının karşılanması amacıyla yapılan kesintidir.
Dağıtım ve tahsis ise DOP sonrasında kalan hakkın hangi imar parselinden karşılanacağını belirler.
Dolayısıyla DOP hesabı tamamen doğru olduğu hâlde dağıtım işlemi hukuka aykırı olabilir.
Bu ayrım parselasyon davalarında son derece önemlidir.
DOP Oranı Doğruysa Yine de Dava Açılabilir mi?
Evet.
Örneğin belediye taşınmazdan hukuka uygun oranda DOP kesmiş olabilir.
Ancak kalan hakkı eski taşınmazın bulunduğu yerde karşılamak mümkünken malike çok uzakta ve daha düşük değerli bir parsel vermiş olabilir.
Bu durumda uyuşmazlık DOP oranından değil dağıtım ve tahsis işleminden kaynaklanır.
Arsanın Bir Kısmı Yol veya Parkta Kalıyorsa Başka Yerden Yer Verilebilir mi?
Evet.
Eski parsel imar planında tamamen veya kısmen umumi ya da kamu hizmet alanına denk geliyorsa aynı yerde tahsis teknik olarak mümkün olmayabilir.
Güncel yönetmelik böyle durumlarda, diğer parsellerin tahsisinden sonra teknik zorunluluklar da dikkate alınarak en yakın ve tahsise uygun imar parsellerinden tahsis yapılmasını öngörmektedir. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
Ancak burada da:
“Nasıl olsa eski parsel parkta kaldı, istediğimiz yerden veririz.”
yaklaşımı geçerli değildir.
Yakınlık ve tahsise uygunluk araştırılmalıdır.
Belediye Arsayı Başka Mahalleye Taşıyabilir mi?
Teorik olarak düzenleme sahasının büyüklüğüne ve teknik zorunluluklara bağlı olarak eski parselden farklı bir bölgede tahsis gündeme gelebilir.
Ancak mesafe arttıkça tahsisin neden eski parselin yakınından yapılamadığı daha önemli hâle gelir.
Özellikle eski ve yeni parseller arasında ciddi ekonomik ve yapılaşma farkları varsa işlem ayrıntılı incelenmelidir.
İmar Uygulamasıyla Arsam Küçüldüyse Dava Açabilir miyim?
Arsanın yüzölçümünün azalması tek başına hukuka aykırılık anlamına gelmez.
3194 sayılı Kanun’un 18. maddesi kapsamında DOP kesintisi yapılabilir. Güncel düzenlemelerde DOP’un düzenlemeye tabi taşınmazların düzenleme öncesi yüzölçümünün yüzde 45’ini geçemeyeceği belirtilmektedir. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
Ancak DOP oranı, önceki kesintiler ve kamu alanlarının hesabı hatalıysa ayrıca dava sebebi ortaya çıkabilir.
Daha Önce Yola Terk Yaptıysam Ne Olur?
Taşınmazın geçmişte yola terk veya başka bir bedelsiz terk işlemine konu olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır.
Önceki işlemlerin yeni DOP hesabında nasıl dikkate alınacağı işlemin tarihine ve hukuki niteliğine göre değişebilir.
Bu nedenle yalnızca mevcut tapu kaydına bakılması yeterli değildir.
Parselasyon İşlemine Karşı Hangi Dava Açılır?
İmar uygulaması idari işlem niteliğinde olduğundan hukuka aykırılık bulunması hâlinde parselasyon işleminin iptali istemiyle idare mahkemesinde iptal davası açılması gündeme gelir.
Dava konusu işlemin niteliğine göre belediye encümeni kararı ve ilgili parselasyon işlemleri incelenir.
Parselasyon Davasında Neler İncelenir?
Mahkeme yalnızca:
“Kaç metrekare gitti?”
sorusuna bakmaz.
Düzenleme sınırı, DOP hesabı, eski ve yeni parsellerin konumu, tahsis şekli, imar fonksiyonları, yapılaşma koşulları ve dağıtımın teknik zorunluluklara uygunluğu birlikte incelenebilir.
Bu nedenle parselasyon davaları ciddi teknik inceleme gerektirir.
Parselasyon İşlemi Malike Tebliğ Edilmeli mi?
Bu konu dava süresi açısından özellikle önemlidir.
Danıştay Altıncı Dairesinin yaklaşımına göre 3194 sayılı Kanun’un 18. maddesi kapsamında yapılan parselasyon işlemi parsel bazında sonuç doğuran bireysel işlem niteliği taşıdığından, ilan yanında ilgilisine yazılı olarak tebliğ edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. (Danıştay)
Dolayısıyla malikin işlemi ne zaman ve nasıl öğrendiği dava süresi açısından önem taşıyabilir.
Dava Açma Süresi Kaçırılırsa Ne Olur?
İdari davalarda süre konusu kritik önemdedir. Parselasyon işleminin ilanı, tebliği, malikin işlemi öğrenme tarihi ve varsa idari başvuruların süreye etkisi somut dosyada birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle tapusunun değiştiğini fark eden malik:
“Belediyeye sonra giderim.”
şeklinde hareket etmemelidir.
Öncelikle parselasyon kararının tarihi, ilan ve tebliğ belgeleri temin edilmelidir.
Danıştay da yazılı olarak tebliğ edilmeyen parselasyon işlemleri bakımından öğrenme ve tebliğ tarihinin dava süresindeki önemini vurgulamaktadır. (Danıştay)
Belediyeye İtiraz Etmeden Dava Açılabilir mi?
Somut işlemin niteliğine göre idari başvuru ve doğrudan dava seçenekleri değerlendirilmelidir.
Ancak belediyeye yapılan her dilekçenin dava süresini otomatik olarak yeniden başlattığı düşünülmemelidir.
Bu nedenle itiraz yapılacaksa dava süresi ayrıca hesaplanmalıdır.
Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?
Şartları varsa evet.
Parselasyon işleminin uygulanması nedeniyle taşınmazın üçüncü kişilere devredilmesi, yeni yapılaşmaların başlaması veya telafisi güç sonuçların ortaya çıkması ihtimali varsa iptal davasıyla birlikte yürütmenin durdurulması talep edilebilir.
Ancak yürütmenin durdurulması otomatik değildir; kanuni koşullar mahkeme tarafından değerlendirilir.
Parselasyon İptal Edilirse Eski Arsama Geri Döner miyim?
İptal kararı idarenin hukuka aykırı işlemini ortadan kaldırması ve mahkeme kararını uygulaması sonucunu doğurur.
Ancak:
“Mahkeme kazanınca eski tapum aynı şekilde geri gelir.”
şeklinde otomatik bir sonuç varsayılmamalıdır.
Aradan geçen sürede yeni parseller tescil edilmiş, üçüncü kişilere satılmış, yapılar yapılmış veya yeni idari işlemler tesis edilmiş olabilir.
İdarenin mahkeme kararını nasıl uygulayacağı somut durum üzerinden değerlendirilmelidir.
Belediye Mahkeme Kararına Uymak Zorunda mı?
Evet.
İdare, kesinleşmesi gerekmeyen yürütülebilir yargı kararlarının gereklerini anayasal ve yasal kurallar çerçevesinde yerine getirmek zorundadır.
Ancak uygulamanın teknik biçimi, parselasyonun mevcut durumu ve sonradan ortaya çıkan mülkiyet ilişkilerine göre ayrıca değerlendirilir.
Değer Kaybı İçin Tazminat İstenebilir mi?
Her hukuka aykırı parselasyon işlemi otomatik olarak belirli miktarda tazminat hakkı doğurmaz.
Öncelikle işlemin iptali ve zararın niteliği değerlendirilmelidir.
Hukuka aykırı idari işlem nedeniyle somut ve ispatlanabilir zarar ortaya çıkmışsa şartlarına göre idareye karşı tam yargı davası seçeneği ayrıca değerlendirilebilir.
Arsayı Satın Aldıktan Sonra Eski 18. Madde Uygulamasını Fark Edersem Ne Olur?
Bu nedenle arsa satın almadan önce parselasyon geçmişinin araştırılması önemlidir.
Yeni tapudaki parsel:
eski kadastro parselinin nereden geldiğini, ne kadar DOP kesildiğini ve hangi parsellerden tahsis yapıldığını
tek başına göstermeyebilir.
Özellikle yüksek bedelli arsa yatırımlarında kök parsel incelemesi yapılmalıdır.
Örnek 1: Ana Cadde Arsası Arka Bölgeye Taşınıyor
Malikin 2.000 metrekarelik taşınmazı ana cadde üzerinde ticaret alanında bulunuyor.
- madde uygulaması sonucunda DOP kesildikten sonra kalan hakkı aynı bölgede karşılamak mümkün olmasına rağmen malike yaklaşık 700 metre içeride daha düşük ticari değere sahip parsel veriliyor.
Bu durumda aynı yerden veya yakınından tahsis ilkesine aykırılık iddiasıyla parselasyon işleminin iptali değerlendirilebilir.
Örnek 2: Eski Parsel Yol Alanında Kalıyor
Malikin eski parselinin tamamı yeni imar planında yol alanında kalıyor.
Bu durumda aynı yerden özel mülkiyet parseli verilmesi mümkün olmayabilir.
Belediye yakın ve tahsise uygun başka bir imar parselinden yer verebilir. Ancak tahsisin neden o parselden yapıldığı yine teknik ve hukuki denetime tabidir. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
Örnek 3: Dört Katlı Yerden Üç Katlı Yere Tahsis
Eski taşınmaz dört katlı yapılaşma hakkına sahipken malik daha uzakta üç katlı ve daha düşük ekonomik potansiyele sahip alana taşınıyor.
Danıştay geçmişte benzer nitelikteki bir uygulamayı hukuka aykırı bulan mahkeme kararını onamıştır. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
Bu nedenle yalnızca yüzölçümü değil imar hakkı ve konum farklılığı da dikkate alınmalıdır.
Örnek 4: Müstakil Malik Çok Hisseli Parsele Alınıyor
Malik uygulama öncesinde taşınmazın tek sahibidir.
Parselasyon sonucunda onlarca kişiyle aynı imar parselinde hissedar hâline getirilmiştir.
Teknik olarak daha uygun bir dağıtım yapılması mümkünse hisselendirme ve tahsis işleminin hukuka uygunluğu ayrıca araştırılmalıdır.
İmar Uygulamasından Sonra Hangi Belgeler Alınmalıdır?
Dava değerlendirmesi yapılırken eski tapu kaydı, yeni tapu kaydı, kök parsel kayıtları, parselasyon planı, dağıtım ve tahsis cetvelleri, DOP hesabı, düzenleme sınırı, belediye encümeni kararı, imar planları ve plan notları birlikte incelenmelidir.
Ayrıca eski ve yeni parsellerin konumlarının harita üzerinde karşılaştırılması gerekir.
Sadece tapu senedindeki metrekare bilgisine bakarak parselasyon işleminin hukuka uygunluğu değerlendirilemez.
Sıkça Sorulan Sorular
18. madde uygulamasında belediye arsamın yerini değiştirebilir mi?
Evet. Ancak tahsis mümkün olduğunca eski parselin bulunduğu yerden yapılmalıdır. Teknik zorunluluklar varsa farklı tahsis yapılabilir. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
Arsam başka yere taşındıysa dava açabilir miyim?
Tahsis ve dağıtım ilkelerine aykırılık varsa parselasyon işleminin iptali için idare mahkemesinde dava açılması değerlendirilebilir.
Aynı metrekarede arsa verilmişse dava açılamaz mı?
Açılabilir. Konum, yapılaşma hakkı ve diğer dağıtım koşulları da önemlidir.
Ana cadde üzerindeki arsam iç sokağa taşınabilir mi?
Teknik zorunluluk bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Eski parsele yakın tahsis mümkün olduğu hâlde ciddi ölçüde dezavantajlı yer verilmesi dava konusu olabilir. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
Eski parselim parkta kalıyorsa aynı yerden tahsis zorunlu mudur?
Hayır. Kamu veya umumi hizmet alanında kalan parseller bakımından yakın ve tahsise uygun imar parsellerinden tahsis gündeme gelebilir. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
DOP doğru hesaplanmış olsa bile dava açılabilir mi?
Evet. DOP hesabının doğru olması dağıtım ve tahsis işleminin de mutlaka hukuka uygun olduğu anlamına gelmez.
Müstakil arsam hisseli hâle getirilebilir mi?
Teknik veya hukuki nedenlerle hisselendirme mümkün olabilir ancak bunun gerekliliği ve dağıtım esaslarına uygunluğu incelenebilir.
Parselasyon davası hangi mahkemede açılır?
İptal davası idare mahkemesinde açılır.
Dava sırasında bilirkişi incelemesi yapılır mı?
Parselasyon işlemlerinin teknik niteliği nedeniyle keşif ve bilirkişi incelemesi uygulamada oldukça önemlidir.
Parselasyon işlemi bana tebliğ edilmediyse dava hakkım biter mi?
Danıştay, parselasyon işlemlerinin bireysel işlem niteliği nedeniyle ilgilisine yazılı olarak tebliğ edilmesi gerektiğini kabul etmektedir. Somut olayda öğrenme ve tebliğ tarihleri dava süresi bakımından ayrıca incelenmelidir. (Danıştay)
Sonuç: Belediye Arsanın Yerini Değiştirebilir Ancak Keyfî Şekilde Dağıtım Yapamaz
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi kapsamında yapılan imar uygulamalarında kadastro parselinin sınırlarının değişmesi normaldir. Bu nedenle taşınmaz sahibinin eski parselinin aynen korunacağı yönünde mutlak bir hakkı bulunmaz. Ancak bu durum belediyeye malikin taşınmazını istediği yere taşıma yetkisi vermez.
Temel kural, yeni imar parselinin mümkün olduğunca eski parselin bulunduğu yerden tahsis edilmesidir. Eski parsel yol, park veya başka bir kamu alanında kaldığı için bunun mümkün olmadığı durumlarda ise teknik zorunluluklar ve yakınlık ilkesi dikkate alınmalıdır. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
Özellikle ana cadde üzerindeki veya yüksek yapılaşma hakkına sahip bir taşınmazın daha uzakta, daha düşük yapılaşma koşullarına ve ekonomik değere sahip bir parsele taşınması ciddi bir hukuki inceleme gerektirir. Danıştay’ın kararları da bu tür dağıtımların koşulları oluştuğunda iptal edilebileceğini göstermektedir. (T.C. Danıştay Başkanlığı)
Bu nedenle imar uygulamasından sonra yalnızca “Kaç metrekarem kaldı?” sorusuna bakılmamalıdır. Eski ve yeni parselin konumu, imar hakkı, kullanım fonksiyonu, yol cephesi, hisselendirme durumu, DOP hesabı ve belediyenin neden başka yerden tahsis yaptığı birlikte incelenmelidir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – 18. Madde ve Parselasyon Davaları
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi uygulamaları, parselasyon işlemlerinin iptali, DOP uyuşmazlıkları, yanlış yerden tahsis, imar planı davaları, kamulaştırma ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




