
Müteahhit İnşaatı Süresinde Bitirmezse Sözleşme Nasıl Feshedilir? 2026 Güncel Rehber
26 Ağustos 2026
Müteahhitten Daire Alan Üçüncü Kişinin Tapusu İptal Edilebilir mi? 2026 Güncel Rehber
26 Ağustos 2026Kat karşılığı veya arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedilmesi ya da sözleşmeden dönülmesi hâlinde arsa sahiplerinin karşılaştığı en önemli sorunlardan biri müteahhide daha önce devredilmiş tapuların nasıl geri alınacağıdır. Müteahhit inşaatı yarım bırakmış, teslim süresini ciddi biçimde aşmış, projeyi terk etmiş veya sözleşmeden doğan temel yükümlülüklerini yerine getirmemiş olabilir. Böyle bir durumda sözleşmenin sona erdirilmesi tek başına tapu kayıtlarını otomatik olarak değiştirmez. Müteahhit veya ondan taşınmaz devralan üçüncü kişiler adına bulunan tapuların geri alınması için şartlarına göre tapu iptal ve tescil talebinin ileri sürülmesi gerekir.
Uygulamada özellikle şu sorular belirleyicidir: Sözleşme geriye etkili mi yoksa ileriye etkili mi sona ermektedir? Müteahhit hangi arsa paylarını gerçekten hak etmiştir? İnşaatın tamamlanma oranı nedir? Tapular hâlen müteahhit üzerinde midir, yoksa üçüncü kişilere mi devredilmiştir? Üçüncü kişilerin hukuki durumu nedir?
Yargıtay’ın iş bölümü kararlarında da arsa payı veya kat karşılığı inşaat sözleşmelerinden kaynaklanan davalar ile yükleniciden satın alınan bağımsız bölümlere ilişkin tapu iptal ve tescil uyuşmazlıkları özel olarak sayılmaktadır. (Yargıtay)
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Feshedilince Tapular Otomatik Olarak Arsa Sahibine Döner mi?
Hayır.
En sık yapılan hatalardan biri budur.
Arsa sahibi noter ihtarnamesi göndererek sözleşmeden döndüğünü veya sözleşmeyi feshettiğini bildirmiş olabilir. Ancak tapuda bazı arsa payları veya bağımsız bölümler müteahhit adına kayıtlıysa, bu kayıtlar sırf ihtar gönderildiği için kendiliğinden arsa sahibine dönmez.
Müteahhit tapuları gönüllü olarak iade etmiyorsa uyuşmazlığın niteliğine göre mahkemeden tapu kayıtlarının iptali ve arsa sahibi adına tescili talep edilmesi gerekebilir.
Müteahhide Başlangıçta Verilen Arsa Payları Geri Alınabilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet.
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahipleri bazen sözleşmenin başında belirli arsa paylarını müteahhide devreder. Müteahhit de bunun karşılığında projeyi tamamlamayı ve sözleşmede belirlenen bağımsız bölümleri arsa sahiplerine teslim etmeyi üstlenir.
Örneğin arsa sahibi arsasının %50’sine karşılık gelen payları müteahhide devretmiş ancak müteahhit inşaatı %25 seviyesinde bırakarak şantiyeyi terk etmiş olabilir.
Sözleşmenin geriye etkili biçimde tasfiyesine karar verilmesi hâlinde müteahhide devredilen fakat hukuken üzerinde kalmasını gerektiren bir hak bulunmayan tapuların iadesi gündeme gelebilir.
Nitekim Anayasa Mahkemesi tarafından aktarılan uyuşmazlıklarda, arsa sahiplerinin yüklenicinin sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek sözleşmenin feshiyle birlikte yüklenici veya ondan pay devralan kişiler adına bulunan tapuların iptali ve kendi adlarına tescilini talep ettikleri örnekler bulunmaktadır. (Anayasa Mahkemesi)
Tapu İptal ve Tescil Davası Nasıl Açılır?
Davanın talepleri somut sözleşmeye göre kurulmalıdır.
Arsa sahibi temel olarak müteahhidin kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin sona erdirilmesi şartlarının oluştuğunu ve müteahhide devredilmiş arsa paylarının hukuki dayanağının ortadan kalktığını ileri sürebilir.
Buna bağlı olarak müteahhit adına bulunan tapu kayıtlarının iptali ve arsa sahibi adına tescili talep edilebilir.
Ancak tapular üçüncü kişilere geçmişse dava çok daha karmaşık hâle gelir.
Sözleşmenin Geriye Etkili Sona Ermesi Neden Önemlidir?
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde geriye etkili dönme ile ileriye etkili fesih arasındaki ayrım, tapuların iadesi bakımından son derece önemlidir.
Geriye etkili sona ermede temel amaç tarafların sözleşme öncesindeki durumlarına mümkün olduğu ölçüde döndürülmesidir. Bu nedenle müteahhide sözleşme kapsamında devredilmiş payların arsa sahibine iadesi gündeme gelebilir.
İleriye etkili fesihte ise yüklenicinin fesih tarihine kadar gerçekleştirdiği ve hak ettiği edimler dikkate alınabilir.
Dolayısıyla:
“Sözleşme feshedildi, müteahhide geçen bütün tapular geri alınır.”
şeklinde genel bir sonuç çıkarılması doğru değildir.
İnşaatın Tamamlanma Oranı Tapuların İadesini Etkiler mi?
Evet. En önemli konulardan biridir.
Müteahhidin inşaatı %15 seviyesinde bırakmasıyla %90-95 seviyesine getirdikten sonra sözleşmenin sona erdirilmesi aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.
Mahkeme teknik bilirkişi aracılığıyla inşaatın gerçek fiziki seviyesini belirleyebilir.
Bu nedenle dava açılmadan önce delil tespiti yaptırılması çoğu zaman son derece yararlıdır.
Bilirkişi incelemesinde yalnızca kaba inşaat oranı değil; elektrik, mekanik tesisat, cephe, çatı, ortak alanlar, asansör, çevre düzenlemesi ve sözleşmeyle yüklenilen diğer işler de değerlendirilmelidir.
Müteahhit %20 İnşaat Yapıp Tapuların Yarısını Aldıysa Ne Olur?
Bu durum arsa sahibinin tapu iadesi talebini önemli hâle getirir.
Örneğin 20 bağımsız bölümlü projede müteahhide toplam 10 daire bırakılacaktır. Arsa sahibi başlangıçta bu dairelere karşılık gelen arsa paylarının büyük bölümünü yükleniciye devretmiştir.
Müteahhit yalnızca %20 seviyesinde inşaat yapmış ve projeyi terk etmiştir.
Bu durumda müteahhidin sözleşmenin tamamını ifa etmiş gibi bütün payları üzerinde tutması arsa sahibi açısından ciddi bir uyuşmazlık yaratır.
Sözleşmenin sona erdirilmesinin niteliğine göre müteahhit üzerinde kalan ve hak edilmediği ileri sürülen tapular bakımından tapu iptal ve tescil talep edilebilir.
Tapular Hâlâ Müteahhit Üzerindeyse Geri Almak Daha Kolay mı?
Genellikle hukuki yapı daha sade olur.
Çünkü uyuşmazlıkta bağımsız bir üçüncü kişinin kazanılmış tapu hakkı henüz bulunmamaktadır.
Arsa sahibi ile müteahhit arasındaki sözleşme ilişkisi ve müteahhidin edimini yerine getirip getirmediği esas alınarak değerlendirme yapılabilir.
Bu nedenle müteahhidin ekonomik sıkıntıya düştüğünün öğrenilmesi hâlinde tapuların üçüncü kişilere geçmesini beklemek ciddi risk yaratır.
Tapuların Satılmasını Önlemek İçin İhtiyati Tedbir Konulabilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet.
Arsa sahibi sözleşmenin sona erdirilmesi ve tapu iptal ve tescil talepleriyle birlikte uyuşmazlık konusu taşınmazların üçüncü kişilere devredilmesini önlemek amacıyla ihtiyati tedbir talep edebilir.
Müteahhit aynı projedeki bağımsız bölümleri hızla satıyorsa tedbir talebinin önemi daha da artar.
Çünkü tapular üçüncü kişilere geçtikçe dava hem hukuken hem de fiilen daha karmaşık hâle gelebilir.
İhtiyati Tedbir Dava Açılmadan Önce İstenebilir mi?
HMK’daki şartların bulunması hâlinde dava açılmadan önce de ihtiyati tedbir talebi gündeme gelebilir.
Özellikle müteahhidin:
“Projeyi tamamlamayacağım.”
dediği, şantiyeyi terk ettiği ve aynı zamanda bağımsız bölümleri üçüncü kişilere satmaya başladığı bir durumda hızlı hukuki koruma büyük önem taşır.
Mahkemeye kat karşılığı inşaat sözleşmesi, tapu kayıtları, şantiye durumunu gösteren belgeler ve satış riskini ortaya koyan deliller sunulabilir.
Müteahhit Tapuları Üçüncü Kişilere Satmışsa Geri Alınabilir mi?
Bazı durumlarda evet.
Ancak üçüncü kişiye yapılan devirler tapu iadesi davalarının en tartışmalı kısmıdır.
Anayasa Mahkemesinin yayımladığı karar özetlerinde, yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine, yükleniciden pay veya bağımsız bölüm satın alan kişilerin tapularının arsa sahipleri tarafından açılan davalar sonucunda iptal edildiği uyuşmazlıklar bulunmaktadır. (Anayasa Mahkemesi)
Bununla birlikte üçüncü kişinin tapu siciline güveni, iyi niyet iddiası ve somut olayın diğer koşulları ayrıca değerlendirilmelidir. Anayasa Mahkemesi önüne gelen uyuşmazlıklar da üçüncü kişilerin mülkiyet hakkı bakımından bu meselenin ayrıca incelenebildiğini göstermektedir. (Kararlar Bilgi Bankası)
Üçüncü Kişi “Tapuya Güvenerek Satın Aldım” Derse Ne Olur?
Bu savunma önemlidir ancak her olayda otomatik olarak sonucu belirlemez.
Üçüncü kişinin taşınmazı hangi aşamada satın aldığı, inşaatın mevcut durumunu bilip bilmediği, kat karşılığı inşaat ilişkisinden haberdar olup olmadığı, sözleşmenin tapuya şerh edilip edilmediği ve devrin diğer koşulları araştırılabilir.
Bu nedenle üçüncü kişilere yapılan bütün satışların aynı hukuki sonucu doğurduğu kabul edilmemelidir.
Her bağımsız bölümün tapu zinciri ayrı ayrı incelenmelidir.
Üçüncü Kişinin Kötü Niyetli Olduğu Nasıl İspatlanır?
Müteahhitten daire alan kişinin sözleşmenin sona erme riskini veya müteahhidin hakkının koşullu niteliğini bildiğine ilişkin somut deliller önemlidir.
Örneğin üçüncü kişi müteahhidin ortağı, şirket yöneticisi veya yakın ticari ilişkide bulunduğu kişi olabilir.
Taşınmaz piyasa değerinin çok altında devredilmiş olabilir.
Gerçekte herhangi bir satış bedeli ödenmemiş olabilir.
Arsa sahiplerinin daha önce gönderdiği ihtarnamelerden veya devam eden davadan haberdar olabilir.
Bütün bu hususlar birlikte değerlendirilerek üçüncü kişinin hukuki durumu belirlenebilir.
Müteahhit Tapuları Eşine veya Kardeşine Devrettiyse Ne Olur?
Yakın akrabaya yapılan devir otomatik olarak geçersiz değildir.
Ancak örneğin piyasa değeri 15 milyon TL olan dairenin müteahhidin kardeşine 2 milyon TL’ye devredildiği ve banka üzerinden gerçek ödeme yapılmadığı belirlenmişse işlemin gerçekliği ayrıntılı biçimde araştırılabilir.
Muvazaa ve kötü niyet iddiaları gündeme gelebilir.
Özellikle müteahhidin mali sıkıntıya girdiği tarihten hemen sonra yakınlarına yaptığı toplu tapu devirleri ayrıca incelenmelidir.
Müteahhit Tapuları Kendi Şirketine veya Başka Şirkete Devrettiyse Ne Olur?
Bu durumda şirketlerin ortaklık ve yönetim yapıları araştırılabilir.
Örneğin gerçek kişi müteahhit, kendisine devredilmiş arsa paylarını kontrol ettiği başka bir şirkete aktarmış olabilir.
Ya da yüklenici şirket, taşınmazları aynı ortakların bulunduğu ilişkili şirkete devretmiş olabilir.
Devirlerin gerçek ekonomik işlem olup olmadığı, bedelin ödenip ödenmediği ve şirketler arasındaki organik bağ tapu iptal ve tescil uyuşmazlığında önem kazanabilir.
Tapular Bankaya İpotek Edilmişse Ne Olur?
Bu durum ayrıca değerlendirilmelidir.
Müteahhit kendisine devredilen bağımsız bölümleri banka kredisi karşılığında ipotek etmiş olabilir.
Sözleşmenin daha sonra sona erdirilmesi hâlinde ipotek hakkının durumu, bankanın hukuki konumu ve ayni hakkı kazanırken tapu siciline güvenip güvenemeyeceği ayrıca incelenir.
Dolayısıyla arsa sahiplerinin yalnızca malik sütununa bakması yeterli değildir.
Tapulardaki ipotek, haciz, tedbir ve diğer takyidatlar da çıkarılmalıdır.
Müteahhidin Borcu Nedeniyle Tapulara Haciz Konulmuşsa Ne Olur?
Bu durumda müteahhidin alacaklılarının hukuki konumu gündeme gelir.
Arsa sahibinin sözleşmeden doğan hakkı ile müteahhidin alacaklılarının haciz haklarının çatışması söz konusu olabilir.
Haczin kaldırılıp kaldırılamayacağı, müteahhidin gerçekten hak ettiği arsa payının bulunup bulunmadığı ve tapu devrinin hukuki niteliği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Bu nedenle müteahhidin mali sorunları başladığında tapu kayıtlarının erkenden kontrol edilmesi son derece önemlidir.
Tapu İadesi Davasında Müteahhidin Hak Edişi Hesaplanır mı?
İleriye etkili sona ermenin gündeme geldiği durumlarda yüklenicinin gerçekleştirdiği imalat karşılığında hangi ekonomik veya ayni hakları hak ettiği önemli hâle gelebilir.
Örneğin müteahhit projenin çok büyük kısmını tamamlamış ancak kalan bazı işler nedeniyle sözleşme sona ermiş olabilir.
Bu durumda:
“Bütün tapular hiçbir hesap yapılmadan arsa sahibine geri döner.”
sonucuna otomatik olarak varılması mümkün değildir.
Müteahhidin gerçekleştirdiği işlerin seviyesi ve sözleşmeye göre hak ettiği karşılık hesaplanabilir.
Tapu İptali Olmazsa Tazminat İstenebilir mi?
Somut olayda alternatif talep kurulması mümkün olabilir.
Arsa sahibi öncelikle tapuların geri verilmesini, bunun hukuken mümkün görülmemesi hâlinde uğradığı zararın tazminini isteyebilir.
Nitekim Anayasa Mahkemesine yansıyan bir uyuşmazlıkta arsa sahiplerinin sözleşmenin feshi ve tapu iptal-tescil, bunun mümkün olmaması hâlinde ise tazminat talebinde bulunduğu görülmektedir. (Kararlar Bilgi Bankası)
Bu nedenle özellikle üçüncü kişilere geçmiş taşınmazlarda dava stratejisinin yalnızca tek talebe bağlanması her zaman ekonomik olmayabilir.
Tapular Geri Alınamazsa Dairelerin Değeri İstenebilir mi?
Şartları oluşmuşsa müteahhide karşı tazminat talebi gündeme gelebilir.
Örneğin müteahhit arsa sahibine dönmesi gereken üç bağımsız bölümü üçüncü kişilere devretmiş ve somut olayda bu tapuların aynen geri alınması mümkün olmamış olabilir.
Bu durumda arsa sahibinin uğradığı ekonomik zararın tazmini değerlendirilebilir.
Dairelerin hangi tarihteki değerinin esas alınacağı ise talebin hukuki niteliğine ve somut olayın özelliklerine göre belirlenmelidir.
Müteahhit Tapuları Satıp Parasını Kaçırdıysa Ne Yapılabilir?
Tapu iptal ve tescil davasının yanında tahsilat güvenliği de düşünülmelidir.
Müteahhidin diğer taşınmazlarını satmaya başladığı, banka hesaplarını boşalttığı veya şirket malvarlığını ilişkili şirketlere aktardığı tespit edilmişse para alacağı niteliğindeki talepler bakımından şartlarına göre ihtiyati haciz değerlendirilebilir.
Burada ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz birbirine karıştırılmamalıdır.
Tapunun yeniden devrini önlemek için ihtiyati tedbir; para alacağının tahsilini güvenceye almak için ise şartları varsa ihtiyati haciz gündeme gelir.
Sözleşmenin Feshi İçin Bütün Arsa Sahiplerinin Birlikte Hareket Etmesi Gerekir mi?
Birden fazla arsa sahibinin bulunduğu projelerde taraf teşkili ve sözleşmenin bölünebilir olup olmadığı dikkatle değerlendirilmelidir.
Özellikle sözleşmenin tamamının sona erdirilmesi ve tapuların eski hâline döndürülmesi talep ediliyorsa diğer arsa sahiplerinin hukuki konumu doğrudan etkilenebilir.
Bu nedenle tek bir arsa sahibinin kendi payına ilişkin talebi ile sözleşmenin tamamının tasfiyesine yönelik talep aynı değildir.
Fesih ve Tapu İadesi Davasından Önce Delil Tespiti Yapılmalı mı?
Özellikle yarım kalan inşaatlarda çok faydalıdır.
Mahkemeden delil tespiti istenerek inşaatın:
mevcut fiziki seviyesi,
tamamlanan işler,
eksik işler,
ayıplı imalatlar,
kalan işlerin maliyeti
bilirkişi aracılığıyla kayıt altına alınabilir.
Çünkü müteahhit daha sonra:
“Projeyi %90 tamamlamıştım.”
savunması yapabilir.
Arsa sahipleri ise inşaatın gerçekte %45 seviyesinde bırakıldığını ileri sürebilir.
Bu uyuşmazlığın teknik tespiti tapuların tasfiyesinde önemli hâle gelebilir.
Örnek: Müteahhide 8 Dairelik Pay Devredildi, İnşaat %35 Seviyesinde Bırakıldı
Ankara Çankaya’da arsa sahipleri ile B İnşaat arasında 20 bağımsız bölümlü proje için kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını düşünelim.
Sözleşmeye göre 12 daire arsa sahiplerine, 8 daire müteahhide bırakılacaktır.
Arsa sahipleri sözleşmenin başında müteahhide sekiz bağımsız bölüme karşılık gelen önemli miktarda arsa payı devretmiştir.
Müteahhit inşaatı yaklaşık %35 seviyesine getirdikten sonra mali sorunlar nedeniyle şantiyeyi terk etmiştir.
Üstelik müteahhit adına bulunan sekiz daireden üçü hâlen yüklenici üzerinde, ikisi şirket ortağının yakınlarına, üçü ise dışarıdan alıcılara devredilmiştir.
Bu durumda tek bir hukuki işlem bütün taşınmazlar bakımından aynı sonucu vermeyebilir.
Müteahhit adına bulunan üç bağımsız bölüm bakımından sözleşmenin sona erdirilmesine bağlı tapu iptal ve tescil talebi değerlendirilebilir.
Yakın kişilere yapılan iki devir bakımından işlemin gerçekliği, satış bedelleri ve üçüncü kişilerin hukuki durumu araştırılmalıdır.
Dışarıdan alıcılara yapılan üç satışta ise her alıcının taşınmazı hangi şartlarda kazandığı ayrıca incelenmelidir.
Kalan tapuların yeniden devredilmesini önlemek amacıyla ihtiyati tedbir; müteahhide karşı doğabilecek para alacaklarının güvenceye alınması için ise şartları varsa ihtiyati haciz gündeme gelebilir.
Bu noktada Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin sona erdirilmesinde yalnızca “fesih davası” üzerinde durulmasının yeterli olmadığını; müteahhit adına kalan tapular, üçüncü kişilere devredilen tapular, ipotek ve hacizler ile yüklenicinin gerçek hak edişinin bağımsız bölüm bazında ayrı ayrı incelenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Arsa Paylarının Başlangıçta Tamamını Müteahhide Vermek Neden Risklidir?
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahipleri açısından en önemli risklerden biri bütün arsa paylarının başlangıçta yükleniciye geçirilmesidir.
Müteahhit bu payları aldıktan sonra:
üçüncü kişilere satabilir,
bankaya ipotek verebilir,
kendi borçları nedeniyle haciz gelmesine neden olabilir,
ilişkili şirketlere devredebilir.
Daha güvenli modellerden biri, sözleşmenin niteliğine uygun biçimde inşaat ilerleme seviyesine bağlı kademeli tapu devri sisteminin kurulmasıdır.
Örneğin temel tamamlandığında belirli pay, kaba inşaat tamamlandığında yeni pay, iskan ve kesin teslimden sonra kalan payların devri öngörülebilir.
2026’da Tapuların İadesi İçin İzlenecek Yol
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin sona erdirilmesi düşünülüyorsa ilk olarak sözleşme ve bütün ek protokoller incelenmelidir. Ardından güncel tapu kayıtları ve takyidatlar çıkarılmalıdır.
İkinci aşamada inşaat seviyesi teknik olarak tespit edilmelidir.
Üçüncü aşamada müteahhit adına bulunan, üçüncü kişilere devredilen, ipotek edilen ve haciz konulan taşınmazlar ayrı ayrı sınıflandırılmalıdır.
Dördüncü aşamada gerekli temerrüt ve fesih/dönme bildirimleri değerlendirilmelidir.
Sonrasında dava stratejisi sözleşmenin sona erdirilmesi + tapu iptal ve tescil + ihtiyati tedbir + gerektiğinde tazminat ve cezai şart şeklinde birlikte kurulabilir.
Bu yaklaşım özellikle müteahhidin mali sıkıntıda olduğu projelerde önemlidir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Kat Karşılığı İnşaat Tapu İadesi Davaları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa gibi kat karşılığı inşaat ve kentsel dönüşüm projelerinin yoğun olduğu şehirlerde yüklenicinin inşaatı tamamlamadan arsa paylarını üçüncü kişilere satması önemli uyuşmazlıklara neden olmaktadır.
Özellikle arsa sahiplerinin yıllarca müteahhidin projeye dönmesini beklemesi, bu süreçte tapuların ikinci ve üçüncü kişilere geçmesine veya taşınmazlara banka ipotekleri konulmasına neden olabilir.
Bu nedenle müteahhidin inşaatı terk ettiği veya mali durumunun ciddi şekilde bozulduğu öğrenildiğinde tapu kayıtlarının derhâl kontrol edilmesi önemlidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, kat karşılığı ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi, tapuların iadesi, tapu iptal ve tescil, ihtiyati tedbir, müteahhit temerrüdü ve tazminat uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Kat karşılığı inşaat sözleşmesi feshedilince tapular otomatik geri döner mi?
Hayır. Tapular gönüllü olarak iade edilmezse sözleşmenin sona erdirilmesinin sonuçlarına bağlı olarak tapu iptal ve tescil talebi gerekebilir.
2. Müteahhit adına duran tapular geri alınabilir mi?
Müteahhidin sözleşmeden doğan edimini yerine getirmemesi ve tapular üzerinde hak sahibi olmaya devam etmesini sağlayan hukuki sebebin ortadan kalkması hâlinde tapu iadesi gündeme gelebilir.
3. Müteahhit tapuları üçüncü kişilere sattıysa geri alınabilir mi?
Somut olayın şartlarına göre mümkün olabilir. Üçüncü kişinin hukuki durumu, tapu zinciri ve sözleşme ilişkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
4. Müteahhidin kardeşine devrettiği tapu geri alınabilir mi?
Akrabalık tek başına yeterli değildir. Ancak gerçek satış bedeli bulunmaması, sözleşmeden haberdarlık ve diğer deliller işlemin hukuki niteliğinin değerlendirilmesinde önemlidir.
5. Müteahhit tapuyu bankaya ipotek etmişse ipotek kalkar mı?
Otomatik olarak kalkmaz. Bankanın ayni hakkının nasıl kazanıldığı ve tapu siciline güven kapsamında korunup korunmadığı ayrıca incelenmelidir.
6. Müteahhidin borcu nedeniyle tapuya haciz konulmuşsa ne yapılabilir?
Haczin hukuki durumu, müteahhidin ilgili payı gerçekten hak edip etmediği ve arsa sahibinin sözleşmeden doğan hakkının niteliğine göre değerlendirilmelidir.
7. Tapuların dava sırasında tekrar satılması nasıl engellenir?
HMK’daki şartların oluşması hâlinde ihtiyati tedbir talep edilerek taşınmazların yeniden devrinin önlenmesi istenebilir.
8. Tapu geri alınamazsa para istenebilir mi?
Şartları varsa müteahhide karşı tazminat ve sözleşmede bulunuyorsa cezai şart talepleri gündeme gelebilir.
9. İnşaat seviyesi tapu iadesini etkiler mi?
Evet. Özellikle sözleşmenin geriye veya ileriye etkili sona ermesi ve yüklenicinin hak ettiği karşılığın belirlenmesinde önemlidir.
10. Müteahhit inşaatı yarım bıraktıysa ilk ne yapılmalıdır?
Sözleşme incelenmeli, inşaat seviyesi delil tespitiyle belirlenmeli, güncel tapu ve takyidat kayıtları çıkarılmalı ve taşınmazların devrini önleyecek ihtiyati tedbir imkânı gecikmeden değerlendirilmelidir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İletişim
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi veya sözleşmeden dönülmesi düşünülüyorsa tapu iadesi stratejisinin fesih stratejisiyle birlikte kurulması gerekir. Müteahhit üzerinde kalan tapular ile üçüncü kişilere devredilen, ipotek edilen veya haciz konulan tapular aynı hukuki durumda değildir. Bu nedenle her bağımsız bölümün tapu zinciri ayrı ayrı incelenmelidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi ve tapuların geri alınmasına ilişkin uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır. Tel: +90 532 769 22 22 | Ofis: +90 312 434 22 22 | E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr | Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tapuların geri alınıp alınamayacağı; sözleşmenin sona erme biçimi, yüklenicinin edimlerini yerine getirme oranı, tapu devirleri, üçüncü kişilerin hukuki durumu, haciz ve ipotekler ile somut dosyanın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.




