
Kat Karşılığı İnşaatta Müteahhit Tapuları Üçüncü Kişilere Devrederse Nasıl Geri Alınır? 2026 Güncel Rehber
26 Ağustos 2026
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Feshinde Tapuların İadesi Nasıl Sağlanır? 2026 Güncel Rehber
26 Ağustos 2026Kat karşılığı veya arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde müteahhidin en temel borçlarından biri, binayı sözleşmede kararlaştırılan süre içerisinde tamamlayarak arsa sahibine teslim etmektir. Müteahhit teslim tarihini geçirdiği hâlde inşaatı tamamlamıyorsa yüklenicinin temerrüdü, sözleşmenin feshi veya sözleşmeden dönme, gecikme tazminatı, kira kaybı, cezai şart, tapu iptal ve tescil ve ihtiyati tedbir gibi hukuki yollar gündeme gelebilir.
Ancak “teslim tarihi geçti, sözleşme kendiliğinden feshedildi” şeklinde hareket etmek çoğu dosyada doğru değildir. Özellikle kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde inşaatın tamamlanma oranı, müteahhide daha önce devredilmiş arsa payları, üçüncü kişilere satılan daireler, sözleşmedeki fesih hükümleri ve müteahhide ek süre verilmesinin gerekip gerekmediği birlikte değerlendirilmelidir.
Yargıtay uygulamasında arsa payı veya kat karşılığı inşaat sözleşmelerinden kaynaklanan davalar özel bir uyuşmazlık kategorisi olarak değerlendirilmektedir. (Yargıtay)
Kat Karşılığı İnşaatta Müteahhidin Teslim Süresi Nasıl Belirlenir?
İlk olarak sözleşmedeki teslim maddesine bakılmalıdır.
Örneğin sözleşmede:
“Yüklenici, yapı ruhsatının alınmasından itibaren 24 ay içerisinde inşaatı tamamlayarak yapı kullanma izin belgesi alınmış şekilde arsa sahiplerine teslim edecektir.”
hükmü bulunabilir.
Bu durumda 24 aylık sürenin hangi tarihte başladığı belirlenmelidir.
Bazı sözleşmeler süreyi sözleşme tarihinden, bazıları ruhsat tarihinden, bazıları yer tesliminden, bazıları ise mevcut binanın tahliye ve yıkımından itibaren başlatmaktadır.
Dolayısıyla yalnızca sözleşmenin imzalandığı tarihe bakılarak müteahhidin gecikmeye düştüğü sonucuna varılmamalıdır.
Ruhsat Alınması Gecikmişse İnşaat Süresi Ne Zaman Başlar?
Uyuşmazlıkların önemli kısmı burada ortaya çıkar.
Örneğin sözleşme 1 Mart 2023 tarihinde imzalanmış ancak yapı ruhsatı 1 Kasım 2023 tarihinde alınmış olabilir.
Sözleşmede:
“Ruhsat tarihinden itibaren 30 ay.”
deniliyorsa teslim süresi sözleşme tarihinden değil ruhsat tarihinden hesaplanabilir.
Ancak ruhsatın alınması müteahhidin yükümlülüğünde olmasına rağmen yüklenici kendi kusuruyla ruhsat başvurusunu aylarca geciktirmişse bu gecikmenin teslim süresine etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Teslim Tarihi Geçince Sözleşme Kendiliğinden Feshedilir mi?
Kural olarak hayır.
Sözleşmede açık bir otomatik sona erme mekanizması bulunmadıkça sürenin dolması genellikle sözleşmeyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Müteahhidin temerrüde düşüp düşmediği ve arsa sahibinin hangi seçimlik hakkı kullanabileceği Türk Borçlar Kanunu’nun borçlu temerrüdüne ve eser sözleşmesine ilişkin hükümleri kapsamında değerlendirilir.
Bu nedenle arsa sahibinin hukuki stratejisi:
“Teslim tarihi geçti, sözleşme yok artık.”
şeklinde değil, müteahhidin temerrüdünün hukuki sonuçları üzerinden kurulmalıdır.
Müteahhide İhtarname Göndermek Gerekir mi?
Birçok uyuşmazlıkta noter ihtarnamesi son derece önemlidir.
Sözleşmedeki teslim tarihi, temerrüt hükümleri ve TBK düzenlemelerine göre ayrıca ihtara gerek bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
İhtar gerekiyorsa müteahhide açık şekilde yükümlülüklerini yerine getirmesi için uygun süre verilebilir.
Örneğin ihtarnamede inşaatın sözleşmeye göre 30 Haziran 2026 tarihinde tamamlanması gerektiği, buna rağmen işin yalnızca %60 seviyesinde bulunduğu, sözleşmeye aykırılığın giderilerek verilen süre içerisinde işin tamamlanması gerektiği bildirilebilir.
Müteahhide Ek Süre Vermek Zorunlu mudur?
Her durumda değil.
TBK’nın borçlu temerrüdüne ilişkin sistemi uyarınca alacaklının bazı durumlarda borçluya uygun bir süre vermesi gerekirken bazı hâllerde ek süre verilmesine gerek bulunmayabilir.
Özellikle yüklenicinin davranışlarından süre verilmesinin sonuçsuz kalacağının anlaşılması veya sözleşmedeki kesin teslim tarihinin taraflar açısından özel önem taşıdığı durumlarda farklı değerlendirme yapılabilir.
Bu nedenle müteahhide otomatik olarak “30 gün ek süre” verilmesi gerektiği şeklinde genel bir kural yoktur.
Müteahhit İnşaatı Tamamen Bıraktıysa Ek Süre Gerekir mi?
Örneğin müteahhit şantiyeyi altı ay önce terk etmiş, çalışanları çıkarmış, makinelerini götürmüş, şirket merkezini kapatmış ve arsa sahibine:
“Bu projeyi tamamlayacak ekonomik gücüm yok.”
demiş olabilir.
Böyle bir olayda müteahhide şeklen ek süre verilmesinin sonuçsuz kalacağı ileri sürülebilir.
Ancak sözleşmenin sona erdirilmesi çok ağır sonuçlar doğuracağından olayın delilleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Şantiyenin terk edildiğine ilişkin fotoğraflar, belediye kayıtları, yapı denetim belgeleri, işçi bulunmadığını gösteren tespitler ve yazışmalar önemli olabilir.
İnşaatın Yüzde Kaçının Tamamlandığı Neden Önemlidir?
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi bakımından en kritik konulardan biri fiziki gerçekleşme oranıdır.
İnşaatın %20 seviyesinde bırakılması ile %95 seviyesinde tamamlanmış olması aynı hukuki sonucu doğurmayabilir.
Bu nedenle dava öncesinde veya dava sırasında bilirkişi incelemesiyle inşaat seviyesi belirlenebilir.
Mahkeme yalnızca kaba inşaatın tamamlanıp tamamlanmadığına değil, sözleşmede üstlenilen bütün işlerin gerçekleşme oranına bakabilir.
İnşaat Seviyesi Nasıl Tespit Edilir?
Arsa sahipleri müteahhit ile uyuşmazlık başladıktan sonra delil tespiti yaptırmayı değerlendirmelidir.
Mahkeme aracılığıyla yapılacak incelemede bilirkişi heyeti şantiyeyi inceleyerek mevcut inşaat seviyesini kayıt altına alabilir.
Örneğin bilirkişi:
fiziki gerçekleşme oranı %48,
şeklinde tespitte bulunabilir.
Ayrıca tamamlanmayan işler, ayıplı işler, projenin mevcut durumu ve kalan işlerin yaklaşık maliyeti de belirlenebilir.
Bu tespit özellikle müteahhidin daha sonra:
“İnşaatı %90 tamamlamıştım.”
şeklindeki savunmasına karşı önemli olabilir.
Sözleşmeden Dönme ile Fesih Aynı Şey midir?
Teknik olarak aynı değildir.
Sözleşmeden dönme kural olarak sözleşme ilişkisinin geçmişe etkili biçimde tasfiyesini gündeme getirirken fesih ileriye etkili sonuç doğurur.
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde ise uzun yıllardır Yargıtay uygulamasında geriye etkili dönme ile ileriye etkili fesih ayrımı önemli bir tartışma alanıdır.
İnşaatın seviyesi, tarafların edimlerini hangi ölçüde yerine getirdiği ve üçüncü kişilerin hakları sonucu etkileyebilir.
Bu nedenle dava dilekçesindeki talebin “fesih” veya “dönme” şeklinde isimlendirilmesi basit bir kelime tercihi değildir.
Sözleşme Geriye Etkili Sona Ererse Ne Olur?
Geriye etkili dönme sonucunda tarafların sözleşme kapsamında birbirlerine verdiklerinin geri verilmesi gündeme gelebilir.
Arsa sahibi müteahhide arsa payları devretmişse bunların iadesi için tapu iptal ve tescil talepleri ortaya çıkabilir.
Müteahhidin yaptığı imalatların ekonomik ve hukuki durumu da tasfiye kapsamında değerlendirilir.
Daha önemlisi, müteahhit bazı arsa paylarını üçüncü kişilere satmış olabilir.
Bu durumda üçüncü kişilerin tapularının durumu ayrıca incelenir.
Anayasa Mahkemesinin yayımladığı karar özetlerinde, yüklenicinin edimini yerine getirmemesi üzerine arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiği ve yükleniciden pay satın alan üçüncü kişinin tapusunun iptal edildiği uyuşmazlıklar bulunmaktadır. (Anayasa Mahkemesi)
Müteahhit Daireleri Üçüncü Kişilere Satmışsa Fesih Mümkün mü?
Üçüncü kişilere satış yapılmış olması sözleşmenin sona erdirilmesini otomatik olarak engellemez; ancak uyuşmazlığı ciddi şekilde karmaşıklaştırır.
Örneğin 30 daireli projede müteahhit kendisine bırakılması öngörülen 15 dairenin 12’sini satmış ancak inşaatı yarım bırakmış olabilir.
Arsa sahibi sözleşmenin sona erdirilmesini istediğinde yalnızca müteahhit değil, tapu hakları etkilenebilecek üçüncü kişiler de gündeme gelebilir.
Anayasa Mahkemesinin aktardığı Yargıtay uygulamasında, henüz yapı tamamlanmadan yükleniciden arsa payı satın alan kişinin yüklenicinin halefi sayıldığı ve sözleşmeden kaynaklanan risklerin bu kişilerin durumunu etkileyebildiği örnekler bulunmaktadır. (Anayasa Mahkemesi)
Müteahhide Verilen Tapular Geri Alınabilir mi?
Sözleşmenin hukuken sona erdirilmesinin sonuçlarına göre tapu iptal ve tescil talebi gündeme gelebilir.
Arsa sahibi başlangıçta müteahhide 10 bağımsız bölüme karşılık gelen arsa paylarını devretmiş ancak yüklenici inşaatı %30 seviyesinde bırakmış olabilir.
Sözleşmenin geriye etkili tasfiyesi söz konusu olduğunda müteahhit adına bulunan arsa paylarının arsa sahibine dönmesi talep edilebilir.
Üçüncü kişilere devredilmiş paylar bakımından ise ayrıca hukuki değerlendirme gerekir.
Müteahhit Tapuları Satmaya Başladıysa Ne Yapılmalıdır?
Burada hızlı hareket edilmelidir.
Sözleşmenin sona erdirilmesi davasıyla birlikte şartları varsa ihtiyati tedbir istenebilir.
Amaç müteahhidin elinde kalan bağımsız bölümleri veya arsa paylarını dava devam ederken üçüncü kişilere devretmesini önlemektir.
Müteahhit mali sıkıntı içerisindeyse birkaç aylık gecikme dahi tapu durumunu tamamen değiştirebilir.
Sözleşme Feshedilmeden Önce Tapuya Tedbir Konulabilir mi?
HMK’daki şartların gerçekleşmesi hâlinde dava öncesinde veya dava sırasında ihtiyati tedbir talep edilmesi değerlendirilebilir.
Özellikle müteahhidin arsa paylarını satmaya başladığının belgelenmesi, hakkın elde edilmesinin ileride zorlaşacağı iddiasını güçlendirebilir.
Ancak ihtiyati tedbir otomatik değildir; mahkeme yaklaşık ispat ve tedbir şartlarını değerlendirir.
Arsa Sahibi Gecikme Tazminatı İsteyebilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet.
Müteahhidin teslimde gecikmesi nedeniyle arsa sahibi kendisine bırakılması gereken daireleri zamanında kullanamamış veya kiraya verememiş olabilir.
Örneğin arsa sahibine altı daire bırakılacaktır ve teslim tarihi 1 Ocak 2025’tir. Daireler ancak 1 Ocak 2027 tarihinde teslim edilmiştir.
Arsa sahibinin iki yıllık gecikme dönemindeki ekonomik kaybı bakımından gecikme tazminatı ve kira kaybı gündeme gelebilir.
Kira Kaybı Nasıl Hesaplanır?
Arsa sahibine bırakılacak bağımsız bölümlerin teslim tarihinde kiraya verilebilir durumda olması hâlinde elde edilebilecek emsal kira gelirleri araştırılabilir.
Örneğin arsa sahibine bırakılacak dört dairenin her birinin aylık emsal kirası 40.000 TL ise ciddi miktarda kira kaybı oluşabilir.
Ancak hesaplama yapılırken teslim tarihi, bağımsız bölümlerin niteliği, bölgedeki emsal kiralar ve gecikme dönemi bilirkişi tarafından incelenebilir.
Sözleşmede Gecikme Cezası Varsa Talep Edilebilir mi?
Evet, şartları varsa.
Sözleşmede:
“Yüklenici teslim tarihini geçirdiği her ay için arsa sahibine daire başına 50.000 TL gecikme cezası öder.”
şeklinde hüküm bulunabilir.
Bu durumda cezai şartın niteliği, talep şartları ve diğer tazminatlarla ilişkisi değerlendirilir.
Özellikle yüksek değerli projelerde sözleşmedeki cezai şart milyonlarca liraya ulaşabilir.
Hem Cezai Şart Hem Kira Kaybı İstenebilir mi?
Her durumda otomatik olarak birlikte tahsil edilemez.
Cezai şartın hangi zararı karşılamak üzere düzenlendiği ve sözleşmedeki hükmün kapsamı incelenmelidir.
Eğer gecikme cezası doğrudan geç teslim nedeniyle ortaya çıkacak zararı karşılamak amacıyla düzenlenmişse ayrıca kira kaybının talep edilmesi mükerrer tahsil tartışması yaratabilir.
Buna karşılık cezai şartı aşan zararların talep edilmesine ilişkin kanuni ve sözleşmesel şartlar bulunuyorsa ek zarar gündeme gelebilir.
Müteahhit “Ekonomik Kriz Nedeniyle Bitiremedim” Diyebilir mi?
Salt mali güçlük genellikle müteahhidin sözleşmesel yükümlülüklerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İnşaat maliyetlerinin yükselmesi, kredi bulamama veya satışların beklenenden düşük olması ticari risk kapsamında değerlendirilebilir.
Ancak olağanüstü koşulların sözleşmeye etkisi ve TBK kapsamında uyarlama şartlarının bulunup bulunmadığı ayrı bir hukuki meseledir.
Müteahhidin yalnızca:
“Maliyetler arttı.”
demesi arsa sahibinin yıllarca sınırsız biçimde beklemek zorunda olduğu anlamına gelmez.
Mücbir Sebep Varsa Teslim Süresi Uzar mı?
Sözleşmede deprem, savaş, resmi makamların durdurma kararları veya başka mücbir sebepler için süre uzatımı hükümleri bulunabilir.
Ancak her olay otomatik olarak mücbir sebep değildir.
Olayın müteahhidin kontrolü dışında olması, inşaatın gerçekleştirilmesini gerçekten etkilemesi ve gecikmeyle arasında illiyet bağı bulunması araştırılır.
Örneğin belediyeden kaynaklanan üç aylık durdurma işlemi bulunması müteahhide otomatik olarak iki yıllık gecikme hakkı vermez.
Müteahhit Ruhsatı Kendi Kusuruyla Geç Aldıysa Süre Uzatımı İsteyebilir mi?
Bu savunma her durumda kabul edilmeyebilir.
Ruhsatın alınması sözleşmeyle yüklenicinin sorumluluğuna bırakılmış ve müteahhit gerekli belgeleri aylarca hazırlamamışsa kendi kusurundan kaynaklanan gecikmeyi arsa sahibine yüklemesi mümkün olmayabilir.
Belediye işlem tarihleri ve başvuru kayıtları bu nedenle incelenmelidir.
Arsa Sahibi de Gecikmeye Neden Olduysa Ne Olur?
Bu durum sonucu değiştirebilir.
Örneğin arsa sahiplerinden biri gerekli vekâletnameyi aylarca vermemiş, mevcut binayı boşaltmamış veya projeye ilişkin gerekli imzaları haklı sebep olmadan geciktirmiş olabilir.
Müteahhit gecikmenin tamamının veya belirli kısmının arsa sahiplerinden kaynaklandığını ileri sürebilir.
Bu nedenle teslim süresi hesaplanırken yalnızca takvim değil, tarafların davranışları da incelenir.
Müteahhit İnşaatı Tamamlayamayacak Durumdaysa Başka Müteahhitle Devam Edilebilir mi?
Sözleşme hukuken sona erdirilmeden başka bir müteahhitle anlaşılması ciddi sorunlar yaratabilir.
Önce mevcut sözleşmenin hukuki durumu netleştirilmelidir.
Sözleşmenin sona erdirilmesinden ve mevcut inşaat seviyesinin tespitinden sonra kalan işlerin başka yükleniciye tamamlattırılması mümkün olabilir.
Eski müteahhidin kusuru nedeniyle yeni yükleniciye ödenen ek maliyetlerin tazmin edilip edilemeyeceği de somut olayda değerlendirilebilir.
Eksik İnşaatı Tamamlama Bedeli Müteahhitten İstenebilir mi?
Şartları oluşmuşsa bu zarar kalemi gündeme gelebilir.
Örneğin ilk müteahhit sözleşmeye göre binayı tamamlamakla yükümlüyken işi %60 seviyesinde bırakmıştır.
Arsa sahipleri kalan %40’lık kısmı tamamlamak için yeni yükleniciye 20 milyon TL ödemek zorunda kalmış olabilir.
Bu ek maliyetin ne ölçüde eski müteahhidin sözleşmeye aykırılığından kaynaklandığı bilirkişi incelemesiyle belirlenebilir.
Müteahhit Konkordato İlan Ederse Ne Olur?
Müteahhit şirketin konkordato sürecine girmesi sözleşmenin ve arsa sahiplerinin haklarının ayrıca değerlendirilmesini gerektirir.
Konkordato nedeniyle icra takiplerinde sınırlamalar oluşabilir.
Ancak arsa sahibinin sözleşmeden kaynaklanan ayni ve şahsi taleplerinin niteliği ayrıca belirlenmelidir.
Bu durumda tapu kayıtları ve müteahhide daha önce devredilen payların durumu özellikle önemlidir.
Müteahhit İflas Ederse Arsa Sahibinin Daireleri Ne Olur?
Müteahhidin iflası durumunda mesele daha da karmaşık hâle gelir.
Arsa paylarının tapuda kimin adına bulunduğu, müteahhidin hangi payları hak ettiği ve arsa sahibinin sözleşmeden kaynaklanan haklarının niteliği belirlenmelidir.
Bu nedenle mali sıkıntı işaretleri bulunan projelerde arsa sahibinin müteahhidin iflasını beklemesi yerine sözleşme ve tapu durumunu erkenden inceletmesi önemlidir.
Fesih Davasında Hangi Deliller Kullanılır?
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve ek protokoller temel delillerdir. Bunun yanında yapı ruhsatı, belediye dosyası, yapı denetim kayıtları, tapu kayıtları, hak ediş belgeleri, şantiye fotoğrafları, drone görüntüleri, noter ihtarnameleri, WhatsApp yazışmaları ve e-postalar önem taşıyabilir.
Özellikle delil tespiti ve bilirkişi raporu, inşaatın seviyesinin objektif biçimde belirlenmesinde kritik rol oynar.
Örnek: 24 Ayda Bitmesi Gereken İnşaat 36. Ayda Hâlâ %55 Seviyesinde
Ankara Çankaya’da arsa sahipleri ile B İnşaat arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını düşünelim. Sözleşmeye göre ruhsat tarihinden itibaren 24 ay içerisinde inşaatın tamamlanarak iskan alınmış şekilde teslim edilmesi gerekmektedir.
Teslim süresi dolmuş ve üzerinden 12 ay daha geçmiştir.
Ancak inşaat hâlâ yaklaşık %55 seviyesindedir.
Şantiyede son dört aydır düzenli çalışma yapılmamaktadır. Müteahhit ayrıca kendisine ileride bırakılması planlanan bazı bağımsız bölümleri üçüncü kişilere satmaya başlamıştır.
Arsa sahipleri bu durumda öncelikle noter ihtarı, delil tespiti, güncel tapu kayıtlarının çıkarılması ve ihtiyati tedbir seçeneklerini değerlendirmelidir.
Teknik bilirkişiyle gerçek inşaat seviyesi tespit edildikten sonra müteahhidin temerrüdü ve sözleşmenin sona erdirilmesi şartları değerlendirilerek dava açılabilir.
Sözleşmenin sona erdirilmesinin niteliğine göre müteahhide devredilmiş ancak hak edilmemiş arsa payları bakımından tapu iptal ve tescil, gecikme nedeniyle kira kaybı ve tazminat, sözleşmede bulunuyorsa cezai şart talep edilebilir.
Müteahhidin üçüncü kişilere yaptığı satışların hukuki durumu da ayrıca incelenmelidir.
Bu noktada Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde teslim süresinin aşılması hâlinde doğrudan fesih bildirimi yapılmadan önce sözleşmenin teslim ve temerrüt hükümlerinin, gerçek inşaat seviyesinin, müteahhide devredilen tapuların ve üçüncü kişi satışlarının birlikte incelenmesinin önemli olduğunu vurgulamaktadır. Çünkü yanlış kurulan bir fesih veya dönme stratejisi arsa sahiplerinin tapu ve tazminat taleplerini doğrudan etkileyebilir.
2026’da Müteahhit İnşaatı Bitirmezse İzlenecek Yol
2026 itibarıyla böyle bir uyuşmazlıkta ilk aşama sözleşmedeki teslim tarihinin kesin olarak belirlenmesidir. Ardından müteahhidin gecikmede olup olmadığı ve gecikmenin arsa sahibinden veya mücbir sebepten kaynaklanan kısmı bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
İkinci aşamada inşaatın mevcut seviyesi delil tespitiyle kayıt altına alınmalıdır.
Üçüncü aşamada güncel tapu kayıtları çıkarılmalı ve müteahhidin arsa paylarını üçüncü kişilere satıp satmadığı kontrol edilmelidir.
Dördüncü aşamada gerekli ise noter ihtarı ve ek süre mekanizması işletilmelidir.
Son aşamada ise somut olaya göre sözleşmeden dönme/fesih, tapu iptal ve tescil, ihtiyati tedbir, gecikme tazminatı, kira kaybı, cezai şart ve eksik işlerin tamamlanma maliyeti birlikte değerlendirilmelidir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Müteahhit Gecikmesi
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’daki kat karşılığı inşaat ve kentsel dönüşüm projelerinde maliyet artışları, finansman sorunları ve müteahhitlerin projedeki daireleri erken satması nedeniyle teslim gecikmeleri ciddi uyuşmazlıklara dönüşebilmektedir.
Arsa sahipleri açısından en riskli senaryo, müteahhidin yıllarca gecikmesine rağmen beklemek ve bu sırada yüklenicinin elindeki bütün tapuları üçüncü kişilere devretmesine izin vermektir.
Sözleşmedeki teslim tarihi geçmiş ve şantiyedeki ilerleme durmuşsa hukuki durumun erkenden incelenmesi, sonradan ortaya çıkabilecek çok daha ağır tapu ve tahsilat sorunlarının önüne geçebilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, kat karşılığı ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi, müteahhit temerrüdü, tapu iptal ve tescil, ihtiyati tedbir, gecikme tazminatı ve kira kaybı uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Müteahhit teslim tarihini geçirirse sözleşme otomatik olarak feshedilir mi?
Kural olarak hayır. Sözleşme hükümleri ve temerrüt şartları incelenerek fesih veya dönme hakkının nasıl kullanılacağı belirlenmelidir.
2. Müteahhide fesih öncesinde ihtar göndermek zorunlu mu?
Her durumda aynı cevap verilemez. Sözleşmedeki teslim ve temerrüt hükümleri ile TBK hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
3. Müteahhide ek süre vermek gerekir mi?
Kural ve istisnalar somut olay üzerinden değerlendirilir. Ek süre verilmesinin sonuçsuz kalacağı açık durumlarda farklı sonuç ortaya çıkabilir.
4. İnşaatın tamamlanma oranı neden önemlidir?
Sözleşmenin geriye veya ileriye etkili sona ermesinin sonuçlarını, tarafların haklarını ve üçüncü kişilerin durumunu etkileyebilir.
5. Müteahhide verdiğim tapuları geri alabilir miyim?
Sözleşmenin sona erdirilme şekline ve müteahhidin payları hak edip etmediğine göre tapu iptal ve tescil talebi gündeme gelebilir.
6. Müteahhit daireleri üçüncü kişilere sattıysa ne olur?
Üçüncü kişilerin hukuki durumu ayrıca değerlendirilir. Yargı uygulamasında yüklenicinin edimini yerine getirmemesi nedeniyle üçüncü kişilere devredilmiş tapuların iptal edildiği uyuşmazlıklar bulunmaktadır. (Anayasa Mahkemesi)
7. Geciken her ay için kira bedeli isteyebilir miyim?
Şartları oluşmuşsa teslim gecikmesi nedeniyle mahrum kalınan kira geliri tazminat konusu olabilir.
8. Sözleşmede gecikme cezası varsa ayrıca talep edilebilir mi?
Geçerli cezai şart hükmünün kapsamına göre talep edilebilir. Kira kaybıyla birlikte istenip istenemeyeceği ayrıca incelenmelidir.
9. Müteahhit inşaatı tamamen terk ettiyse ne yapılmalıdır?
Mevcut inşaat seviyesi delil tespitiyle kayıt altına alınmalı, tapular kontrol edilmeli ve sözleşmenin sona erdirilmesi ile tedbir seçenekleri hızla değerlendirilmelidir.
10. Başka bir müteahhitle hemen anlaşılabilir mi?
Mevcut sözleşmenin hukuki durumu netleşmeden yeni yükleniciyle işe başlanması yeni uyuşmazlıklar yaratabilir. Önce mevcut sözleşmenin tasfiyesi planlanmalıdır.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İletişim
Müteahhit sözleşmedeki teslim süresini geçirmiş ve inşaatta ilerleme durmuşsa yalnızca ihtar çekmek değil, inşaat seviyesini ve tapu durumunu aynı anda güvence altına almak önemlidir. Özellikle yüklenicinin daireleri üçüncü kişilere satmaya başladığı projelerde gecikmeden ihtiyati tedbir değerlendirilmelidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi ve müteahhit uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır. Tel: +90 532 769 22 22 | Ofis: +90 312 434 22 22 | E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr | Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sözleşmenin feshedilip feshedilemeyeceği; sözleşmenin hükümleri, teslim tarihi, inşaat seviyesi, gecikmenin nedeni, müteahhide devredilmiş arsa payları ve üçüncü kişilerin hakları incelenerek belirlenmelidir.




