
Müteahhit Arsa Sahibine Vermesi Gereken Daireleri Satarsa Ne Yapılabilir? 2026 Güncel Rehber
26 Ağustos 2026
Müteahhit İnşaatı Süresinde Bitirmezse Sözleşme Nasıl Feshedilir? 2026 Güncel Rehber
26 Ağustos 2026Kat karşılığı veya arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde en ciddi sorunlardan biri, müteahhidin kendisine bırakılmayan veya henüz hak etmediği bağımsız bölümleri üçüncü kişilere tapuda devretmesidir. Arsa sahibi böyle bir satışla karşılaştığında “tapu artık başkasının adına geçti, geri alınamaz” düşüncesine kapılmamalıdır. Somut olayın şartlarına göre tapu iptal ve tescil davası açılması, üçüncü kişilerin kötü niyetinin ileri sürülmesi, ihtiyati tedbir alınması, müteahhide karşı tazminat ve cezai şart talep edilmesi ve sözleşmenin feshi veya dönmesi gündeme gelebilir.
Ancak üçüncü kişiye yapılmış her tapu devri otomatik olarak iptal edilmez. Özellikle üçüncü kişinin iyi niyeti, tapu sicilinin görünümü, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tapuya şerh edilip edilmediği, müteahhidin hangi bağımsız bölümleri hak ettiği ve inşaatın seviyesi davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Müteahhit Hangi Tapuları Üçüncü Kişilere Devredebilir?
Öncelikle kat karşılığı inşaat sözleşmesi incelenmelidir. Sözleşmede hangi bağımsız bölümlerin arsa sahibine, hangilerinin müteahhide bırakıldığı açıkça belirlenmiş olabilir. Ayrıca müteahhide düşen arsa paylarının hangi inşaat seviyesinde devredileceği kararlaştırılmış olabilir.
Örneğin 20 daireli projede 8 dairenin arsa sahibine, 12 dairenin müteahhide bırakıldığı kararlaştırılmışsa müteahhidin arsa sahibine ayrılan daireleri kendi ekonomik menfaati için üçüncü kişilere devretmesi sözleşmeye ağır aykırılık oluşturabilir.
Daha karmaşık uyuşmazlık ise müteahhidin kendisine bırakılmış olmakla birlikte henüz hak etmediği bağımsız bölümleri satmasıdır.
Bu durumda yüklenicinin sözleşmedeki edimlerini hangi oranda yerine getirdiği ayrıca araştırılır.
Arsa Sahibine Ait Daire Üçüncü Kişiye Satılmışsa Geri Alınabilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet.
Arsa sahibi üçüncü kişi adına oluşan tapu kaydının iptali ile bağımsız bölümün kendi adına tescilini talep edebilir.
Ancak burada yalnızca:
“Sözleşmede bu daire bana bırakılmıştı.”
demek her dosyada yeterli olmayabilir.
Tapunun üçüncü kişiye hangi hukuki işlemle geçtiği, üçüncü kişinin müteahhit ile ilişkisi ve tapu siciline güvenerek iyi niyetle hak kazanıp kazanmadığı araştırılmalıdır.
Hangi Dava Açılır?
En önemli hukuki yol somut olayın niteliğine göre tapu iptal ve tescil davasıdır.
Arsa sahibi, müteahhidin sözleşmeye aykırı biçimde üçüncü kişiye devrettiği bağımsız bölümün tapu kaydının iptal edilmesini ve kendi adına tescilini isteyebilir.
Davanın yalnızca müteahhide karşı açılması yeterli olmayabilir. Tapu halen üçüncü kişi adına kayıtlıysa tapu kaydının doğrudan etkileneceği kişinin davadaki konumu ayrıca doğru belirlenmelidir.
Bu nedenle dava açılmadan önce güncel tapu kayıtları mutlaka alınmalıdır.
Üçüncü Kişinin İyi Niyeti Neden Çok Önemlidir?
Türk Medeni Kanunu m.1023 uyarınca tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin kazanımı korunabilir.
Bu nedenle arsa sahibinin:
“Müteahhit sözleşmeye aykırı sattı.”
iddiası ile üçüncü kişinin:
“Tapuda müteahhit malik görünüyordu, ben de güvenerek satın aldım.”
savunması karşı karşıya gelebilir.
Uyuşmazlığın sonucu üçüncü kişinin gerçekten iyi niyetli olup olmadığına bağlı olarak değişebilir.
Üçüncü Kişinin Kötü Niyetli Olduğu Nasıl İspatlanır?
Türk Medeni Kanunu m.1024 kapsamında bir ayni hakkın yolsuz olarak tescil edildiğini bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamayabilir.
Dolayısıyla üçüncü kişinin müteahhidin yetkisiz veya sözleşmeye aykırı hareket ettiğini bildiğinin ortaya konulması son derece önemlidir.
Örneğin alıcının müteahhidin ortağı, yöneticisi, çalışanı, yakını veya sürekli ticari ilişki içinde bulunduğu kişi olması; kat karşılığı inşaat sözleşmesini daha önce görmesi; arsa sahibi ile müteahhit arasındaki uyuşmazlıktan haberdar olması veya satışın olağan ekonomik koşullardan ciddi şekilde sapması kötü niyet araştırmasında dikkate alınabilir.
Çok Düşük Bedelle Yapılan Satış Tapu İptalini Sağlar mı?
Tek başına yeterli değildir ancak önemli bir emare olabilir.
Örneğin piyasa değeri 12.000.000 TL olan bağımsız bölümün müteahhidin arkadaşına 2.000.000 TL bedelle devredildiği görülmüş olabilir.
Mahkeme böyle bir durumda satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediğini, banka hareketlerini, taraflar arasındaki ilişkiyi ve işlemin gerçek ekonomik amacını inceleyebilir.
Özellikle görünürde satış yapılmasına rağmen hiçbir gerçek para hareketinin bulunmaması muvazaa iddiasını güçlendirebilir.
Müteahhit Daireyi Eşine veya Akrabasına Devrettiyse Ne Olur?
Akrabalık tek başına tapunun iptal edilmesi için yeterli değildir. Ancak diğer delillerle birlikte önemli olabilir.
Müteahhit mali sorun yaşamaya başladıktan hemen sonra arsa sahibine bırakılacak daireleri eşine, kardeşine veya ortağına devretmişse işlemlerin gerçekliği araştırılabilir.
Satış bedelinin ödenmemesi, devirden sonra dairenin yine müteahhit tarafından kullanılması veya alıcının kat karşılığı sözleşmesini bilmesi kötü niyet ve muvazaa iddiasını destekleyebilir.
Müteahhit Daireyi İkinci Kez Başka Birine Satarsa Ne Olur?
Uyuşmazlık daha karmaşık hâle gelir.
Örneğin müteahhit A’ya devretmiş, A da taşınmazı B’ye satmış olabilir.
Bu durumda B’nin iyi niyeti ayrıca değerlendirilir.
İlk devrin sorunlu olması sonraki bütün devirlerin otomatik olarak geçersiz olduğu anlamına gelmeyebilir. Tapu siciline güvenerek iyi niyetle hak kazanan sonraki kişilerin korunması gündeme gelebilir.
Bu nedenle hukuka aykırı satış öğrenildiğinde hızla ihtiyati tedbir talep edilmesi kritik önemdedir.
Tapuya İhtiyati Tedbir Nasıl Konulur?
HMK m.389 ve devamı kapsamında, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya imkânsız hâle gelmesi ya da gecikme nedeniyle ciddi zarar doğması ihtimali varsa ihtiyati tedbir talep edilebilir.
Arsa sahibi tapu iptal ve tescil davasıyla birlikte veya şartları varsa dava öncesinde taşınmazların üçüncü kişilere yeniden devredilmesini önlemek amacıyla tedbir isteyebilir.
Mahkeme uygun görürse tapu kayıtlarına tedbir işlenebilir.
Bu durumda taşınmazın dava sürerken el değiştirmesi riski önemli ölçüde azaltılır.
Tedbir Kararı Çok Hızlı Alınabilir mi?
Somut olayın aciliyeti ve sunulan deliller önemlidir.
Müteahhidin aynı projedeki bağımsız bölümleri art arda sattığı tapu kayıtlarıyla gösterilebiliyorsa beklenmesi hâlinde yeni devirler yapılabileceği ileri sürülebilir.
Arsa sahibinin elinde noter düzenlemeli kat karşılığı inşaat sözleşmesi, bağımsız bölüm paylaşım listesi ve güncel tapu kayıtlarının bulunması talebin değerlendirilmesi açısından önemlidir.
Mahkeme gerektiğinde karşı taraf dinlenmeden de ihtiyati tedbir hakkında karar verebilir; ancak tedbirin şartlarının somut biçimde ortaya konulması gerekir.
İhtiyati Tedbir İçin Teminat İstenebilir mi?
Mahkeme tedbir nedeniyle karşı tarafın veya üçüncü kişinin uğrayabileceği muhtemel zararların güvence altına alınması amacıyla teminat gösterilmesine karar verebilir.
Teminatın miktarı somut dosyaya göre belirlenir.
Bu nedenle:
“Tapu tedbiri için her zaman yüzde şu kadar teminat gerekir.”
şeklinde sabit bir oran bulunmamaktadır.
Sözleşme Tapuya Şerh Edilmişse Arsa Sahibinin Konumu Güçlenir mi?
Evet, şerh son derece önemli olabilir.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan kişisel hakkın tapuya şerhi, bu hakkın sonradan hak kazanan üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi açısından önemli sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle kat karşılığı inşaat projelerinde sözleşme imzalanırken yalnızca bağımsız bölüm paylaşımı değil, tapuya şerh ve arsa payı devir sistemi de planlanmalıdır.
Sözleşme Tapuya Şerh Edilmemişse Daire Kesin Kaybedilir mi?
Hayır.
Şerhin bulunmaması arsa sahibinin davasını otomatik olarak kaybedeceği anlamına gelmez.
Üçüncü kişinin kötü niyetli olduğu başka delillerle ortaya konulabilir.
Örneğin alıcı sözleşmenin imzalanmasına tanık olmuş, müteahhit şirketin ortağı olmuş veya arsa sahibinin ihtarlarını önceden görmüş olabilir.
Bu durumda tapuda şerh bulunmaması tek başına üçüncü kişiyi korumayabilir.
Müteahhit Henüz Hak Etmediği Tapuları Satmışsa Ne Olur?
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa payları bazen inşaat seviyesine bağlı olarak kademeli biçimde müteahhide devredilir.
Örneğin sözleşmede:
%30 seviyesinde iki daire,
%60 seviyesinde üç daire,
iskan alındığında kalan daireler
yükleniciye devredilecek şekilde sistem kurulabilir.
Müteahhit sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmeden daha fazla pay veya bağımsız bölüm üzerinde tasarruf etmişse bu durum ayrıca incelenir.
Özellikle yüklenicinin hakkının sözleşmenin ifasına bağlı olduğu projelerde üçüncü kişilerin hukuki durumu Yargıtay uygulaması çerçevesinde dikkatle değerlendirilmelidir.
Müteahhit İnşaatı Yarım Bırakıp Tapuları Sattıysa Ne Yapılabilir?
Bu durum arsa sahipleri açısından en ağır senaryolardan biridir.
Müteahhit kendisine bırakılacağı öngörülen daireleri satmış ancak inşaatı örneğin %40 seviyesinde bırakmış olabilir.
Bu durumda arsa sahipleri açısından sözleşmenin feshi veya dönmesi, tapu iptal ve tescil, eksik işlerin ve zararların tazmini, cezai şart ve üçüncü kişilere karşı talepler birlikte değerlendirilebilir.
Burada inşaatın tamamlanma seviyesi kritik önemdedir.
Mahkeme genellikle teknik bilirkişi aracılığıyla inşaat seviyesini belirler.
Tapuları Alan Üçüncü Kişiler “Müteahhitten Daire Aldık” Derse Ne Olur?
Üçüncü kişilerin müteahhitten bağımsız bölüm satın almış olması tek başına onların her durumda korunacağı anlamına gelmez.
Özellikle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin hukuki yapısı nedeniyle yüklenicinin hak ettiği bağımsız bölüm veya arsa payı ile henüz hak etmediği bölümün ayrılması gerekebilir.
Üçüncü kişinin hangi hakkı, hangi aşamada ve hangi tapu görünümüne dayanarak kazandığı ayrıntılı biçimde incelenir.
Tapu İptal Edilemezse Arsa Sahibi Ne Yapabilir?
Üçüncü kişinin kazanımının korunması nedeniyle tapunun geri alınması mümkün olmazsa arsa sahibinin müteahhide karşı tazminat talebi gündeme gelebilir.
Arsa sahibi sözleşmeye göre kendisine verilmesi gereken bağımsız bölümün ekonomik değerinden mahrum kalmıştır.
Bu durumda bağımsız bölümün değerinin ve varsa diğer zararların yükleniciden tahsili talep edilebilir.
Dairenin Satış Bedeli mi Yoksa Gerçek Değeri mi İstenir?
Müteahhidin daireyi üçüncü kişiye hangi bedelle sattığı tek başına arsa sahibinin zararını belirlemez.
Örneğin arsa sahibine bırakılması gereken dairenin gerçek piyasa değeri 15.000.000 TL iken müteahhit bunu kendi yakınına 5.000.000 TL’ye satmış olabilir.
Arsa sahibinin:
“Müteahhit yalnızca 5 milyon aldığı için benim zararım da 5 milyon.”
şeklinde değerlendirilmesi zorunlu değildir.
Zarar hesabında kaybedilen bağımsız bölümün ekonomik değeri ve uygulanacak tazminat hükümleri dikkate alınmalıdır.
Cezai Şart da Talep Edilebilir mi?
Sözleşmede uygun hüküm bulunuyorsa evet.
Örneğin:
“Arsa sahibine bırakılan bağımsız bölümlerin yüklenici tarafından üçüncü kişilere devredilmesi hâlinde her bağımsız bölüm için 2.000.000 TL cezai şart ödenecektir.”
şeklinde hüküm bulunabilir.
Bu durumda cezai şartın talep edilip edilemeyeceği, ayrıca tazminatla birlikte istenmesinin mümkün olup olmadığı ve cezai şartın hukuki niteliği sözleşmeye göre değerlendirilir.
Müteahhidin Diğer Mallarına İhtiyati Haciz Konulabilir mi?
Arsa sahibinin müteahhide karşı muaccel bir para alacağı ortaya çıkmış ve İİK m.257 ve devamındaki şartlar gerçekleşmişse ihtiyati haciz ayrıca gündeme gelebilir.
Ancak ihtiyati haciz ile ihtiyati tedbir birbirinden farklıdır.
Dairelerin yeniden satılmasını engellemek amacıyla genellikle ihtiyati tedbir, müteahhide karşı doğmuş para alacağının tahsilini güvence altına almak amacıyla ise şartlarına göre ihtiyati haciz değerlendirilir.
Müteahhidin Banka Hesaplarına ve Diğer Taşınmazlarına Gidilebilir mi?
Arsa sahibi lehine tazminat veya başka bir para alacağı kesinleştiğinde ya da şartları varsa daha önce ihtiyati haciz alındığında müteahhidin malvarlığı üzerinde takip yapılabilir.
Banka hesapları, araçlar, diğer taşınmazlar, üçüncü kişilerdeki alacakları ve şirket varlıkları bakımından icra hukuku araçları kullanılabilir.
Özellikle mali sıkıntıya giren müteahhitlerde yalnızca yıllar sürecek bir tazminat davası açmak yerine tahsilat güvenliği de baştan planlanmalıdır.
Müteahhit Tapuları Başka Şirketine Devrettiyse Ne Olur?
Bu işlemler özellikle ayrıntılı incelenmelidir.
Örneğin yüklenici şirket, arsa sahibine bırakılması gereken daireleri aynı ortakların kontrolündeki başka bir şirkete devretmiş olabilir.
Devirlerin piyasa değerinden düşük yapılması, gerçek ödeme bulunmaması ve şirketler arasında organik bağ bulunması kötü niyet veya muvazaa iddiasında önem kazanabilir.
Şirketlerin ticaret sicili kayıtları, ortaklık yapıları ve banka hareketleri incelenebilir.
Aynı Daire Birden Fazla Kişiye Satılmışsa Ne Olur?
Bu durumda tapuda mülkiyetin kimin adına tescil edildiği ilk olarak belirlenmelidir.
Noterde veya adi yazılı şekilde satış vaadi yapılması ile tapuda mülkiyet devri aynı şey değildir.
Birden fazla alıcı bulunması hâlinde sözleşmelerin tarihleri, tapu tescili, şerhler, tarafların iyi niyeti ve müteahhidin tasarruf yetkisi birlikte incelenir.
Ayrıca hileli şekilde aynı bağımsız bölümün birden fazla kişiye satılması ceza hukuku bakımından da ayrı değerlendirme gerektirebilir.
Müteahhit Hakkında Ceza Şikâyeti Yapılabilir mi?
Kat karşılığı inşaat sözleşmesine aykırılık tek başına suç değildir.
Ancak müteahhit baştan itibaren hileli hareket etmiş, aynı daireleri birden fazla kişiye satmış, sahte belge kullanmış veya arsa sahibine ait olduğunu bildiği bağımsız bölümleri aldatıcı yöntemlerle devretmişse olayın özelliklerine göre ceza hukuku açısından inceleme yapılabilir.
Ceza soruşturması tapu iptal ve tescil davasının yerine geçmez. Arsa sahibinin özel hukuk taleplerini ayrıca ileri sürmesi gerekir.
Arsa Sahibi Tapuları Geri Almak İçin İlk Olarak Ne Yapmalıdır?
İlk işlem güncel tapu kayıtlarının eksiksiz çıkarılmasıdır.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki paylaşım tablosu ile tapu kayıtları tek tek karşılaştırılmalıdır.
Hangi bağımsız bölüm kime devredilmiş, hangi tarihte satılmış, üzerinde ipotek veya haciz var mı, taşınmaz tekrar el değiştirmiş mi belirlenmelidir.
Ardından üçüncü kişilerin müteahhit ile ilişkileri araştırılmalı ve henüz devredilmemiş taşınmazlar için ihtiyati tedbir değerlendirilmelidir.
Örnek: Müteahhit Arsa Sahibinin 5 Dairesini Üçüncü Kişilere Devretti
Ankara Çankaya’da arsa sahibi A ile B İnşaat arasında 24 bağımsız bölümlü proje için kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını düşünelim. Sözleşmeye göre 10 daire arsa sahibine, 14 daire yükleniciye bırakılmıştır.
İnşaat devam ederken A tapu kayıtlarını kontrol ettiğinde kendisine bırakılması gereken beş dairenin devredildiğini öğrenmiştir.
İki daire B İnşaat’ın ortaklarından birinin kardeşine, bir daire şirket çalışanına, diğer iki daire ise dışarıdan kişilere satılmıştır.
Ayrıca arsa sahibine ait üç dairenin daha satış ilanına çıkarıldığı görülmüştür.
Bu durumda henüz devredilmemiş bağımsız bölümler açısından ivedilikle ihtiyati tedbir değerlendirilmelidir. Satılmış daireler bakımından ise her alıcının iyi niyet durumu ayrı ayrı araştırılmalıdır.
Örneğin müteahhidin ortağının kardeşine yapılan satışta gerçek ödeme bulunmadığı ve alıcının kat karşılığı sözleşmesini bildiği ortaya çıkarsa tapu iptal ve tescil iddiası güçlenebilir. Dışarıdan satın alan kişinin ise tapu siciline güvenerek gerçek piyasa bedeli ödediği ve sözleşmeden haberdar olmadığı anlaşılırsa farklı bir hukuki değerlendirme gerekebilir.
Tapusu geri alınamayan bağımsız bölümler bakımından müteahhide karşı tazminat, cezai şart ve diğer sözleşmesel talepler gündeme getirilebilir.
Bu nedenle Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, kat karşılığı inşaat uyuşmazlıklarında bütün üçüncü kişilerin aynı hukuki konumda kabul edilmemesi gerektiğini; her bağımsız bölümün tapu zincirinin, satış tarihinin, bedelinin, alıcının müteahhitle ilişkisinin ve iyi niyet durumunun ayrı ayrı incelenmesinin tapuların geri alınabilmesi açısından belirleyici olduğunu vurgulamaktadır.
2026’da Müteahhit Tapuları Devrettiyse İzlenecek Hukuki Yol
2026 itibarıyla böyle bir durumda izlenecek strateji üç aşamada kurulmalıdır: Öncelikle tapu zinciri ve sözleşme incelenmeli, ardından henüz el değiştirmemiş taşınmazlar tedbirle korunmalı, daha sonra devredilmiş bağımsız bölümler bakımından üçüncü kişilerin iyi veya kötü niyet durumuna göre tapu iptal ve tescil talepleri oluşturulmalıdır.
Tapunun aynen geri alınamadığı bağımsız bölümlerde ise müteahhide karşı tazminat ve varsa cezai şart talepleri değerlendirilmelidir.
Bu dosyalarda yalnızca dava kazanmak değil, karar sonunda gerçek tahsilat sağlayabilmek de önemlidir. Müteahhit mali sıkıntıdaysa ihtiyati haciz ve diğer tahsilat güvenliği araçlarının dava başında değerlendirilmesi gerekebilir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Kat Karşılığı İnşaat Tapu Davaları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’daki kat karşılığı inşaat ve kentsel dönüşüm projelerinde müteahhidin henüz hak etmediği arsa paylarını satması, arsa sahibine bırakılacak daireleri üçüncü kişilere devretmesi, bağımsız bölümlere ipotek koydurması ve inşaatı tamamlamadan projeden çekilmesi önemli uyuşmazlıklara yol açmaktadır.
Özellikle müteahhidin ekonomik sıkıntıya girdiğinin öğrenildiği projelerde tapu kayıtlarının düzenli kontrol edilmesi ve hukuka aykırı ilk satış fark edildiğinde hızlı hareket edilmesi büyük önem taşır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, kat karşılığı ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil, ihtiyati tedbir, müteahhit sorumluluğu, tazminat ve cezai şart uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Müteahhit arsa sahibinin dairesini üçüncü kişiye satarsa tapu geri alınabilir mi?
Şartları varsa tapu iptal ve tescil davasıyla geri alınması mümkündür. Üçüncü kişinin iyi veya kötü niyeti özellikle önemlidir.
2. Daireyi alan kişi tapuya güvendiğini söylerse ne olur?
TMK m.1023 kapsamında iyi niyetli üçüncü kişinin tapu siciline güvenerek yaptığı kazanım korunabilir. Somut olay ayrıca incelenmelidir.
3. Üçüncü kişinin kötü niyeti nasıl ispatlanır?
Müteahhitle yakınlık veya ticari ilişki, sözleşmeden haberdar olma, olağan dışı düşük satış bedeli, gerçek ödeme bulunmaması ve diğer deliller birlikte kullanılabilir.
4. Müteahhidin kardeşine devrettiği daire kesin geri alınır mı?
Hayır. Akrabalık tek başına yeterli değildir ancak diğer delillerle birlikte kötü niyet veya muvazaa iddiasını güçlendirebilir.
5. Tapu tekrar başka kişiye satılırsa ne olur?
Sonraki alıcının iyi niyeti de ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle ilk satış öğrenildiğinde ihtiyati tedbir açısından hızlı hareket edilmelidir.
6. Tapuya tedbir koydurulabilir mi?
HMK’daki şartların gerçekleşmesi hâlinde taşınmazın yeniden devredilmesini önlemek amacıyla ihtiyati tedbir talep edilebilir.
7. Tapu geri alınamazsa ne yapılabilir?
Müteahhide karşı kaybedilen bağımsız bölümün ekonomik değerine ilişkin tazminat ve varsa cezai şart talep edilebilir.
8. Müteahhit inşaatı yarım bırakmışsa üçüncü kişilerin tapuları iptal edilir mi?
Otomatik olarak değil. Sözleşmenin durumu, müteahhidin hak edişi, inşaat seviyesi ve üçüncü kişilerin hukuki durumu birlikte değerlendirilir.
9. Müteahhidin diğer mallarına ihtiyati haciz konulabilir mi?
İİK m.257 ve devamındaki şartların bulunması ve para alacağının niteliğine göre ihtiyati haciz değerlendirilebilir.
10. Müteahhit tapuları satmaya başladıysa ilk ne yapılmalıdır?
Güncel tapu kayıtları çıkarılmalı, sözleşmedeki paylaşım listesiyle karşılaştırılmalı ve henüz devredilmemiş bağımsız bölümler için ihtiyati tedbir imkânı gecikmeden değerlendirilmelidir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İletişim
Kat karşılığı inşaatta müteahhidin tapuları üçüncü kişilere devretmeye başladığı öğrenildiğinde zaman kaybetmeden güncel tapu kayıtlarının incelenmesi ve kalan taşınmazların korunması gerekir. Özellikle bağımsız bölümün ikinci veya üçüncü kez el değiştirmesi iyi niyet tartışmasını daha karmaşık hâle getirebilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ve müteahhit kaynaklı tapu uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır. Tel: +90 532 769 22 22 | Ofis: +90 312 434 22 22 | E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr | Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Üçüncü kişiye devredilen tapunun geri alınıp alınamayacağı; sözleşmenin niteliği, tapu kayıtları, müteahhidin hak edişi, sözleşmenin şerhi ve üçüncü kişinin iyi veya kötü niyetine göre belirlenir.




