
Kiracı Tahliye Taahhüdüne İtiraz Ederse Ev Sahibi Hangi Davayı Açmalıdır? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
Kiracının Banka Hesabı ve Maaşına Kira Borcu İçin Haciz Konulabilir mi? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026Kira bedellerini ödemeyen bir kiracıya karşı ev sahibinin yalnızca birikmiş kiraları istemesi gerekmez. Şartları oluşmuşsa kiraya veren aynı süreçte hem ödenmeyen kira alacaklarının tahsilini hem de kiracının taşınmazdan tahliyesini sağlayabilir. Bunun için uygulamada en etkili yöntemlerden biri, İcra ve İflas Kanunu’nun 269 ve devamı maddeleri kapsamında kira alacağı ve tahliye talepli ilamsız icra takibi başlatılmasıdır.
Ancak “Kiracı iki aylık kirayı ödemedi, hemen tahliye edilir” şeklinde otomatik bir sistem yoktur. Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıya kanunun öngördüğü ödeme süresinin verilmesi, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmesi ve borcun bu süre içerisinde ödenmemesi gerekir. Kiracının itiraz edip etmemesine göre tahliye süreci de değişir.
En önemli nokta şudur: Tahliye ile kira alacağının tahsili birbirinden farklı sonuçlardır. Kiracının tahliye edilmesi birikmiş kira borcunu ortadan kaldırmaz. Kiracı evden veya işyerinden çıkarılmış olsa dahi ödenmeyen kira alacakları için haciz işlemlerine devam edilebilir.
Kirasını Ödemeyen Kiracıya Karşı Ne Yapılabilir?
Kiracının kira bedelini zamanında ödememesi Türk Borçlar Kanunu bakımından temerrüt oluşturabilir. Kiraya verenin önünde somut olayın özelliklerine göre farklı seçenekler bulunmaktadır.
Kiraya veren yalnızca kira alacağını tahsil etmek için icra takibi yapabilir. Bunun yanında tahliye ihtarlı kira alacağı takibi başlatarak hem parasını hem de taşınmazın tahliyesini talep edebilir. Alternatif olarak TBK hükümleri kapsamında temerrüt nedeniyle fesih ve tahliye yolu da gündeme gelebilir.
Dolayısıyla ev sahibinin takip başlatmadan önce hedefini doğru belirlemesi önemlidir.
Hem Kira Borcu Hem Tahliye Aynı İcra Takibinde İstenebilir mi?
Evet.
İcra ve İflas Kanunu m.269 ve devamındaki özel takip yolu bunun için kullanılmaktadır. Kiraya veren takip talebinde ödenmeyen kira bedellerinin tahsilini ve borcun kanuni süre içerisinde ödenmemesi hâlinde tahliyeyi talep edebilir.
Bu yöntem, kira alacaklarının tahsilinde normal haciz yolundan önemli bir noktada ayrılır: takip yalnızca para alacağının tahsilini değil, gerekli şartlar oluştuğunda kiralananın tahliyesini de sağlayabilir.
Ödeme Emrinde Tahliye İhtarı Bulunması Neden Önemlidir?
Kiraya verenin yalnızca normal bir para alacağı takibi başlatması ile tahliye ihtarlı kira takibi başlatması aynı şey değildir.
Örneğin ev sahibi:
“Kiracının 120.000 TL kira borcu var, sadece bu parayı tahsil etmek istiyorum.”
diyerek genel haciz yoluyla takip başlatmış olabilir.
Bu takipte kira alacağının tahsili sağlanabilir ancak sırf borç nedeniyle kiracının tahliyesi otomatik olarak gerçekleşmez.
Tahliye hedefleniyorsa takip başlangıcından itibaren buna uygun icra yolunun seçilmesi gerekir.
Konut Kiracısına Borcu Ödemesi İçin Kaç Gün Verilir?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında Türk Borçlar Kanunu m.315 uyarınca kiracıya kira borcunu ödemesi için en az 30 günlük süre verilmesi gerekir.
Bu süre kiracıya yapılan yazılı bildirimin tebliğini izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
Dolayısıyla ev sahibi:
“Üç aylık kira ödenmedi, yarın evi boşalt.”
şeklindeki bir ihtarla TBK m.315 anlamında doğrudan tahliye sağlayamaz.
Kanunun kiracıya tanıdığı süre korunmalıdır.
30 Gün İçinde Kira Borcu Ödenirse Kiracı Tahliye Edilir mi?
Temerrüt nedeniyle başlatılan süreç bakımından en kritik noktalardan biri budur.
Kiracı kendisine verilen kanuni süre içerisinde takibe konu kira borcunun tamamını öderse o takipte temerrüt nedeniyle tahliye koşulu oluşmayabilir.
Ancak kiracının sürekli olarak kiraları geç ödemesi başka tahliye sebeplerini gündeme getirebilir. Özellikle şartları gerçekleşmişse iki haklı ihtar nedeniyle tahliye ayrıca değerlendirilebilir.
Bu nedenle “Kiracı sonradan ödedi, artık hiçbir zaman tahliye edilemez” sonucu çıkarılmamalıdır.
Kiracı 30 Gün İçinde Borcu Ödemezse Ne Olur?
Kiracı tahliye ihtarlı ödeme emrini almasına rağmen kanuni ödeme süresi içerisinde kira borcunu ödemezse kiraya veren açısından tahliye talep etme imkânı doğabilir.
İcra takibinin bundan sonraki aşaması kiracının ödeme emrine itiraz edip etmediğine göre değişir.
Kiracı hem itiraz etmemiş hem de borcu ödememişse kiraya veren tahliye sürecini ilerletebilir ve aynı zamanda kesinleşen para alacağı yönünden haciz talep edebilir.
Başka bir ifadeyle ev sahibi:
“Ya paramı alacağım ya kiracıyı çıkaracağım.”
şeklinde bir seçim yapmak zorunda değildir.
Şartları oluştuğunda ikisini de talep edebilir.
Kiracı Tahliye Edilirse Kira Borcu Silinir mi?
Hayır.
Bu konuda uygulamada ciddi bir yanlış anlaşılma bulunmaktadır. Kiracının taşınmazdan tahliye edilmesi, geçmiş dönemlere ilişkin ödenmemiş kira borçlarını ortadan kaldırmaz.
Örneğin kiracının 150.000 TL birikmiş kira borcu bulunduğunu ve tahliye süreci sonucunda taşınmazdan çıkarıldığını düşünelim.
Kiraya veren 150.000 TL kira alacağı yönünden icra takibine devam edebilir.
Kiracının şartları mevcut malvarlığı değerleri üzerinde haciz uygulanabilir.
Kiracının Banka Hesaplarına Haciz Konulabilir mi?
Takip kesinleşmiş ve haciz aşamasına gelmişse kiracının haczedilebilir banka hesapları ve diğer malvarlığı değerleri bakımından haciz işlemleri gündeme gelebilir.
Dolayısıyla tahliye gerçekleştikten sonra bile icra dosyası kira borcu tamamen tahsil edilinceye kadar devam edebilir.
Kiracının taşınmazdan çıkmış olması:
“Artık kira borcumu ödeme yükümlülüğüm yok.”
anlamına gelmez.
Kiracının Maaşına Haciz Konulabilir mi?
Şartları oluştuğunda kiracının maaşına haciz uygulanması da mümkündür. Ancak ücret hacizlerinde İcra ve İflas Kanunu’ndaki sınırlamalar dikkate alınır.
Kiracının banka hesabı, maaşı, aracı, taşınmazı veya üçüncü kişilerde bulunan haczedilebilir hak ve alacakları bakımından da takip işlemleri somut olayın şartlarına göre gerçekleştirilebilir.
Bu nedenle tahliye ve alacağın tahsili birbirinden bağımsız şekilde ilerleyebilir.
Kiracı İcra Takibine İtiraz Ederse Ne Olur?
Kiracı ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederse takip itiraz edilen kısım yönünden durabilir.
Bu durumda kiraya verenin itirazın kaldırılması veya itirazın iptali gibi hukuki yollardan hangisine başvurabileceği, kira sözleşmesinin ve diğer belgelerin niteliğine göre belirlenmelidir.
Özellikle yazılı kira sözleşmesinin bulunması, imzanın kabul edilip edilmemesi ve kira bedelinin miktarına yönelik itirazlar sürecin nasıl ilerleyeceğini etkileyebilir.
Kiracı Sadece Borcun Bir Kısmına İtiraz Edebilir mi?
Evet.
Örneğin ev sahibi takipte:
Ocak 2026: 30.000 TL
Şubat 2026: 30.000 TL
Mart 2026: 30.000 TL
Toplam: 90.000 TL
talep etmiş olabilir.
Kiracı ise ocak ayını ödediğini ancak şubat ve mart aylarının ödenmediğini kabul edebilir.
Bu durumda kısmi itiraz gündeme gelir. İtiraz edilmeyen bölüm yönünden takibin durumu ile itiraz edilen bölüm bakımından yapılması gereken işlemler ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Kiracı “Kirayı Elden Ödedim” Derse Ne Olur?
Kira uyuşmazlıklarında en sık görülen savunmalardan biri budur.
Kiracı:
“Kiraları her ay ev sahibine elden verdim.”
diyebilir.
Bu durumda ödemenin ispatı önem kazanır. Makbuz, banka dekontu veya ödeme yapıldığını gösteren diğer hukuken geçerli deliller dosyanın sonucunu etkileyebilir.
Özellikle yüksek tutarlı kira ödemelerinin belgesiz yapılması hem kiracı hem kiraya veren açısından ciddi ispat sorunları yaratabilir.
Kira Borcunun Bir Kısmı Ödenirse Tahliye Engellenir mi?
Her zaman değil.
Kiracının temerrütten kurtulabilmesi açısından kanuni süre içerisinde muaccel kira borcunun gerekli kapsamda ödenmesi önemlidir.
Örneğin 100.000 TL takip konusu kira borcuna karşı kiracının yalnızca 20.000 TL ödeme yapması, kalan borç devam ediyorsa tahliye riskini kendiliğinden ortadan kaldırmayabilir.
Faiz, takip giderleri ve hangi kalemlerin ödenmesi gerektiği de somut icra dosyası üzerinden değerlendirilmelidir.
Bir Aylık Kira Borcu İçin Tahliye İstenebilir mi?
Kural olarak temerrüt hükümlerinin uygulanabilmesi için mutlaka üç, dört veya altı aylık kira borcu birikmiş olması şart değildir.
Muaccel bir kira bedelinin ödenmemesi durumunda da kiraya veren gerekli şartları yerine getirerek temerrüt sürecini başlatabilir.
Ancak tahliye açısından TBK m.315’teki süre ve diğer usul şartlarına uyulması gerekir.
Dolayısıyla:
“En az üç aylık kira birikmeden tahliye takibi yapılamaz.”
şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
İki Aylık Kira Ödenmezse Kiracı Çıkarılabilir mi?
Şartları oluşursa evet.
Burada belirleyici olan borcun kaç aylık olduğundan ziyade kira bedelinin muaccel olması, ödenmemesi, usulüne uygun ihtarın yapılması ve kiracının kanuni süre içerisinde ödeme yapmamasıdır.
Bu nedenle iki aylık kira borcu da tahliye sürecine konu olabilir.
Üç Aylık Kira Birikmişse Doğrudan Tahliye Mümkün mü?
Yine kanuni prosedür uygulanmalıdır.
Üç aylık kira borcunun bulunması ev sahibine kiracıyı kendi imkânlarıyla evden çıkarma hakkı vermez.
Ev sahibi kilidi değiştiremez, kiracının eşyalarını dışarı çıkaramaz veya elektrik ve suyu keserek kiracıyı taşınmaya zorlayamaz.
Tahliye ancak hukuki süreç sonucunda gerçekleştirilmelidir.
Kiracı Evi Kendiliğinden Boşaltırsa Borç Ne Olur?
Kiracı icra takibi başladıktan sonra taşınmazı kendiliğinden teslim edebilir. Bu durumda tahliye talebi fiilen konusuz kalabilir ancak kira alacağı ortadan kalkmaz.
Örneğin 200.000 TL kira borcu bulunan kiracı anahtarı teslim etmiş olabilir.
Ev sahibi yine de geçmiş dönem kira alacaklarının tahsili için icra dosyasına devam edebilir.
Anahtar teslim tarihi ayrıca kira ilişkisinin sona erdiği tarihin belirlenmesi açısından önem taşıyabilir.
Anahtar Teslim Edilmeden Evden Çıkmak Yeterli midir?
Her zaman değildir.
Kiracının eşyalarını taşıması tek başına kiralananın hukuken teslim edildiğini göstermeyebilir. Kiraya verenin taşınmaz üzerinde yeniden fiilî hâkimiyet kurabileceği şekilde anahtar tesliminin yapılması önemlidir.
Bu nedenle kiracının:
“Ben üç ay önce evden çıktım, artık kira borcum yok.”
savunması karşısında taşınmazın ne zaman ve nasıl teslim edildiği araştırılabilir.
Kiracı Tahliye Edilene Kadar Yeni Kira Borcu İşler mi?
Kira ilişkisinin ne zaman sona erdiğine göre değerlendirme yapılır.
Kiracı taşınmazı kullanmaya devam ediyor ve kira ilişkisi hukuken sürüyorsa takipten sonraki dönemlerde yeni kira alacakları da doğabilir.
Bu nedenle icra takibinin başlatılması tek başına sonraki ayların kira borcunu ortadan kaldırmaz.
Takipten sonra doğan kira alacaklarının aynı dosyada veya ayrı takipte nasıl talep edilebileceği somut dosyanın durumuna göre belirlenmelidir.
İki Haklı İhtar Nedeniyle Ayrıca Tahliye Edilebilir mi?
Evet, şartları oluşmuşsa bu ayrı bir tahliye sebebidir.
Türk Borçlar Kanunu m.352 kapsamında kiracının aynı kira yılı içerisinde kira bedelini ödemediği için kendisine iki haklı yazılı ihtar yapılmasına sebep olması durumunda kanundaki diğer şartların da gerçekleşmesiyle tahliye davası gündeme gelebilir.
Buradaki önemli fark, kiracının ihtardan sonra borcu ödemiş olmasının ihtarın belirli koşullarda “haklı ihtar” niteliğini ortadan kaldırmamasıdır.
Dolayısıyla sürekli geç ödeme yapan kiracı bakımından iki haklı ihtar yolu ayrıca önem taşır.
İcra Takibi Başlatmak Haklı İhtar Sayılabilir mi?
Şartları taşıyan tahliye ihtarlı ödeme emirlerinin iki haklı ihtar bakımından etkisi somut olayda değerlendirilebilir.
Bu nedenle aynı kira yılı içerisinde birden fazla kira borcu nedeniyle takip yapılmışsa belgelerin ve tebligat tarihlerinin saklanması önemlidir.
Kiraya veren açısından yalnızca tahsilata odaklanmak yerine ileride doğabilecek tahliye hakkının da korunması gerekir.
Tahliye İçin Ayrıca Dava Açmak Gerekir mi?
İlamsız icra yoluyla tahliye sürecinde, kiracının borcu ödeyip ödemediğine ve takibe itiraz edip etmediğine göre icra mahkemesinden tahliye kararı alınması gerekebilir.
Mevcut İİK sisteminde kira borcuna dayalı tahliye bakımından m.269 ve devamındaki özel hükümler uygulanmaktadır. 2025 yılında yayımlanan Cebrî İcra Kanunu Taslağı da tahliye ile alacağın haciz yoluyla tahsilinin birlikte yürüyebilmesi esasını koruyan düzenlemeler içermektedir; ancak bu belge taslaktır ve yürürlükteki İİK hükümlerinin yerine geçtiği düşünülmemelidir. (Mevzuat Genel Müdürlüğü)
Kira Alacağı İçin Faiz İstenebilir mi?
Şartları mevcutsa ödenmeyen kira bedellerine ilişkin faiz talep edilebilir.
Ancak uygulanacak faiz oranı tarafların sözleşmesinde geçerli bir faiz düzenlemesinin bulunup bulunmadığına, kiracının tacir olup olmadığına ve borcun hukuki niteliğine göre değişebilir.
Bu nedenle özellikle yüksek tutarlı işyeri kiralarında faiz hesabı ayrıca yapılmalıdır.
Depozito Kira Borcundan Otomatik Düşülür mü?
Kiracı çoğu zaman:
“Ev sahibinde üç aylık depozitom var, son üç ayın kirasını ödemiyorum.”
şeklinde hareket etmektedir.
Bu yaklaşım her durumda hukuken güvenli değildir. Güvence bedelinin amacı kira ilişkisi sonunda doğabilecek borçları güvence altına almaktır. Kiracının tek taraflı olarak depozitoyu son aylardaki kira bedellerine mahsup ettiğini varsayması temerrüt riski yaratabilir.
Sözleşme hükümleri ve somut olay ayrıca incelenmelidir.
Kefil Varsa Birikmiş Kira Borcu Kefilden Alınabilir mi?
Kira sözleşmesinde geçerli bir kefalet bulunuyorsa kefilin sorumluluğu gündeme gelebilir.
Ancak kefaletin Türk Borçlar Kanunu’ndaki şekil şartlarına uygun olması, kefaletin kapsamı, azami miktarı, tarihi ve varsa eş rızası gibi hususlar önemlidir.
Özellikle kira sözleşmesinin yıllarca uzadığı durumlarda kefilin hangi dönem borçlarından sorumlu olduğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Şirket Kiracıysa Hem Tahliye Hem Şirket Hesaplarına Haciz Mümkün mü?
Evet.
Örneğin bir şirket kiraladığı işyerinin kira bedellerini ödemiyorsa kiraya veren tahliye ihtarlı kira takibi başlatabilir. Takip kesinleştiğinde şirketin haczedilebilir banka hesapları, araçları, alacakları ve diğer malvarlığı değerleri bakımından haciz işlemleri gündeme gelebilir.
Aynı zamanda temerrüt koşulları oluşmuşsa işyerinin tahliyesi talep edilebilir.
Dolayısıyla özellikle ticari kiralarda tahliye + alacak tahsili stratejisi birlikte planlanabilir.
Örnek: 6 Aylık Kirasını Ödemeyen Kiracı
Ankara Çankaya’da aylık 30.000 TL kira bedeliyle oturan kiracının altı aydır kira ödemediğini düşünelim. Birikmiş ana kira borcu 180.000 TL’dir.
Ev sahibi yalnızca 180.000 TL için normal icra takibi başlatırsa para alacağının tahsilini amaçlamış olur. Buna karşılık uygun şekilde tahliye ihtarlı kira alacağı takibi başlatılırsa hem 180.000 TL’nin tahsili hem de kanuni koşullar gerçekleştiğinde taşınmazın tahliyesi hedeflenebilir.
Kiracı kanuni ödeme süresinde borcun tamamını ödemez ve takip tahliye yönünden gerekli koşulları kazanırsa ev sahibi tahliye talebini ilerletebilir. Para alacağı kesinleşmişse kiracının haczedilebilir malvarlığına yönelik takip de sürdürülebilir.
Kiracının daha sonra tahliye edilmesi 180.000 TL borcu ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, birikmiş kira alacaklarında takip başlatılmadan önce yalnızca “ne kadar kira borcu var?” sorusuna değil, kiraya verenin tahsilatla birlikte tahliye isteyip istemediğine, ödeme emrinin doğru düzenlenmesine, kira sözleşmesine, tebligata ve kiracının muhtemel itirazlarına birlikte bakılmasının önem taşıdığına dikkat çekmektedir.
İcra Takibi mi, Önce Noter İhtarı mı?
Her dosyada önce ayrı bir noter ihtarı gönderilmesi zorunlu değildir. İİK m.269 kapsamında uygun şekilde düzenlenen tahliye ihtarlı ödeme emri, tahsilat ve tahliye sürecinin birlikte yürütülmesini sağlayabilir.
Ancak bazı dosyalarda noter ihtarı stratejik olarak yararlı olabilir. Özellikle iki haklı ihtar nedeniyle ileride tahliye davası düşünülüyorsa tarihlerin ve ödeme dönemlerinin dikkatli planlanması gerekir.
Bu nedenle “önce mutlaka noter ihtarı, sonra mutlaka icra” şeklinde her olay için geçerli tek bir sıra bulunmamaktadır.
İcra Takibinden Önce Arabuluculuk Zorunlu mudur?
İlamsız icra yoluyla tahliye bakımından dava şartı arabuluculuk istisnası bulunmaktadır. Adalet Bakanlığı da kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların genel olarak dava şartı arabuluculuğa tabi olduğunu ancak ilamsız icra yoluyla tahliyenin bunun dışında bırakıldığını açıkça belirtmektedir. (BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ)
Dolayısıyla tahliye ihtarlı ilamsız icra takibini başlatmak için önce arabuluculuk sürecini tamamlamak gerektiği şeklinde genel bir kural yoktur.
Buna karşılık sonradan açılacak davanın hukuki niteliğine göre dava şartı arabuluculuk ayrıca değerlendirilmelidir.
Ev Sahibi Kendi Başına Kiracıyı Çıkarabilir mi?
Hayır.
Kiracının altı aylık veya daha fazla kira borcu bulunsa dahi ev sahibi kendi başına kilidi değiştirmemeli, kiracının eşyalarını çıkarmamalı, elektrik-su-doğalgaz hizmetlerini kestirerek tahliyeye zorlamamalıdır.
Tahliye hukuki prosedürle gerçekleştirilmelidir.
Aksi davranışlar ev sahibinin ayrıca hukuki ve hatta somut olayın özelliklerine göre cezai sorunlarla karşılaşmasına neden olabilir.
En Hızlı Yol Hangisidir?
Kiracının gerçekten ödenmemiş ve muaccel kira borcu bulunuyorsa ve kiraya veren hem tahsilat hem tahliye istiyorsa tahliye ihtarlı kira alacağı icra takibi önemli seçeneklerden biridir.
Ancak doğru takip türünün seçilmesi yeterli değildir. Talep edilen kira aylarının doğru gösterilmesi, daha önce yapılmış ödemelerin düşülmesi, faiz hesabının doğru yapılması, ödeme emrinin usulüne uygun düzenlenmesi ve tebligatın takip edilmesi gerekir.
Kiracının itiraz etmesi hâlinde ise itirazın içeriğine göre bir sonraki hukuki yol belirlenmelidir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Birikmiş Kira Alacağı ve Tahliye
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa gibi kira bedellerinin yüksek olduğu şehirlerde birkaç aylık kira borcu dahi önemli miktarda alacak oluşturabilmektedir. Bu nedenle ev sahibinin aylarca bekleyerek borcun büyümesine izin vermesi tahsilat riskini artırabilir.
Özellikle kiracının başka alacaklılarının da bulunması durumunda erken icra takibi başlatılması, malvarlığı araştırması ve haciz işlemlerinin zamanlaması önem kazanabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, ödenmeyen kira alacaklarının tahsili, tahliye ihtarlı icra takibi, kiracının temerrüdü ve tahliye uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Kirasını ödemeyen kiracı hem icraya verilip hem tahliye edilebilir mi?
Evet. Şartları oluşmuşsa tahliye ihtarlı kira alacağı takibiyle kira borcunun tahsili ve kiracının tahliyesi birlikte hedeflenebilir.
2. Kiracının kaç aylık kira borcu olması gerekir?
Tahliye sürecinin başlatılması için mutlaka üç veya altı aylık borç birikmesi şeklinde genel bir şart yoktur. Muaccel kira borcunun ödenmemesi yeterli olabilir; ancak kanuni temerrüt prosedürüne uyulmalıdır.
3. Konut kiracısına ödeme için kaç gün verilir?
TBK m.315 kapsamında konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıya en az 30 günlük ödeme süresi verilmelidir.
4. Kiracı 30 gün içinde bütün borcu öderse tahliye edilir mi?
Aynı temerrüt sebebine dayalı tahliye bakımından kural olarak temerrüdün giderilmesi tahliyeyi engelleyebilir. Ancak iki haklı ihtar gibi başka tahliye sebepleri ayrıca gündeme gelebilir.
5. Kiracı tahliye edilince eski kira borcu silinir mi?
Hayır. Tahliye geçmiş dönem kira borçlarını ortadan kaldırmaz. Alacak için icra takibine devam edilebilir.
6. Kiracının banka hesabına haciz konulabilir mi?
Takip kesinleşmiş ve haciz koşulları oluşmuşsa kiracının haczedilebilir banka hesapları ve diğer malvarlığı değerleri bakımından haciz işlemleri yapılabilir.
7. Kiracı evi boşaltırsa birikmiş kiraları yine ödemek zorunda mı?
Evet. Taşınmazın boşaltılması daha önce doğmuş kira borçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
8. Kiracı kira borcunun bir kısmını öderse tahliyeden kurtulur mu?
Her zaman değil. Temerrüdün giderilip giderilmediği kalan borç ve yapılan ödemenin kapsamına göre değerlendirilir.
9. Tahliye ihtarlı icra takibinden önce arabuluculuk gerekir mi?
İlamsız icra yoluyla tahliye dava şartı arabuluculuk kapsamındaki istisnalardan biridir. (BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ)
10. Ev sahibi hem tahliye hem haciz isteyebilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet. Tahliye kiralananın geri alınmasını, haciz ise para alacağının tahsilini amaçlar; iki süreç birbirini ortadan kaldırmaz.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İletişim
Kira borcu biriken kiracıya karşı ev sahibinin yalnızca kira alacağı için takip yapması zorunlu değildir. Doğru takip türü seçildiğinde hem birikmiş kira bedellerinin tahsili hem de kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde kiracının tahliyesi sağlanabilir. Ancak ödeme süresi, ödeme emrinin içeriği, tebligat, kiracının itirazı ve tahliye talebinin süresinde ileri sürülmesi özellikle önemlidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, birikmiş kira alacakları, tahliye ihtarlı icra takibi ve kira uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır. Tel: +90 532 769 22 22 | Ofis: +90 312 434 22 22 | E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr | Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Kira uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğun kapsamına ilişkin güncel açıklama için Adalet Bakanlığı – Kira Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk incelenebilir.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kira alacağının tahsili ve tahliye süreci; kira sözleşmesinin türüne, ödeme tarihlerine, borç miktarına, yapılan kısmi ödemelere, tebligata ve kiracının itirazlarına göre ayrıca değerlendirilmelidir.




