
Tahliye Taahhüdüne Dayalı İcra Takibine Kiracı Nasıl İtiraz Edebilir? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
Kira Borcu Birikmiş Kiracı Hem Tahliye Edilip Hem İcraya Verilebilir mi? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026Kiraya veren, kiracının verdiği tahliye taahhütnamesine dayanarak ilamsız tahliye takibi başlattığında kiracının süresinde itiraz etmesi takibi durdurur. Ancak bu durum ev sahibinin tahliye hakkının sona erdiği anlamına gelmez. Bundan sonra izlenecek hukuki yol, özellikle kiracının tahliye taahhütnamesindeki imzayı kabul edip etmediğine ve taahhütnamenin niteliğine göre değişir.
En önemli ayrım şudur: Kiracı tahliye taahhütnamesindeki imzayı kabul ediyor ve yalnızca tahliye hakkına, tarihe veya kira ilişkisinin devam ettiğine ilişkin itirazlarda bulunuyorsa şartları mevcutsa İcra Hukuk Mahkemesinde itirazın kaldırılması ve tahliye talep edilebilir. Buna karşılık kiracı adi yazılı tahliye taahhütnamesindeki imzayı açıkça inkâr ediyorsa icra mahkemesi bu takip yolunda imza incelemesi yapamaz; kiraya verenin genel mahkemede, uygulamada görevli Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye istemini de içeren dava yoluna gitmesi gerekir. Adalet Bakanlığı kaynaklarında da bu ayrım açık biçimde ortaya konulmaktadır. (Adalet Bakanlığı)
Bu nedenle “Kiracı itiraz etti, hangi davayı açmalıyım?” sorusunun cevabı verilmeden önce itiraz dilekçesinin içeriği mutlaka incelenmelidir.
Tahliye Taahhüdüne İtiraz Edilirse İcra Takibi Ne Olur?
Kiraya verenin elinde geçerli olduğunu düşündüğü bir tahliye taahhütnamesi varsa, kiracının taahhüt ettiği tarihte taşınmazı boşaltmaması üzerine İcra ve İflas Kanunu m.272 ve devamı hükümleri kapsamında tahliye takibi başlatılabilir.
Kiracı tahliye emrine kanuni süresinde itiraz ederse takip durur.
Bu aşamada kiraya veren:
“Elimde tahliye taahhütnamesi var, icra müdürlüğü kiracıyı yine de çıkarır.”
diyemez.
Kiracının itirazının hukuki etkisinin ortadan kaldırılması gerekir. Hangi yola başvurulacağı ise itirazın niteliğine bağlıdır.
Ev Sahibinin Önünde Hangi Hukuki Yollar Vardır?
Temel olarak iki yol gündeme gelir: itirazın kaldırılması ve tahliye veya genel hükümlere göre itirazın iptali/tahliye davası.
Ancak kiraya veren bu iki yolu tamamen serbest biçimde seçemez. Özellikle imzanın inkâr edilip edilmediği hangi yolun kullanılabileceğini doğrudan etkiler.
İİK m.275, itiraz hâlinde kiraya verenin icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebileceğini düzenlemektedir. Bununla birlikte aynı hüküm, bu yolun kullanılabilmesi bakımından dayanak belgenin niteliğine özel önem vermektedir. (Mevzuat Genel Müdürlüğü)
Kiracı İmzayı Kabul Ediyorsa Hangi Yol Kullanılır?
Kiracı:
“Tahliye taahhütnamesindeki imza bana aittir ancak tahliye şartları oluşmamıştır.”
şeklinde itiraz etmiş olabilir.
Bu durumda şartları bulunuyorsa kiraya veren İcra Hukuk Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını ve kiracının tahliyesini talep edebilir.
İİK m.275’e göre tahliye talebi noterlikçe resen düzenlenmiş, tarih ve imzası tasdik edilmiş veya kiracı tarafından ikrar edilmiş belgeye dayanıyorsa ve kiracı kira ilişkisinin yenilendiğini veya uzatıldığını aynı kuvvette bir belgeyle kanıtlayamıyorsa itirazın kaldırılması gündeme gelebilir. (Mevzuat Genel Müdürlüğü)
Dolayısıyla kiracının imzayı kabul etmesi ev sahibi açısından son derece önemlidir.
Kiracı İmzayı İnkâr Ederse Hangi Dava Açılmalıdır?
Uygulamadaki en kritik ayrım budur.
Kiracı:
“Tahliye taahhütnamesindeki imza bana ait değildir.”
diyorsa ve kiraya verenin dayandığı belge adi yazılı tahliye taahhütnamesi ise icra mahkemesinin bu takip prosedürü içerisinde bilirkişi incelemesi yaptırıp imzanın kiracıya ait olup olmadığına karar vermesi mümkün değildir.
Adalet Bakanlığına ait icra hukuku kaynağında da adi senetteki imza reddedildiğinde icra mahkemesinin bu usulde imza incelemesi yapamayacağı belirtilmektedir. (Eğitim Dairesi Başkanlığı)
Bu nedenle böyle bir durumda kiraya verenin doğrudan:
“İcra mahkemesinde bilirkişi imzayı incelesin ve itirazı kaldırsın.”
şeklinde hareket etmesi risklidir.
Uyuşmazlığın genel hükümlere göre çözülebileceği Sulh Hukuk Mahkemesi yolu değerlendirilmelidir. Bu yargılamada imza aidiyeti de incelenebilir.
Noter Onaylı Tahliye Taahhüdünde Durum Değişir mi?
Evet.
İİK m.275 bakımından noterlikçe resen düzenlenen veya tarih ve imzası noterlikçe tasdik edilen belge özel öneme sahiptir.
Kanunda, tahliye talebinin bu nitelikte bir belgeye dayanması ve kiracının kira ilişkisinin yenilendiğini veya uzatıldığını aynı kuvvet ve mahiyette belgeyle gösterememesi hâlinde itirazın kaldırılabileceği düzenlenmektedir. (Mevzuat Genel Müdürlüğü)
Bu nedenle adi yazılı tahliye taahhütnamesi ile noterlikçe düzenlenmiş veya imzası tasdik edilmiş tahliye taahhütnamesi aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
İmza İnkâr Edilmemişse İcra Hukuk Mahkemesi Daha Hızlı mıdır?
Genellikle bu yolun tercih edilmesinin önemli nedenlerinden biri daha sınırlı ve hızlı bir inceleme yapılabilmesidir.
İcra mahkemesinin incelemesi genel mahkemede yürütülen klasik tahliye davasına göre daha sınırlıdır. İİK m.275 kapsamında mahkeme özellikle takibe dayanak belgenin niteliğini ve kiracının ileri sürdüğü yenileme veya uzatma savunmasının kanunun aradığı belgeyle ispatlanıp ispatlanmadığını değerlendirir. (Adalet Bakanlığı)
Ancak somut olay genel yargılama gerektiriyorsa sırf daha hızlı olduğu düşüncesiyle icra mahkemesine başvurmak doğru olmayabilir.
Kiracı “Taahhütnameyi Boş İmzaladım” Derse Hangi Yol Kullanılır?
Bu savunma imza inkârından farklıdır.
Kiracı:
“İmza benim değil.”
dememekte, aksine:
“İmza bana ait ancak tahliye taahhütnamesini boş olarak imzaladım ve tarihler daha sonra dolduruldu.”
demektedir.
Dolayısıyla imza ikrar edilmiş olabilir.
Bu durumda kiracının ileri sürdüğü itirazın tam içeriği, hangi tarihin sonradan doldurulduğunun iddia edildiği ve tahliye taahhüdünün geçerliliğine yönelik savunmanın niteliği değerlendirilerek başvurulacak yol belirlenmelidir.
Her “boş imzaladım” savunmasının otomatik olarak imza inkârı gibi değerlendirilmesi doğru değildir.
Kiracı “Kira Sözleşmesiyle Aynı Gün İmzaladım” Derse Ne Olur?
Türk Borçlar Kanunu m.352/1 açısından geçerli tahliye taahhüdünün kiralananın teslim edilmesinden sonra verilmiş olması gerekir.
Kiracı:
“Belge üzerindeki tarih doğru değil; ev sahibi bu taahhütnameyi kira sözleşmesini imzalarken aldı.”
diyebilir.
Bu durumda uyuşmazlık tahliye taahhüdünün maddi hukuk bakımından geçerliliğine ilişkin hâle gelir.
Kiraya veren açısından WhatsApp yazışmaları, e-postalar, kira sözleşmesinin tarihi, anahtar teslim tarihi, tahliye taahhüdünün düzenlenme tarihi ve diğer deliller önem kazanabilir.
Kiracı Tahliye Tarihinin Sonradan Doldurulduğunu Söylerse Ne Olur?
Kiracı imzayı kabul ediyor ancak:
“Tahliye tarihini ben yazmadım.”
diyorsa bunun tek başına imza inkârıyla aynı sonucu doğurduğu söylenemez.
Boş olarak imzalanıp teslim edilen tahliye taahhütnamelerinin sonradan doldurulmasına ilişkin Yargıtay uygulaması nedeniyle kiracının özellikle belgenin anlaşmaya aykırı doldurulduğuna ilişkin iddiasının niteliği ve delilleri önem taşır.
Dolayısıyla kiraya veren açısından itiraz dilekçesinin kelime kelime incelenmesi gerekir.
Kiracı “Kira Sözleşmesi Yenilendi” Derse Ne Olur?
İİK m.275 bu ihtimali özel olarak düzenlemektedir.
Tahliye talebi kanunun aradığı nitelikte belgeye dayanıyorsa kiracı, kiralananın yenilendiğini veya uzatıldığını aynı kuvvet ve mahiyette bir belgeyle kanıtlayamazsa itiraz kaldırılabilir. (Mevzuat Genel Müdürlüğü)
Örneğin kiracı yalnızca:
“Ev sahibi sözlü olarak bir yıl daha oturabileceğimi söyledi.”
diyorsa bunun İİK m.275 kapsamında yeterli olup olmayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Buna karşılık tarafların kira ilişkisinin devamına ilişkin güçlü yazılı belgelerinin bulunması uyuşmazlığın sonucunu değiştirebilir.
Kiracı Yeni Kira Sözleşmesi Sunarsa Ne Olur?
Tahliye taahhüdünden sonra gerçekten yeni bir kira sözleşmesi yapılmışsa veya taraflar tahliye tarihinden sonra kira ilişkisini açıkça yeniden düzenlemişse kiracının savunması güçlenebilir.
Ancak yalnızca tahliye tarihinden sonra kira bedeli yatırılması her durumda yeni kira sözleşmesinin kurulduğu anlamına gelmez.
Yeni sözleşmenin içeriği, tarihi, tarafların iradesi ve tahliye taahhüdüyle ilişkisi birlikte incelenmelidir.
İtirazın Kaldırılması Nerede İstenir?
Şartları mevcutsa İcra Hukuk Mahkemesinde itirazın kaldırılması ve tahliye talep edilir.
Burada amaç kiracının icra takibine yaptığı itirazın ortadan kaldırılması ve tahliye takibinin devamının sağlanmasıdır.
İİK m.275 açıkça itiraz hâlinde kiraya verenin icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebileceğini düzenlemektedir. (Mevzuat Genel Müdürlüğü)
İtirazın İptali ve Tahliye Davası Nerede Açılır?
Genel hükümlere göre yargılama yapılması gereken hâllerde görevli mahkeme bakımından Sulh Hukuk Mahkemesi gündeme gelir.
Özellikle adi yazılı tahliye taahhütnamesindeki imzanın açıkça inkâr edilmesi hâlinde icra mahkemesinin imza incelemesi yapamayacağı kabul edildiğinden genel mahkemede tahliye isteminin ileri sürülmesi önem kazanır. Adalet Bakanlığı bünyesinde yayımlanan akademik çalışmada da bu durumda sulh hukuk mahkemesinde itirazın iptali yoluna gidilebileceği ifade edilmektedir. (Adalet Bakanlığı)
İtirazın Kaldırılması İçin Süre Var mıdır?
Evet. İcra hukukunda süreler kritik önemdedir.
Kiraya verenin itirazın kaldırılması yoluna başvururken İİK’daki özel süreleri gözetmesi gerekir. Bu nedenle kiracının itirazı tebliğ edildiğinde dosyanın aylarca bekletilmesi doğru değildir.
Ayrıca tahliye taahhüdünün kendisinin kullanılabilmesi bakımından da TBK m.352’deki taahhüt edilen tahliye tarihinden itibaren bir aylık süre ayrıca önem taşır.
Başka bir ifadeyle iki ayrı süre kontrol edilmelidir: ilk icra takibinin TBK m.352 kapsamında zamanında başlatılıp başlatılmadığı ve itirazdan sonra başvurulacak hukuki yolun süresinde kullanılıp kullanılmadığı.
Ev Sahibi Yanlış Mahkemede Dava Açarsa Ne Olur?
Yanlış hukuki yolun seçilmesi tahliye sürecini ciddi biçimde uzatabilir.
Örneğin adi yazılı tahliye taahhütnamesindeki imza açıkça inkâr edilmiş olmasına rağmen kiraya veren icra mahkemesinden imza incelemesi yapmasını ve itirazı kaldırmasını isterse talebin reddedilmesi riski vardır. Adalet Bakanlığı kaynaklarında icra mahkemesinin bu usulde adi senetteki inkâr edilen imzayı inceleyemeyeceği açıkça belirtilmektedir. (Adalet Bakanlığı)
Bu nedenle ilk soru:
“Kiracı itiraz etti mi?”
değil,
“Kiracı tam olarak neye itiraz etti?”
olmalıdır.
İtirazdan Sonra Yeniden Tahliye Davası Açılabilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre evet. İİK m.275 kapsamında itirazın kaldırılması talebinin reddedilmesinden sonra tarafların genel hükümlere göre mahkemeye başvurma haklarının saklı olduğu kanunda belirtilmektedir. (Mevzuat Genel Müdürlüğü)
Ancak bu, sürelerin önemsiz olduğu anlamına gelmez.
Kiraya verenin yanlış yolu seçmesi nedeniyle TBK veya İİK’daki süreleri kaçırma ihtimali ayrıca değerlendirilmelidir.
Tahliye Taahhüdü Geçersizse İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası Açılabilir mi?
Şartları varsa evet.
Tahliye taahhüdünün geçersiz olması, kiraya verenin Türk Borçlar Kanunu’nda bulunan diğer tahliye sebeplerinden yararlanmasını otomatik olarak engellemez.
Örneğin gerçek, samimi ve zorunlu konut ihtiyacı varsa ihtiyaç nedeniyle tahliye, yeni malik söz konusuysa yeni malik ihtiyacı, kira borçları mevcutsa şartlarına göre temerrüt nedeniyle tahliye veya iki haklı ihtar koşulları gerçekleşmişse buna dayalı tahliye ayrıca gündeme gelebilir.
Ancak her tahliye sebebinin kendi şartları ve süreleri bulunmaktadır.
Tahliye Taahhüdüne Dayalı İcra Takibinde Arabuluculuk Gerekir mi?
İlamsız icra yoluyla tahliye bakımından dava şartı arabuluculuk istisnası bulunmaktadır. Buna karşılık uyuşmazlık genel mahkemede bir kira davasına dönüştüğünde arabuluculuk hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı açılacak davanın hukuki niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle kiracının itirazından sonra doğrudan dava açılacaksa dava şartı arabuluculuk meselesi gözden kaçırılmamalıdır.
Örnek 1: Kiracı İmzayı Kabul Ediyor
Ankara Çankaya’da kiraya veren A’nın elinde kiracı B tarafından imzalanmış tahliye taahhütnamesi bulunduğunu düşünelim. B, taahhüt edilen tarihte taşınmazı boşaltmamış ve A süresinde tahliye takibi başlatmıştır.
B tahliye emrine:
“İmza bana aittir ancak ev sahibi daha sonra oturmama izin verdi.”
şeklinde itiraz etmiştir.
Bu durumda imza inkâr edilmemektedir. Kiraya verenin elindeki belgenin niteliği ve kiracının uzatma iddiasını hangi belgeyle ispatladığı değerlendirilerek İcra Hukuk Mahkemesinde itirazın kaldırılması ve tahliye yoluna başvurulması gündeme gelebilir.
Örnek 2: Kiracı İmzayı İnkâr Ediyor
Aynı olayda B bu kez:
“Bu tahliye taahhütnamesini hiç imzalamadım. Belgedeki imza bana ait değildir.”
demiş olsun.
Tahliye taahhütnamesi de noter onaylı değil, adi yazılı belgedir.
Bu durumda durum tamamen değişir.
İcra mahkemesi bu prosedürde:
“Bilirkişi incelemesi yaptırayım, imza B’nin mi değil mi belirleyeyim.”
şeklinde genel mahkeme gibi hareket edemez. Adalet Bakanlığı kaynağı da adi senetteki imzanın reddedilmesi hâlinde icra mahkemesinin imza incelemesi yapamayacağını belirtmektedir. (Eğitim Dairesi Başkanlığı)
Bu nedenle kiraya veren açısından genel hükümlere göre Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye istemli dava yolu değerlendirilmelidir.
Örnek 3: Kiracı “Boş İmzaladım” Diyor
Kiracı B:
“İmza bana ait ama belgeyi kira sözleşmesini imzalarken boş olarak verdim. Tahliye tarihini ben yazmadım.”
demiş olsun.
Burada kiracı imzayı inkâr etmemektedir.
Dolayısıyla ikinci örnekteki “imza bana ait değil” savunmasıyla aynı hukuki durum yoktur. Bu dosyada belgenin ne zaman teslim edildiği, kiralananın teslim tarihi, düzenleme tarihi, tarihlerin sonradan nasıl doldurulduğu ve kiracının iddiasını hangi delillerle desteklediği birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, tahliye taahhüdüne yapılan itirazlarda mahkeme seçiminin yalnızca tahliye taahhütnamesine bakılarak değil; kiracının icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesi, imza beyanı, belgenin noterlik niteliği, düzenleme ve tahliye tarihi ile kira ilişkisinin devamına ilişkin deliller birlikte incelenerek yapılmasının önem taşıdığına dikkat çekmektedir.
Ev Sahibi Açısından En Hızlı Tahliye Stratejisi Nasıl Belirlenir?
Kiracının itirazından sonra ilk olarak icra dosyasındaki itiraz dilekçesi alınmalıdır. Daha sonra tahliye taahhütnamesinin aslı incelenmeli, kiracının imzayı inkâr edip etmediği belirlenmeli, belgenin noterlikçe düzenlenip düzenlenmediği veya imzanın tasdikli olup olmadığı kontrol edilmeli, ilk takibin TBK m.352’deki sürede başlatılıp başlatılmadığı araştırılmalı ve ancak bundan sonra icra mahkemesi veya sulh hukuk mahkemesi yolu seçilmelidir.
Bu sıralama yapılmadan açılacak dava, aylar süren bir usul tartışmasına dönüşebilir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Tahliye Taahhüdüne İtiraz Davaları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’daki kira uyuşmazlıklarında tahliye taahhüdüne karşı “imza benim değil”, “boş imzaladım”, “tarih sonradan dolduruldu”, “kira sözleşmesiyle aynı gün imzalatıldı” veya “ev sahibi kira süresini uzattı” şeklindeki itirazlarla sıklıkla karşılaşılmaktadır.
Bu savunmaların tamamına karşı aynı dava açılmaz. Özellikle imzanın inkâr edilip edilmediği, icra mahkemesi ile genel mahkeme yolunun ayrılmasında belirleyici olabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, tahliye taahhüdüne dayalı icra takibi, itirazın kaldırılması, tahliye davası ve kira hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Kiracı tahliye taahhüdüne itiraz ederse takip durur mu?
Kiracının süresinde yaptığı itiraz tahliye takibini durdurur. Kiraya verenin bundan sonra itirazı bertaraf edecek hukuki yola başvurması gerekir.
2. Kiracı imzayı kabul ediyorsa hangi mahkemeye gidilir?
Şartları mevcutsa İİK m.275 kapsamında İcra Hukuk Mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye istenebilir. (Mevzuat Genel Müdürlüğü)
3. Kiracı adi tahliye taahhüdündeki imzayı inkâr ederse ne yapılır?
İcra mahkemesi bu prosedürde imza incelemesi yapamaz. Genel hükümlere göre Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye istemli dava yolu değerlendirilmelidir. (Adalet Bakanlığı)
4. Noter onaylı tahliye taahhüdünde durum farklı mıdır?
Evet. İİK m.275 noterlikçe resen düzenlenmiş veya tarih ve imzası tasdik edilmiş belgelere özel sonuç bağlamaktadır. (Mevzuat Genel Müdürlüğü)
5. Kiracı “imza benim ama belge boştu” derse bu imza inkârı mıdır?
Hayır. Kiracı imzayı kabul etmiş olmaktadır. Boş bırakılan kısımların sonradan doldurulmasının hukuki sonucu ayrıca değerlendirilir.
6. Kiracı kira sözleşmesinin uzatıldığını söylerse tahliye engellenir mi?
Otomatik olarak engellenmez. İİK m.275 kapsamında uzatma veya yenileme iddiasının hangi nitelikte belgeyle ispatlandığı önemlidir. (Mevzuat Genel Müdürlüğü)
7. İtirazın kaldırılması reddedilirse ev sahibi artık dava açamaz mı?
Hayır. İİK m.275 genel hükümlere göre mahkemeye başvurma hakkını saklı tutmaktadır; ancak ilgili süreler ayrıca kontrol edilmelidir. (Mevzuat Genel Müdürlüğü)
8. Tahliye taahhüdü geçersizse ihtiyaç nedeniyle tahliye istenebilir mi?
Gerçek ve samimi ihtiyaç dahil başka bir kanuni tahliye sebebinin şartları oluşmuşsa ayrı bir tahliye yolu kullanılabilir.
9. Ev sahibi yanlış mahkemeye başvurursa ne olur?
Talebin reddi veya usul tartışmaları nedeniyle tahliye süreci önemli ölçüde uzayabilir. Bu nedenle kiracının itirazının içeriği dava açılmadan önce incelenmelidir.
10. Kiracı imzayı inkâr ettiğinde bilirkişi incelemesi yapılabilir mi?
Genel mahkemede yürütülen yargılamada imzanın aidiyetinin belirlenmesi için gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılabilir. Ancak İİK m.275 kapsamındaki sınırlı icra mahkemesi incelemesinde adi belgedeki inkâr edilen imzanın bu şekilde incelenmesi mümkün değildir. (Eğitim Dairesi Başkanlığı)
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İletişim
Kiracının tahliye taahhüdüne itiraz etmesi hâlinde ev sahibinin doğrudan herhangi bir tahliye davası açması yerine itirazın içeriğini analiz ederek doğru hukuki yolu seçmesi gerekir. Kiracı imzayı kabul ediyorsa İİK m.275 kapsamında itirazın kaldırılması ve tahliye yolu güçlü bir seçenek olabilir. Adi yazılı taahhütnamedeki imza açıkça inkâr edilmişse ise genel mahkemede tahliye istemli dava yolunun değerlendirilmesi gerekir. İİK m.275’in güncel metninde de itirazın kaldırılması mekanizması ve genel hükümlere göre mahkemeye başvurma hakkı düzenlenmektedir. (Mevzuat Genel Müdürlüğü)
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, tahliye taahhütnamesine dayalı tahliye uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır. Tel: +90 532 769 22 22 | Ofis: +90 312 434 22 22 | E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr | Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Açılacak davanın türü; kiracının itirazının içeriği, tahliye taahhütnamesinin niteliği, imzanın kabul veya inkâr edilmesi, noterlik işlemi ve takip tarihlerine göre belirlenmelidir.




