
Tapuda Başkasının Borcu Nedeniyle Haciz Bulunan Ev Satın Alınırsa Ne Olur? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
Tapuya Dava Şerhi Nasıl Konulur? Taşınmazın Satılması Önlenebilir mi? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026Bir ev, arsa, işyeri veya başka bir taşınmazın satış işlemleri devam ederken tapu kaydına ihtiyati tedbir konulması, satışın tamamlanıp tamamlanamayacağı konusunda ciddi sorun yaratabilir. Alıcı satış bedelini ödemiş, taraflar tapu müdürlüğünden randevu almış hatta işlem başlamışken mahkeme tarafından verilen tedbir kararının tapuya ulaşması mümkündür. Böyle bir durumda en önemli soru “İhtiyati tedbir tapu devrini durdurur mu?” olmaktadır. Kısa cevap şudur: Tedbir kararının içeriği taşınmazın devrini veya üçüncü kişilere temlikini yasaklıyorsa ve karar tapu siciline işlenmiş ya da tapu müdürlüğüne uygulanmak üzere ulaşmışsa, kural olarak tedbir devam ettiği sürece satış ve tescil işlemi gerçekleştirilemez. Ancak her ihtiyati tedbir kararının kapsamı aynı değildir. Mahkemenin kararında yalnızca belirli bir işlemin engellenmesi, tapu kaydına tedbir şerhi verilmesi veya taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi gibi farklı hükümler bulunabilir. Bu nedenle satışın engellenip engellenmediği yalnızca tapuda “tedbir” ibaresi görülerek değil, mahkeme kararının tam içeriği incelenerek belirlenmelidir.
İhtiyati Tedbir Nedir?
İhtiyati tedbir, devam eden veya açılacak bir davada hakkın elde edilmesinin ciddi biçimde zorlaşmasını ya da imkânsız hâle gelmesini önlemek amacıyla verilen geçici hukuki korumadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkânsız hâle geleceği yahut gecikme sebebiyle ciddi zarar doğacağı konusunda endişe bulunması hâlinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Taşınmaz uyuşmazlıklarında ihtiyati tedbir özellikle tapu iptal ve tescil, taşınmaz satış vaadi, miras, mal rejimi, önalım, muvazaa ve mülkiyet uyuşmazlıklarında gündeme gelebilir.
Tapuya Konulan İhtiyati Tedbir Evin Satışını Durdurur mu?
Tedbir kararında taşınmazın satışının, devrinin veya üçüncü kişilere temlikinin önlenmesine karar verilmişse tapu müdürlüğünün bu karara aykırı biçimde devir işlemi gerçekleştirmemesi gerekir. Örneğin mahkeme:
“Dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devir ve temlikinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine”
karar vermiş olabilir.
Bu durumda satıcı taşınmazı normal satış yoluyla alıcıya devretmek istese bile tedbir kaldırılmadığı veya değiştirilmediği sürece tapu devri gerçekleştirilemeyebilir.
Tapu Randevusu Alındıktan Sonra Tedbir Gelirse Ne Olur?
Tapu randevusunun alınmış olması alıcıya taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkı kazandırmaz. Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması bakımından esas olan tescildir. Dolayısıyla sabah tapu randevusu alınmış ancak satış işlemi tamamlanmadan mahkemenin tedbir kararı tapu müdürlüğüne ulaşmışsa işlem durabilir.
Örneğin tarafların tapu randevusu saat 14.00‘te olsun. Mahkemenin devir yasağı içeren ihtiyati tedbir kararı saat 12.00‘de tapu müdürlüğüne ulaşmışsa, henüz tescil tamamlanmamış olduğundan tedbir satış işlemini etkileyebilir.
Satış Bedeli Ödendikten Sonra Tedbir Konulursa Ne Olur?
Alıcı açısından en riskli senaryolardan biridir. Alıcı örneğin satıcıya 10.000.000 TL satış bedelinin tamamını göndermiş ancak tapu devri henüz tamamlanmadan taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmuş olabilir.
Bu durumda:
para satıcıya geçmiş,
ancak
taşınmaz alıcıya geçmemiş
olabilir.
Alıcının bundan sonraki hakları, satış sözleşmesinin geçerliliğine, tedbirin hangi davadan kaynaklandığına ve satıcının hukuki durumuna göre belirlenir. Tescil gerçekleştirilemiyorsa satış bedelinin geri alınması, sözleşmeden doğan haklar ve şartlarına göre ihtiyati haciz gibi seçenekler gündeme gelebilir.
Tapu İşlemi Başladıktan Sonra Tedbir Konulursa Satış Tamamlanabilir mi?
Burada tescilin tamamlanıp tamamlanmadığı önemlidir. Tapu müdürlüğüne başvuru yapılmış, harç yatırılmış veya taraflar imza aşamasına geçmiş olabilir. Ancak mülkiyetin hukuken kazanıldığı an ayrıca belirlenmelidir.
Tedbir tapu işlemi henüz hukuken tamamlanmadan uygulanmışsa satışın devamı engellenebilir. Buna karşılık tescil tedbirden önce tamamlanmışsa daha farklı bir hukuki durum ortaya çıkar.
Bu nedenle dakika veya saat farkının dahi önem taşıdığı uyuşmazlıklarda:
başvuru zamanı, tescil zamanı, tedbir kararının tarihi ve tapu müdürlüğüne ulaşma/uygulanma zamanı
ayrı ayrı belirlenmelidir.
Tapu Devri Tamamlandıktan Sonra Tedbir Konulursa Ne Olur?
Alıcı adına tescil tamamlandıktan sonra eski malik hakkında verilen bir tedbir kararının yeni malik adına kayıtlı taşınmaza otomatik olarak uygulanıp uygulanamayacağı tedbir kararının kapsamına ve uyuşmazlığın taraflarına göre değerlendirilmelidir.
Örneğin taşınmaz saat 11.00’de geçerli şekilde alıcı adına tescil edilmiş, tedbir kararı ise bundan sonra uygulanmak üzere ulaşmış olabilir. Bu durumda taşınmaz artık eski malik adına kayıtlı değildir.
Ancak dava doğrudan taşınmazın mülkiyetine ilişkinse ve yeni malik de uyuşmazlığın kapsamına giriyorsa daha farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.
Dolayısıyla “tedbir kararının tarihi” tek başına yeterli değildir; tedbirin hangi anda uygulanabilir hâle geldiği ve tapu tescilinin ne zaman tamamlandığı birlikte incelenmelidir.
İhtiyati Tedbir ile Haciz Aynı Şey midir?
Hayır. İhtiyati tedbir ile haciz farklı hukuki kurumlardır. Haciz esas olarak para alacağının cebri icra yoluyla tahsilini sağlamak amacıyla borçlunun malvarlığına yönelirken ihtiyati tedbir, uyuşmazlık konusu hakkın dava sırasında korunmasını amaçlar.
Örneğin:
“Bu taşınmaz aslında benim, üçüncü kişiye satılmasın.”
iddiasında ihtiyati tedbir gündeme gelebilir.
Buna karşılık:
“Satıcı bana 5 milyon TL borçlu, malını kaçırabilir.”
iddiasında şartları varsa ihtiyati haciz değerlendirilir.
Bu ayrım, uygulanacak hukuki yol açısından son derece önemlidir.
İhtiyati Tedbir ile İhtiyati Haciz Arasındaki Fark Nedir?
İhtiyati haciz, İİK m.257 ve devamında düzenlenen ve esas olarak para alacağını güvence altına alan geçici hukuki korumadır. İhtiyati tedbir ise HMK m.389 ve devamında düzenlenmiştir.
Taşınmazın mülkiyetine ilişkin bir uyuşmazlıkta:
“Taşınmaz başkasına devredilmesin.”
talebi ihtiyati tedbir niteliğinde olabilir.
Satıcıdan:
“Ödediğim 8 milyon TL’yi geri almak istiyorum ve mallarını kaçırmasından endişeleniyorum.”
deniliyorsa ihtiyati haciz gündeme gelebilir.
Tapudaki Her Tedbir Satışı Engeller mi?
Hayır. Bu nedenle mahkeme kararının içeriğinin görülmesi gerekir. Bazı tedbir kararları açıkça:
“Taşınmazın üçüncü kişilere devrinin ve temlikinin önlenmesine”
yöneliktir.
Bazıları ise başka bir hukuki işlemi sınırlandırabilir.
Tapu sicilinde yalnızca “ihtiyati tedbir” ibaresini görmek, tedbirin kapsamını anlamak için her zaman yeterli değildir. Tedbiri veren mahkeme, dosya numarası ve kararın hüküm bölümü incelenmelidir.
Tedbir Varken Satıcı Satış Sözleşmesi İmzalayabilir mi?
Burada borçlandırıcı işlem ile tasarruf işlemini ayırmak gerekir. Tarafların kendi aralarında satışa ilişkin bir sözleşme imzalaması ile taşınmazın tapuda alıcı adına tescil edilmesi aynı şey değildir.
Tedbir özellikle tapu devrini ve temliki yasaklıyorsa tapu müdürlüğünde mülkiyet devri gerçekleştirilemez. Tarafların kendi aralarında sözleşme imzalaması ise sözleşmenin geçerliliği ve şekli bakımından ayrıca değerlendirilir.
Ancak satıcının mevcut tedbiri bilerek gizlemesi ve alıcıdan satış bedelini tahsil etmesi, satıcının hukuki sorumluluğunu gündeme getirebilir.
Satıcı Tedbiri Gizleyerek Para Alırsa Ne Olur?
Örneğin satıcı taşınmaz üzerinde devir yasağı bulunduğunu bildiği hâlde alıcıya:
“Tapuda hiçbir problem yok.”
demiş ve 7.000.000 TL tahsil etmiş olabilir.
Tapuya gidildiğinde satışın tedbir nedeniyle yapılamadığı anlaşılmışsa alıcı ödediği bedelin iadesini talep edebilir. Somut olayın özelliklerine göre sözleşmeden dönme, alacak, sebepsiz zenginleşme ve tazminat hükümleri gündeme gelebilir.
Satıcının başlangıçtan itibaren hileli davranışlarla alıcıyı yanıltarak para aldığı yönünde yeterli somut delil varsa ceza hukuku bakımından da ayrıca değerlendirme yapılabilir. Ancak her sözleşme ihlali otomatik olarak dolandırıcılık değildir.
Tedbirli Ev İçin Verilen Kapora Geri Alınabilir mi?
Bu durum verilen paranın hukuki niteliğine ve satışın neden gerçekleşmediğine bağlıdır. Satıcı taşınmazı devredilebilir durumda olduğunu söylemiş ancak mevcut ihtiyati tedbir nedeniyle satış yapılamamışsa alıcının yaptığı ön ödemenin iadesi gündeme gelebilir.
Halk arasında “kapora” denilen ödemenin hukuken:
bağlanma parası, cayma parası veya satış bedelinin bir bölümü
olması farklı sonuçlar yaratabilir.
Bu nedenle yalnızca makbuz üzerinde “kapora” yazmasına bakılarak sonuç çıkarılmamalıdır.
Tedbir Nasıl Kaldırılır?
İhtiyati tedbirin kaldırılması için tedbiri veren mahkemeye başvurulması gerekebilir. HMK hükümleri çerçevesinde tedbire itiraz, koşulların değişmesi nedeniyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması ve teminat karşılığında tedbirin kaldırılması gibi mekanizmalar somut olayın özelliklerine göre gündeme gelebilir.
Tedbirin hangi hukuki sebebe dayandığı bilinmeden:
“Bir dilekçe veririz, aynı gün kalkar.”
şeklinde hareket edilmemelidir.
Özellikle tapu iptal ve tescil davasında uyuşmazlık konusu taşınmazın korunması amacıyla verilmiş tedbirlerde mahkeme, dava sonuçlanıncaya kadar tedbirin devamını gerekli görebilir.
Tedbire İtiraz Edilebilir mi?
Evet. HMK m.394 kapsamında kanunda öngörülen şartlarla ihtiyati tedbire itiraz mümkündür. Özellikle karşı taraf dinlenmeden tedbir verilmişse itiraz mekanizması önem kazanır.
İtirazda:
tedbir şartlarının oluşmadığı,
yaklaşık ispatın bulunmadığı,
tedbirin ölçüsüz olduğu,
teminatın yetersiz olduğu,
tedbirin kapsamının gereğinden geniş olduğu
gibi hususlar somut dosyaya göre ileri sürülebilir.
Ancak itiraz edilmesi tedbiri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Tedbir kaldırılıncaya veya değiştirilinceye kadar kararın sonuçları devam edebilir.
Tedbir Teminat Karşılığında Kaldırılabilir mi?
HMK m.395 kapsamında, koşulları oluştuğunda aleyhine tedbir kararı verilen veya hakkında tedbir uygulanan kişinin mahkemece kabul edilecek teminat göstermesi hâlinde tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması gündeme gelebilir.
Ancak her taşınmaz uyuşmazlığında teminat verilmesiyle devir yasağının mutlaka kaldırılacağı söylenemez. Uyuşmazlığın niteliği ve korunmak istenen hak mahkeme tarafından değerlendirilir.
Tedbir Kendiliğinden Ne Zaman Kalkar?
İhtiyati tedbirin devamı ve sona ermesi HMK’daki usul kurallarına tabidir. Özellikle dava açılmadan önce tedbir alınmışsa HMK m.397 kapsamında esas davanın kanuni süre içerisinde açılması gerekir. Sürenin kaçırılması hâlinde tedbirin kendiliğinden kalkması gündeme gelebilir.
Ayrıca esas hakkında verilen kararın niteliği ve mahkemenin tedbir konusunda verdiği hüküm de tedbirin devamını etkileyebilir.
Bu nedenle eski tarihli bir tedbir görüldüğünde:
“Bu zaten düşmüştür.”
denilerek satış yapılmaya çalışılmamalı; tedbirin güncel hukuki durumu mahkeme dosyasından ve tapu kaydından doğrulanmalıdır.
Dava Açılmadan Tedbir Konulabilir mi?
Evet. Acil durumlarda esas dava açılmadan önce ihtiyati tedbir talep edilmesi mümkündür. Örneğin taşınmaz sahibinin evi ertesi gün üçüncü kişiye devredeceğine ilişkin ciddi bir risk varsa hak iddia eden kişi esas davadan önce tedbir talebinde bulunabilir.
Ancak mahkeme tedbir kararı verdikten sonra HMK m.397’de öngörülen süre içerisinde esas dava açılmalı ve gerekli usul işlemleri yapılmalıdır. Aksi hâlde tedbirin sona ermesi söz konusu olabilir.
Tedbir Konulduktan Sonra Tapu Müdürlüğüne Bildirilmesi Gerekir mi?
Taşınmazın devrini engellemeye yönelik tedbir kararının fiilen etkili olabilmesi için tapu sicilinde uygulanması önemlidir. Mahkemenin kararının ilgili tapu müdürlüğüne gönderilmesi ve tapu kaydında gerekli işlemin gerçekleştirilmesiyle üçüncü kişilere yapılacak tasarrufların önlenmesi amaçlanır.
Bu nedenle özellikle acil tapu uyuşmazlıklarında yalnızca mahkemeden karar alınmış olmasına güvenilmemeli, kararın uygulanma aşaması da takip edilmelidir.
Tedbir Kararı UYAP’ta Görünmesine Rağmen Tapuda Görünmüyorsa Ne Olur?
Mahkeme kararı ile tapu sicilindeki uygulama arasındaki zaman farkı uygulamada kritik hâle gelebilir. Bu durumda kararın ne zaman verildiği, ne zaman ilgili tapu müdürlüğüne gönderildiği, tapu müdürlüğünün kararı ne zaman aldığı ve tescil işleminin hangi anda tamamlandığı araştırılmalıdır.
Özellikle aynı gün içerisinde gerçekleşen satış ve tedbir işlemlerinde kronolojik sıra uyuşmazlığın sonucunu etkileyebilir.
Tedbire Rağmen Tapu Devri Yapılmışsa Ne Olur?
Bu durum ciddi hukuki inceleme gerektirir. Öncelikle tedbir kararının içeriği, tapu müdürlüğüne ne zaman ulaştığı, tescilin hangi anda gerçekleştiği ve tarafların tedbirden haberdar olup olmadığı belirlenmelidir.
Tedbir kararına aykırı yapılan işlemin hukuki sonucu her olayda otomatik olarak aynı değildir. Taşınmazın mülkiyet durumu, üçüncü kişinin iyiniyeti ve uyuşmazlığın hukuki sebebi birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yalnızca:
“Tedbir vardı, satış kesin geçersizdir.”
şeklinde kategorik bir sonuca ulaşılmamalıdır.
Tedbirli Taşınmaz Satın Alan Üçüncü Kişinin Durumu Nedir?
Tapu sicilinde tedbir açıkça görünüyorsa alıcının bu kaydı bilmediğini ileri sürmesi ciddi biçimde güçleşir. Türk Medeni Kanunu m.1020 gereğince tapu sicilinin açıklığı ilkesi bulunmaktadır.
Bu nedenle alıcı, milyonlarca liralık satış bedelini ödemeden önce güncel tapu takyidatını kontrol etmelidir.
Özellikle:
ihtiyati tedbir, haciz, ihtiyati haciz, ipotek, aile konutu şerhi, satış vaadi şerhi ve diğer takyidatlar
birlikte incelenmelidir.
Boşanma Davasında Konulan Tedbir Ev Satışını Engeller mi?
Boşanma ve mal rejimi uyuşmazlıklarında mahkemeler belirli şartlarla taşınmazlar hakkında tedbir kararı verebilir. Kararda taşınmazın üçüncü kişilere devrinin yasaklanmasına karar verilmişse satış işlemi tedbir süresince gerçekleştirilemeyebilir.
Ancak boşanma davasının açılmış olması tek başına bütün taşınmazların otomatik olarak satılamayacağı anlamına gelmez. Mahkemenin somut olarak nasıl bir tedbir kararı verdiğine bakılmalıdır.
Miras Davasında Konulan Tedbir Satışı Engeller mi?
Mirasçılar arasında taşınmazın mülkiyeti konusunda uyuşmazlık varsa ve mahkeme taşınmazın üçüncü kişilere devrini önleyen tedbir kararı vermişse tapu satışı engellenebilir. Özellikle muris muvazaası, vasiyetname, miras payı veya tapu iptal ve tescil uyuşmazlıklarında bu tür tedbirlerle karşılaşılabilir.
Tapu İptal ve Tescil Davasındaki Tedbir Satışı Durdurur mu?
Uygulamada en sık görülen örneklerden biridir. Bir kişi:
“Tapu gerçekte benim adıma olması gerekir.”
iddiasıyla tapu iptal ve tescil davası açmış ve taşınmazın üçüncü kişiye devredilmesini önlemek amacıyla ihtiyati tedbir talep etmiş olabilir.
Mahkeme bu talebi kabul ederek devir ve temlik yasağı koymuşsa malik dava devam ederken taşınmazı serbestçe üçüncü kişiye devredemez.
Tedbirin temel amacı zaten dava sonunda verilecek kararın etkisiz kalmasını önlemektir.
12 Milyon TL Ödendiği Gün Tapuya Tedbir Konulursa Ne Yapılabilir?
Örneğin Ankara Çankaya’da bulunan bir konut için alıcı ve satıcı 12.000.000 TL satış bedelinde anlaşmış olsun. Alıcı sabah saat 10.00’da satış bedelini satıcının banka hesabına göndermiş olsun. Tarafların tapu randevusu saat 14.00’tedir. Ancak saat 12.30’da başka bir kişinin açtığı tapu iptal ve tescil davasında verilen “taşınmazın üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi” yönündeki ihtiyati tedbir tapu kaydına işlensin. Bu durumda alıcı parasını ödemiş olmasına rağmen tapu devrinin tamamlanması engellenebilir.
İlk olarak tedbir kararının dayandığı dava ve kapsamı incelenmelidir. Alıcının hukuki durumuna göre tedbire karşı başvuru imkânı bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. Satıcı taşınmazı devredemeyecek durumda olmasına rağmen bedeli tahsil etmişse alıcının satış bedelinin iadesi ve koşullarına göre diğer zararlarının tazmini gündeme gelebilir. Satıcının parayı iade etmemesi ve malvarlığını azaltma riski bulunması hâlinde para alacağı açısından şartları varsa ihtiyati haciz seçeneği de ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle yüksek bedelli taşınmaz satışlarında, satış bedelinin tapu devrinden saatler önce dahi kontrolsüz şekilde tamamen ödenmemesi; ödeme anına mümkün olduğunca yakın güncel tapu takyidatının kontrol edilmesi ve ödeme ile tescilin koordineli yürütülmesi önem taşımaktadır.
Tapu Satışından Hemen Önce Hangi Kontroller Yapılmalıdır?
Tapu kaydının birkaç hafta önce kontrol edilmiş olması yeterli değildir. Taşınmaza satıştan hemen önce dahi yeni bir tedbir, haciz veya ihtiyati haciz işlenebilir. Bu nedenle özellikle yüksek bedelli işlemlerde satış günü güncel tapu kaydının kontrol edilmesi önemlidir. Satış bedelinin tamamının günler öncesinden satıcıya aktarılması yerine ödeme ile tapu devrinin mümkün olduğunca güvenli biçimde eş zamanlı yürütülmesi, alıcının riskini önemli ölçüde azaltabilir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Tapu Tedbiri Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa gibi taşınmaz değerlerinin yüksek olduğu şehirlerde tapu devri sırasında ortaya çıkan ihtiyati tedbirler alıcı ve satıcı açısından milyonlarca liralık uyuşmazlıklara yol açabilir. Özellikle tapu iptal ve tescil, boşanma, mal rejimi, miras ve taşınmaz satış vaadi davalarında verilen devir yasağı niteliğindeki tedbirler satış sürecini doğrudan etkileyebilir. FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, tapuya konulan ihtiyati tedbirler, tedbire itiraz, tedbirin kaldırılması, tapu iptal ve tescil, satış bedelinin geri alınması ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Tapuda ihtiyati tedbir varsa ev satılabilir mi? Tedbir kararı taşınmazın üçüncü kişilere devir ve temlikini yasaklıyorsa tedbir devam ettiği sürece tapu devri kural olarak gerçekleştirilemez. 2. Tapu randevusu aldıktan sonra tedbir konulursa ne olur? Randevu alınması mülkiyet kazandırmaz. Tescil tamamlanmadan tedbir uygulanmışsa satış engellenebilir. 3. Satış bedelini ödedikten sonra tedbir konulursa param ne olur? Tescil gerçekleşmezse satış sözleşmesinin niteliğine göre bedelin iadesi ve koşullarına göre diğer talepler gündeme gelebilir. 4. Her ihtiyati tedbir ev satışını engeller mi? Hayır. Mahkeme kararının kapsamı incelenmelidir. Devir ve temlik yasağı içeren tedbirler satış açısından özellikle önemlidir. 5. Tedbire itiraz edilebilir mi? HMK m.394’teki şartlar çerçevesinde tedbire itiraz edilmesi mümkündür. 6. İtiraz edince tedbir hemen kalkar mı? Hayır. İtiraz, tedbiri kendiliğinden kaldırmaz. Mahkemenin karar vermesi gerekir. 7. Teminat vererek tedbir kaldırılabilir mi? HMK m.395 kapsamında koşullarına göre tedbirin teminat karşılığında değiştirilmesi veya kaldırılması gündeme gelebilir. 8. Tapu devrinden sonra eski malik hakkında tedbir konulursa ev etkilenir mi? Tedbirin kapsamı, tescil tarihi ve uyuşmazlığın konusu incelenmelidir. Taşınmaz artık eski malik adına değilse durum satış öncesi tedbirden farklıdır. 9. Tedbire rağmen satış yapılmışsa satış kesin geçersiz midir? Otomatik olarak böyle bir sonuç çıkarılmamalıdır. Tedbirin kapsamı, uygulanma zamanı, tescil zamanı ve üçüncü kişinin hukuki durumu birlikte değerlendirilmelidir. 10. Tapu satışından önce tedbir olup olmadığını nasıl kontrol edebilirim? Satışa mümkün olduğunca yakın zamanda güncel tapu kaydı ve takyidatlar kontrol edilmelidir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İletişim
Tapu devri sırasında ihtiyati tedbir ortaya çıktığında en önemli konu tescilin hangi aşamada olduğu ve tedbir kararının tam olarak neyi yasakladığıdır. Devir ve temlik yasağı içeren bir tedbir tescil tamamlanmadan uygulanmışsa satışın durması mümkündür. Satış bedeli önceden ödenmişse alıcının tedbire ilişkin haklarının yanında satış bedelinin geri alınması, tazminat ve şartları varsa ihtiyati haciz seçenekleri de değerlendirilmelidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, ihtiyati tedbir, tapu iptal ve tescil, tedbirin kaldırılması, satış bedelinin iadesi ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır. Tel: +90 532 769 22 22 | Ofis: +90 312 434 22 22 | E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr | Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İhtiyati tedbirin tapu satışına etkisi; mahkeme kararının kapsamı, kararın uygulanma zamanı, tescilin tamamlanıp tamamlanmadığı ve uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre somut olay özelinde değerlendirilmelidir.




