
Performans Teminatının Nakde Çevrilmesi Nasıl Engellenebilir? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026
Ticari Sözleşmede Avans Ödenmesine Rağmen Mal Teslim Edilmezse Ne Yapılmalı? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026Ticari sözleşmede verilen depozito iade edilmezse hangi dava açılır? Depozito alacağı, teminat bedeli, cayma parası ve kapora ayrımı, icra takibi, ticari dava, arabuluculuk, faiz ve ispat yöntemlerini 2026 güncel düzenlemeleri kapsamında açıklıyoruz.
Ticari sözleşmelerde taraflardan biri diğer tarafa sözleşmenin kurulması veya yükümlülüklerin güvence altına alınması amacıyla belirli bir para ödeyebilir. Taraflar bu ödemeyi günlük kullanımda “depozito”, “kapora”, “teminat”, “güvence bedeli”, “ön ödeme” veya “cayma parası” olarak adlandırabilmektedir.
Uyuşmazlık çoğunlukla sözleşme sona erdiğinde ortaya çıkar. Parayı ödeyen taraf sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve bedelin iade edilmesi gerektiğini ileri sürerken karşı taraf depozitoyu iade etmeyebilir.
Bu durumda “depozito iade davası” adı altında her uyuşmazlığa uygulanabilecek tek ve özel bir dava türü bulunduğunu düşünmek doğru değildir. Öncelikle ödemenin hukuki niteliği ve sözleşmedeki iade koşulları belirlenmelidir. Buna göre alacak davası, şartları varsa icra takibi veya somut uyuşmazlığa uygun başka bir hukuki yol gündeme gelebilir.
Ticari Sözleşmede Depozito Nedir?
Depozito kavramının hukuki sonucu yalnızca sözleşmede kullanılan başlığa göre belirlenmez. Tarafların iradesi, sözleşmenin tamamı ve ödemenin hangi amaçla yapıldığı birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin bir distribütörlük sözleşmesinde 1.000.000 TL “depozito” ödenmiş olabilir. Taraflar bu tutarın sözleşme sona erdiğinde, karşı tarafın herhangi bir alacağı bulunmaması şartıyla iade edileceğini kararlaştırmış olabilir.
Başka bir sözleşmede ise “depozito” adı altında ödenen tutar aslında avans niteliğinde olabilir.
Dolayısıyla uyuşmazlığın çözümündeki ilk soru, paranın sözleşmede hangi isimle yazıldığı değil, hangi hukuki amaçla ödendiğidir.
Depozito, Kapora ve Avans Aynı Şey midir?
Her zaman değildir.
Uygulamada “kapora” kelimesi çok farklı ödemeler için kullanılmaktadır. Oysa bir miktar paranın sözleşme kurulurken verilmiş olması onun otomatik olarak cayma parası olduğu anlamına gelmez.
Türk Borçlar Kanunu’nun bağlanma parası ve cayma parasına ilişkin hükümleri de dikkate alınmalıdır.
Ödemenin sözleşmenin kurulduğuna kanıt olmak amacıyla mı, bedelden düşülmek üzere avans olarak mı, yükümlülüklerin teminatı olarak mı yoksa taraflardan birine sözleşmeden dönme imkânı sağlayan cayma parası olarak mı verildiği somut sözleşmeden belirlenmelidir.
Depozito Hangi Durumda İade Edilmelidir?
Sözleşmede açık bir iade hükmü varsa öncelikle bu hükme bakılır.
Örneğin sözleşmede, “Sözleşmenin sona ermesini ve tarafın bütün yükümlülüklerini yerine getirmesini takip eden 30 gün içerisinde teminat bedeli iade edilir.” hükmü bulunabilir.
Bu durumda sözleşmenin sona erip ermediği, yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği ve iade süresinin dolup dolmadığı araştırılır.
Sözleşmede açık düzenleme bulunmaması ise paranın hiçbir şekilde geri alınamayacağı anlamına gelmez. Ödemenin hukuki sebebi ve sözleşmenin sona erme şekli ayrıca değerlendirilir.
Depozito İade Edilmezse Hangi Dava Açılır?
İade koşulları gerçekleştiği hâlde depozito ödenmiyorsa, somut olayın özelliklerine göre alacak davası açılması gündeme gelebilir.
Davada depozitonun veya teminat bedelinin iadesi ile koşulları oluşmuşsa faiz talep edilebilir.
Ancak doğrudan dava açmadan önce tarafların tacir olup olmadığı, uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşıyıp taşımadığı, dava şartı arabuluculuk bulunup bulunmadığı ve alacağın icra takibine konu edilmesinin daha uygun olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Depozito Alacağı İçin Önce Arabulucuya Başvurmak Gerekir mi?
Uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse ve konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin alacak veya tazminat talebiyse dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk gündeme gelebilir.
Bu nedenle şirketler arasındaki depozito uyuşmazlıklarında doğrudan mahkemeye dava açılması her zaman doğru değildir.
Uyuşmazlığın hukuki niteliği belirlendikten sonra zorunlu arabuluculuk kapsamında olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Depozito İçin İcra Takibi Yapılabilir mi?
Şartları bulunuyorsa depozito alacağı için ilamsız icra takibi yapılması da mümkündür.
Borçlu takibe itiraz etmezse takip kesinleşebilir. Borçlunun süresinde itiraz etmesi hâlinde ise alacaklı, somut olayın ve elindeki belgelerin niteliğine göre itirazın iptali veya uygulanabilecek başka bir hukuki yol üzerinden alacağını takip etmek durumunda kalabilir.
Bu nedenle “Önce dava mı, yoksa icra takibi mi?” sorusunun cevabı her dosyada aynı değildir.
İtirazın İptali Davası Açılabilir mi?
Depozito alacağı için ilamsız icra takibi başlatılmış ve borçlu ödeme emrine itiraz etmişse şartları bulunması hâlinde itirazın iptali davası gündeme gelebilir.
Bu davada alacaklı yalnızca:
“Parayı gönderdim.”
iddiasına dayanmamalıdır. Paranın neden gönderildiğini, hangi sözleşmeye dayandığını, iade koşullarının gerçekleştiğini ve karşı tarafın parayı elinde tutmak için geçerli bir hukuki sebebi bulunmadığını ortaya koymalıdır.
İcra İnkâr Tazminatı Talep Edilebilir mi?
İtirazın iptali davasında kanuni şartların bulunması hâlinde icra inkâr tazminatı talep edilebilir.
Ancak her depozito uyuşmazlığında icra inkâr tazminatına otomatik olarak hükmedilmez. Özellikle alacağın varlığı veya miktarı kapsamlı yargılama, hesaplama ya da sözleşme yorumunu gerektiriyorsa somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.
Depozitonun İade Edilmeyeceği Sözleşmede Yazıyorsa Para Geri Alınamaz mı?
Her zaman böyle bir sonuç çıkarılamaz.
Sözleşmede “depozito hiçbir koşulda iade edilmez” benzeri bir hüküm bulunabilir. Ancak hükmün geçerliliği ve somut olaya uygulanabilirliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle sözleşmenin neden sona erdiği, tarafların kusuru, hükmün niteliği ve emredici hukuk kuralları önem taşıyabilir.
Bu nedenle tek bir sözleşme cümlesi bütün uyuşmazlığı otomatik olarak çözmez.
Karşı Taraf Sözleşmeyi İhlal Ettiği Hâlde Depozitoyu Tutabilir mi?
Sözleşmenin sona ermesine depozitoyu elinde tutan tarafın ihlali neden olmuşsa bu durum iade talebini güçlendirebilir.
Örneğin bir şirket belirli bir ticari hizmeti sağlamak üzere yüksek miktarda güvence bedeli almış ancak kendi yükümlülüğünü yerine getirmemiş olabilir.
Bu durumda depozitonun iadesinin yanında somut şartlara göre sözleşmeye aykırılıktan doğan diğer zararların talep edilip edilemeyeceği de incelenebilir.
Depozitoyu Ödeyen Taraf Sözleşmeyi İhlal Ederse Ne Olur?
Bu durumda depozitonun otomatik olarak tamamen karşı tarafa kalacağı söylenemez.
Sözleşmedeki düzenleme incelenmelidir.
Karşı tarafın depozitodan mahsup edebileceği gerçek bir alacağı veya zararı bulunabilir. Ayrıca sözleşmede cezai şart veya teminatın paraya çevrilmesine ilişkin özel düzenleme bulunabilir.
Bununla birlikte karşı tarafın hiçbir hesaplama yapmadan depozitonun tamamına el koymasının hukuki dayanağı ayrıca sorgulanabilir.
Karşı Taraf “Zararım Var” Diyerek Depozitoyu İade Etmeyebilir mi?
Gerçekten sözleşmeden kaynaklanan muaccel bir alacak veya tazminat hakkı bulunuyorsa mahsup ya da takas hükümleri gündeme gelebilir.
Ancak soyut biçimde:
“Zarar ettim, depozitoyu vermiyorum.”
denilmesi tek başına yeterli değildir.
Zararın veya karşı alacağın hukuki dayanağı ve miktarı ortaya konulmalıdır.
Depozitodan Tek Taraflı Kesinti Yapılabilir mi?
Bu da sözleşme hükümlerine ve karşı alacağın niteliğine bağlıdır.
Örneğin 2.000.000 TL depozito verilmiş ve sözleşme sonunda karşı taraf 600.000 TL zarar iddiasında bulunmuş olabilir.
Bu durumda neden 600.000 TL kesinti yapıldığı, zararın gerçekten meydana gelip gelmediği ve kesintinin sözleşmesel dayanağı incelenmelidir.
Uyuşmazlığın yalnızca kalan 1.400.000 TL üzerinden değerlendirilmesi de her zaman doğru olmayabilir; kesintinin hukuka uygunluğu ayrıca tartışılabilir.
Depozito Ödendiği Nasıl İspatlanır?
Banka havalesi veya EFT kaydı önemli delillerden biridir.
Özellikle ödeme açıklamasında:
“depozito”,
“teminat bedeli”,
“sözleşme teminatı”,
“güvence bedeli”
gibi açıklamaların bulunması ödemenin niteliğinin belirlenmesinde yararlı olabilir.
Ancak banka kaydı tek başına her zaman ödemenin hukuki niteliğini kesin biçimde ortaya koymaz. Sözleşme ve taraflar arasındaki yazışmalarla birlikte değerlendirme yapılmalıdır.
Havale Açıklamasında Hiçbir Şey Yazmıyorsa Ne Olur?
Açıklamasız banka transferleri uygulamada ciddi ispat uyuşmazlıklarına neden olmaktadır.
Parayı gönderen taraf bunun depozito olduğunu ileri sürerken karşı taraf borç ödemesi, avans veya başka bir ödeme olduğunu savunabilir.
Bu durumda ticari sözleşme, e-postalar, faturalar, hesap kayıtları, ticari defterler ve diğer hukuka uygun deliller önem kazanır.
Depozito Elden Ödenmişse Geri Alınabilir mi?
Elden ödeme yapılmış olması tek başına alacağın bulunmadığı anlamına gelmez; ancak ispat sorunu çok daha ciddi hâle gelebilir.
Makbuz, teslim belgesi, sözleşmedeki ödeme kaydı, ticari defterler ve diğer deliller değerlendirilmelidir.
Özellikle yüksek miktarlı ticari ödemelerde belgesiz nakit ödeme ciddi ispat riski yaratır.
WhatsApp Yazışmaları Depozito Davasında Delil Olabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş yazışmalar somut olayın özelliklerine göre delil olarak değerlendirilebilir.
Örneğin karşı taraf:
“Depozitonuzu ay sonunda iade edeceğiz.”
şeklinde mesaj göndermiş olabilir.
Bu tür bir yazışma alacağın varlığı ve karşı tarafın kabulü bakımından önemli olabilir.
Ancak ekran görüntüsünün hangi kişiye ait olduğu, yazışmanın bütünlüğü ve içeriği gerektiğinde ayrıca değerlendirilmelidir.
E-Posta Yazışmaları Kullanılabilir mi?
Evet, ticari uyuşmazlıklarda e-posta yazışmaları son derece önemli olabilir.
Özellikle sözleşmenin sona ermesinden sonra gönderilen:
“Teminat bedeliniz 15 gün içerisinde hesabınıza aktarılacaktır.”
şeklindeki bir e-posta uyuşmazlığın değerlendirilmesinde güçlü bir veri oluşturabilir.
Ticari Defterler Delil Olabilir mi?
Tacirler arasındaki uyuşmazlıklarda usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerin delil niteliği HMK hükümleri çerçevesinde önem taşıyabilir.
Örneğin depozito karşı tarafın muhasebe kayıtlarında “alınan depozito” veya benzeri bir hesapta gösterilmişse bu kayıt uyuşmazlığın çözümünde önemli olabilir.
Ancak ticari defterlerin delil niteliği bakımından kanuni koşullar ayrıca değerlendirilmelidir.
Fatura Kesilmiş Olması Depozitonun Niteliğini Değiştirir mi?
Fatura düzenlenmiş olması tek başına ödemenin gerçek hukuki niteliğini kesin olarak belirlemez.
Sözleşme, ödeme, muhasebe kayıtları ve tarafların gerçek ilişkisi birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle “depozito” adı altında alınan bedelin gerçekte mal veya hizmet bedelinin bir kısmı olup olmadığı araştırılabilir.
Depozito Alacağına Faiz İstenebilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet.
Ancak faizin başlangıç tarihi bakımından alacağın ne zaman muaccel olduğu ve borçlunun ne zaman temerrüde düştüğü önemlidir.
Sözleşmede açık bir iade tarihi varsa değerlendirme buna göre yapılabilir. Açık tarih yoksa ihtar ve temerrüt hükümleri önem kazanabilir.
Noterden İhtarname Göndermek Gerekir mi?
Her uyuşmazlıkta noter ihtarnamesi dava açmanın zorunlu şartı değildir.
Ancak sözleşmede özel bildirim hükümleri bulunabilir veya temerrüt açısından ihtar önem taşıyabilir.
İhtarname ayrıca alacaklının depozitoyu açıkça talep ettiğini ve karşı tarafın buna rağmen ödeme yapmadığını belgelendirebilir.
Sözleşmedeki Bildirim Şartlarına Uyulmalı mı?
Evet, özellikle tacirler arasındaki sözleşmelerde bildirim maddeleri dikkatle incelenmelidir.
Sözleşmede belirli fesih veya bildirim prosedürleri kararlaştırılmış olabilir.
Ayrıca tacirler arasındaki bazı ihbar ve ihtarlar bakımından Türk Ticaret Kanunu’ndaki şekil düzenlemeleri dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle sıradan bir e-posta gönderip işlemin tamamlandığını düşünmek bazı dosyalarda riskli olabilir.
Döviz Olarak Verilen Depozito Nasıl Talep Edilir?
Depozito dolar veya euro gibi yabancı para üzerinden verilmiş olabilir.
Bu durumda sözleşmedeki ödeme ve iade hükümleri, borcun niteliği ve Türk Borçlar Kanunu’nun yabancı para borçlarına ilişkin hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle yüksek kur değişimlerinin yaşandığı uzun süreli ticari sözleşmelerde talebin hangi para birimi üzerinden ileri sürüleceği ekonomik açıdan önemli sonuç doğurabilir.
Depozito Başka Bir Şirket Tarafından Ödendiyse Davayı Kim Açar?
Sözleşmenin tarafı ile ödemeyi yapan kişinin farklı olması durumunda aktif dava ehliyeti ve alacağın kime ait olduğu dikkatle incelenmelidir.
Örneğin sözleşmeyi A şirketi imzalamış ancak depozitoyu aynı grup içindeki B şirketi göndermiş olabilir.
Bu durumda paranın B şirketi adına mı, A şirketinin borcu için mi gönderildiği ve iade alacağının kime ait olduğu belgeler üzerinden belirlenmelidir.
Sözleşme Geçersiz Çıkarsa Depozito Geri İstenebilir mi?
Sözleşmenin geçersizliği hâlinde tarafların birbirlerine yaptıkları kazandırmaların iadesi gündeme gelebilir.
Bu durumda uyuşmazlık yalnızca sözleşmeye dayalı alacak hükümleriyle değil, koşulları oluşmuşsa sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde de değerlendirilebilir.
Sebepsiz Zenginleşme Davası Açılabilir mi?
Somut olayda paranın karşı tarafta kalmasını sağlayan geçerli hukuki sebep bulunmuyorsa sebepsiz zenginleşme hükümleri gündeme gelebilir.
Ancak geçerli ve uygulanabilir bir sözleşme mevcutken doğrudan sebepsiz zenginleşmeye dayanmak her zaman doğru değildir.
Öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin niteliği belirlenmelidir.
Depozito Alacağı İçin Hangi Mahkeme Görevlidir?
Görevli mahkeme uyuşmazlığın hukuki niteliğine ve tarafların sıfatlarına göre belirlenir.
Uyuşmazlık Türk Ticaret Kanunu anlamında ticari dava niteliğindeyse Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olabilir.
Ancak yalnızca taraflardan birinin şirket olması, her uyuşmazlığın otomatik olarak ticari dava olduğu anlamına gelmez.
Sözleşmenin ve uyuşmazlığın niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?
Yetkili mahkeme belirlenirken HMK’nın genel ve özel yetki kuralları ile varsa geçerli yetki sözleşmesi dikkate alınır.
Sözleşmenin ifa yeri de bazı uyuşmazlıklarda önem taşıyabilir.
Bu nedenle sözleşmede:
“Bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda … mahkemeleri yetkilidir.”
şeklinde bir hüküm bulunuyorsa bunun geçerliliği de incelenmelidir.
Sözleşmede Tahkim Şartı Varsa Mahkemede Dava Açılabilir mi?
Geçerli bir tahkim anlaşması veya tahkim şartı varsa uyuşmazlığın devlet mahkemesi yerine tahkim yoluyla çözülmesi gerekebilir.
Özellikle yüksek bedelli uluslararası ticari sözleşmelerde tahkim hükümlerine sık rastlanmaktadır.
Bu nedenle dava açmadan önce sözleşmenin uyuşmazlık çözüm maddesi mutlaka kontrol edilmelidir.
Depozito İade Davasında Zamanaşımı Var mı?
Evet. Alacağın hukuki niteliğine göre zamanaşımı hükümleri uygulanır.
Her depozito uyuşmazlığında tek bir özel zamanaşımı süresi bulunduğunu söylemek doğru değildir.
Sözleşmenin türü, alacağın niteliği ve muacceliyet tarihi belirlenerek uygulanacak süre tespit edilmelidir.
Bu nedenle uzun süredir iade edilmeyen ticari depozitolarda zamanaşımı ayrıca kontrol edilmelidir.
Depozito İade Edilmezse Ceza Davası Açılır mı?
Depozitonun sözleşmeye aykırı biçimde iade edilmemesi kural olarak tek başına ceza hukuku uyuşmazlığı oluşturmaz.
Taraflar arasındaki gerçek bir sözleşmesel uyuşmazlığın bulunması hâlinde alacağın ödenmemesi doğrudan dolandırıcılık olarak nitelendirilmemelidir.
Ancak paranın en başından itibaren hileli davranışlarla alınması gibi bağımsız suç unsurlarının bulunduğu iddia ediliyorsa ceza hukuku değerlendirmesi ayrıca yapılabilir.
Ticari alacak uyuşmazlığını yalnızca tahsilat amacıyla ceza soruşturmasına dönüştürmek doğru değildir.
Depozito İade Davasında En Önemli Deliller Nelerdir?
Dava hazırlığında tek bir belgeye odaklanmak yerine uyuşmazlığın bütünü ortaya konulmalıdır.
Öncelikle taraflar arasındaki ticari sözleşme incelenmeli, ardından depozitonun ödendiğini gösteren banka kayıtları, sözleşmenin sona ermesine ilişkin bildirimler, e-posta ve mesaj yazışmaları, varsa karşı tarafın iade taahhütleri, ticari defter kayıtları ve depozitodan kesinti yapılmışsa bu kesintinin dayanakları değerlendirilmelidir.
Böylece yalnızca ödemenin yapıldığı değil, iade borcunun doğduğu ve muaccel hâle geldiği de ortaya konulabilir.
Ticari Sözleşmede Depozito İade Edilmezse İlk Olarak Ne Yapılmalı?
İlk olarak sözleşmenin depozito, teminat, fesih ve iade hükümleri birlikte incelenmelidir. Daha sonra ödemenin yapıldığına ilişkin belgeler ile sözleşmenin hangi nedenle sona erdiği belirlenmeli, karşı tarafın depozitoyu elinde tutmak için ileri sürdüğü gerekçe değerlendirilmelidir.
Alacak muaccel olmuşsa ihtar gerekip gerekmediği, ticari dava şartı arabuluculuğa başvurulup başvurulmayacağı ve doğrudan dava yerine icra takibinin daha uygun olup olmadığı belirlenmelidir.
Özellikle yüksek tutarlı ticari depozitolarda dava açmadan önce bu incelemenin yapılması gereksiz usul ve süre kayıplarını önleyebilir.
Ticari Sözleşmede Depozito İade Edilmezse Hangi Dava Açılır?
Ticari sözleşmede iade edilmesi gereken depozito karşı tarafça ödenmiyorsa çoğu uyuşmazlıkta depozito bedelinin tahsiline yönelik alacak davası gündeme gelir. Daha önce ilamsız icra takibi yapılmış ve borçlu itiraz etmişse şartları doğrultusunda itirazın iptali davası değerlendirilebilir.
Sözleşmenin geçersizliği veya paranın karşı tarafta kalmasını sağlayan hukuki sebebin ortadan kalkması gibi durumlarda sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanması da gündeme gelebilir.
Ancak dava türü belirlenmeden önce “depozito” olarak adlandırılan ödemenin gerçekten teminat mı, avans mı, bağlanma parası mı, cayma parası mı veya başka nitelikte bir ödeme mi olduğu belirlenmelidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, ticari depozito uyuşmazlıklarında yalnızca banka dekontuna bakılmasının yeterli olmadığını; sözleşmenin depozito ve fesih hükümleri, ödemenin amacı, iade şartları, karşı tarafın mahsup iddiaları, taraflar arasındaki yazışmalar ve alacağın muacceliyet tarihinin birlikte incelenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Ticari Depozito ve Teminat Alacağı Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde şirketler arasında distribütörlük, bayilik, tedarik, hizmet, franchise ve diğer ticari sözleşmeler nedeniyle yüksek tutarlı depozito ve teminat uyuşmazlıkları ortaya çıkabilmektedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, ticari sözleşmelerden kaynaklanan depozito ve teminat bedellerinin tahsili, zorunlu arabuluculuk, alacak davası, icra takibi, itirazın iptali, sözleşmenin feshi, cezai şart ve tazminat uyuşmazlıklarında profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Ticari sözleşmedeki depozito iade edilmezse dava açılabilir mi?
Evet. İade koşulları gerçekleştiği hâlde ödeme yapılmıyorsa somut olayın niteliğine göre alacak davası açılması veya icra takibi yapılması gündeme gelebilir.
2. Depozito için doğrudan Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açabilir miyim?
Uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşıması gerekir. Ayrıca para alacağına ilişkin ticari davalarda dava şartı arabuluculuk bulunup bulunmadığı önceden kontrol edilmelidir.
3. Depozito için icra takibi yapılabilir mi?
Şartları varsa evet. Borçlunun takibe itiraz etmesi hâlinde itirazın iptali veya somut olaya uygun diğer hukuki yollar değerlendirilebilir.
4. Sözleşmede “depozito iade edilmez” yazıyorsa yine dava açılabilir mi?
Bu hükmün geçerliliği ve somut olaya uygulanabilirliği ayrıca değerlendirilmelidir. Tek başına bu ifade her uyuşmazlığı otomatik olarak çözmez.
5. Depozitodan zarar gerekçesiyle kesinti yapılabilir mi?
Karşı tarafın gerçekten bir alacağı veya zararı varsa ve hukuki koşulları bulunuyorsa mahsup veya takas gündeme gelebilir. Soyut zarar iddiası tek başına yeterli değildir.
6. Banka dekontu depozito ödendiğini kanıtlar mı?
Önemli bir delildir. Ancak ödemenin hukuki niteliği sözleşme, dekont açıklaması ve taraflar arasındaki diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
7. WhatsApp mesajında “depozitoyu iade edeceğim” denilmişse kullanılabilir mi?
Hukuka uygun elde edilmiş ve aidiyeti belirlenebilen yazışmalar somut olayın özelliklerine göre delil olarak değerlendirilebilir.
8. Depozito için faiz talep edilebilir mi?
Koşulları oluşmuşsa evet. Faizin başlangıcı bakımından muacceliyet, temerrüt, sözleşme hükümleri ve tarafların tacir olup olmadığı önemlidir.
9. Depozito iade edilmediğinde savcılığa şikâyet edilebilir mi?
Sırf sözleşmesel borcun ödenmemesi tek başına dolandırıcılık anlamına gelmez. Bağımsız suç unsurları bulunuyorsa ceza hukuku ayrıca değerlendirilebilir.
10. Depozito iade davasında en önemli belge nedir?
Tek bir belge yoktur. Sözleşme, banka ödeme kayıtları, fesih veya sona erme belgeleri, yazışmalar, iade taahhütleri ve varsa kesinti gerekçeleri birlikte değerlendirilmelidir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, ticari sözleşmelerden kaynaklanan depozito, teminat ve diğer para alacaklarının tahsiline ilişkin uyuşmazlıklarda profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle yüksek tutarlı ticari depozito ve teminatların iadesi, alacak davası, icra takibi, itirazın iptali, ticari arabuluculuk, sözleşmenin feshi, mahsup ve takas iddiaları ile faiz taleplerine ilişkin süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




